15 Ekim 2026 Perşembe

Nereden Buldun Denmeli

Para her şey değil desek de bu hayat parasız olmaz. Ölümlü dünya geldik gidiyoruz. Mal, mülk neye yarar desek de mal ve mülk biriktirmeye devam ediyoruz. 

Şu bir gerçek ki bu hayatın sosyal adalet dengesi yok. Çünkü herkes mal, mülk biriktiremiyor. Kimi kıt kanaat geçinirken kimi de servetine servet, malına mal katarak yoluna devam ediyor. 

Kiminin zenginliği aileden gelirken kimininki hem aileden hem de sonradan kimininki de sadece sonradan.

Kimsenin zenginliğinde değiliz elbet. Çalışıp çabalamıştır, kafasını kullanmıştır, paraya para dememiştir. 

Fakat bazılarının kısa zamanda çok para, mal ve mülk edinmesi ister istemez dikkat çekiyor. Çünkü yaptığı iş ve kazancı üç aşağı beş yukarı belli. Yalnız öyle kimseler var ki hayatı boyunca çalışıp kazandığına hiç dokunmasa biriktiremeyeceği bir servete ulaşıyor. 

Bu şekil servet edinenlere servetin kaynağı nereden diye sorulması lazım. Her ne kadar bazı takipler olsa da pek hesap sorulmadığı için fırsatını bulan yükünü tutuyor. Yükünü tutan da gemisini kurtaran kaptan oluyor. 

İşin garibi bu şekil servet edinenlerin sayısı son yıllarda her geçen gün artmakta. 

Bildiğim kadarıyla Zekeriya Temizel’in Maliye Bakanı olduğu 1998 yılında 4369 Sayılı Kanunla “Nereden buldun” yasası çıkarılmış. Uygulaması ötelenen bu kanun, yoğun itirazlar ve uygulama zorluğu gerekçe gösterilerek 2003 yılında kaldırılmıştır. 

Bir şey uygulanmak istenirse mutlaka yolu bulunur. Bunun için irade gerekir. Uygulamak istenmezse gerekçe de bulunur. 

Son yıllarda helal haram demeden bol keseden para kazananların sayısındaki artış, nereden buldun denmediği ve hesap sorulmadığı için olsa gerek. 

Para kazanmak ve servetini katlamak için her yolu mubah görenlere nereden buldun denmeli. Böyle bir kanun çıkarılmalı. Makul izah getiremeyenin mal varlığı mahkeme kararıyla hazineye gelir olarak aktarılmalı. 

Burada, her beş yılda memurlar ve kamu adına iş yapanlar mal bildiriminde bulunur. Orada malı nasıl edindiğinin izahı var denebilir. Mal bildirimi kişinin beyanına göre doldurduğu bir evraktır. Bu evrak kapalı zarf içinde teslim edilir. Anormal bir durum olmadığı müddetçe açılmaz.

Bir diğer husus, bazıları dijital ortamda mal varlığını açıklıyor. Açıklanan mal varlığının pek izahı mümkün değil. Bunlara da nereden buldun denmiyor. En azından bir önceki mal bildirimi ile karşılaştırıp aradaki uçuruma dikkat çekilebilir, nereden, nasıl edindin denebilir. 

Mesela belediye başkanlığına adaylığını koyan eski bir belediye başkanının üzerine kayıtlı gayrimenkul sayısı herkesin dikkatini çekti. Taşınmazların hepsi de “babadan intikal” görünüyor. İşin garibi baba da çok zengin biri değil. Bir işçi imiş zamanında. 

Bir diğeri, tüyo aldığı fona yüklü miktar para yatırıyor. Kamuoyu, “Bu kişi bu kadar parayı nereden buldu, nasıl elde etti” diye sorarken etkili ve yetkili makamlar manipülasyon sonucu elde edilen paranın peşinde. Halbuki ilk iş bu kadar parayı nereden buldun denmeliydi. Çünkü bir insan, karı-koca tüm aile, devletin en üstünde görev yapsa, vekillik yapsa ve bakan olsa tüm kazancını kâr, faiz getiren yerlerde değerlendirse 163 milyon biriktiremez. 

Bir diğer husus, “çantacı” adı verilen kişiler. Bu da halk arasında konuşuluyor. Buradaki çantacı, çanta diken ve çanta satan değil. “Siyasi kulislerde ve arkada dönen güç ilişkilerinde, aracılık yapan, evrak veya belirli işleri taşıyan/çözen kişiler için mecazi olarak tercih edilen bir terimdir”. Siyasetçilerin bazısının bu şekilde çalıştığı kamuoyunda yazılıp çiziliyor. Kısaca böyle siyasilerin üzerinde bir şey yok. Her şey çantacının üzerinden yürüyor. 

Bir diğer husus, fon vurgunundan ya da başka yollarla bu ülkede kazanılan paraların yurtdışına çıkarıldığı. Bu da konuşuluyor. Bu kadar yekûn bir para dışarıya nasıl çıkarılır? Belli bir miktarın üzerinde gönderilen para için bu ülkede takip ve denetim yok mu? Bu kadar para nakit gitse de bankalar aracılığıyla aktarılsa da garip. Bu durumu da çok anlamış değilim. Bildiğim kadarıyla gurbetçiler Türkiye’ye para göndereceği zaman gönderebilecekleri meblağ bellidir. Şimdi bu giden paraları getirmek için uğraşacağız. Umarım atı alan Üsküdar’ı geçmez. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder