Aynı arabadasın veya
surat yapan bir tanıdığını görüyorsun. Ona, kaza yapacaksın demek düşmanlık
değil, dostluktur.
Sevip saydığın ve de
desteklediğin kişi iyi yönetemez hale gelmiş ise; ona yanlış yapıyorsun.
Gittiğin yol, yol değildir, çıkmaz sokaktır. Böyle gidersen duvara
toslayacaksın demek, düşmanlık değil, dostluktur.
Dostun nicedir dün
dündür, bugün de bugün söylemini düstur edinmiş, dün savunduğunu bugün nakzeder
duruma gelmiş, durmadan U dönüşü yapar hale gelmişse, bunu görmezden gelmek,
dostluk değildir. Dosta düşmanlıktır. Bu durumda ona bu gittiğin yol yanlıştır
demek dostluktur. Çünkü dost yüze söyler.
İyi günde dostun
yanında yer alıp kötü günde dostunun elini tutmayan dost değildir. Bu kişiden
ancak iyi gün dostu olur.
Dostun sürekli
yanlış yaptığı halde ona sesini çıkarmamak, yanlış yapıyorsun diyememek, üstüne
üstlük o dostu desteklemeye devam etmek ve alkışlamak dosta yapılan en büyük
kötülüktür. Çünkü her halükarda alkışlanan, hata ve yanlışlarını göremez.
Gerçek dost, dostunu yanlışlarından vazgeçirmeye çalışandır.
Dostun kendini,
yaptıklarını ve yapacaklarını anlatacağı yerde devamlı bir başkasını kötülüyor
ve ağzını bozuyorsa, o kişiye boş ver başkasını, sen kendini anlat. Zira sen
doğru yolda isen bir başkasının kötülüğü sana zarar vermek demek, düşmanlık
değil, dostluktur.
Dostunun çelişkisini
görmek, bunu ona söylemek, düşmanlık değil, dostluktur.
Dostunun uyarı ve
ikazlarına kızıp köpürmek, onu düşman bellemek ham insanların işidir. Aksine,
haklısın demek pişmiş insanın hasletidir.
İnsan sarrafı olan,
kendisine güvenen ve gittiği yolun doğru olduğuna inanan, kendisini kayıtsız
şartsız destekleyenleri yanından uzaklaştırır. Çünkü onlardan dost olmaz.
Yanlışlara imza
atan, yanlış kişilerle yol yürüyen, beraber çıktıkları yolda yol arkadaşını
değiştiren kişilerden dost olmaz. Bu tipler dediğim dedikçidir. İstişareye açık
değildirler. Güç zehirlenmesi yaşıyorlar. Kendilerini mükemmel gördükleri için
en ufak bir eleştiriye gelmezler. Çareyi seni düşman bellemede ve yanından
uzaklaştırmada bulurlar. Etrafındaki kalabalıklardan gerçekleri göremezler.
Sahte sevgi ve saygı ile yetinirler.
Yaptığı iyiliği başa
kakmak dostluk değildir.
Geçmişte birlikte çalıştığı insanlar yanından uzaklaştıktan sonra onlar şöyleydi, onlar böyleydi diyerek onların aleyhinde konuşmak dostluk değildir. Gerçek dost öküz öldükten sonra da karşısına rakip çıksa da geçmiş hukuk adına dostluğu halel getirmeyendir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder