8 Ekim 2026 Perşembe

Burçlar ve Ben

Burçlarla pek değil, hiç aram yok. Ne ilgi duydum ne de inandım. Burçlarla ilgili yazıp çizilenlere de kulak asmadım.

İlgi ve merak da olmayınca burcumun ne olduğunu dahi bilmiyordum. Hangi burçtan olduğumu sanırım 2012 yılında 49 yaşındayken öğrendim. Şöyle ki:

Okuldan çarşıya doğru arabayla gidiyorum. Çarşıya gidecek öğretmenleri de arabaya almıştım. Sağ kapı içeriden açılmıyordu. Bu şekil epey bir bindim. Araba bilgim de burçlardan farklı değil bu arada. 

Arka sağdan bir öğretmen yolda inmek istedi. İyi de kapıyı ona kim açacak? Yol kenarında duran birinin yanında durdum. Camı indirip kardeş şu kapıyı açar mısın demiştim. O da açıvermişti. Öğretmen indikten sonra içeride kalanlar burcumu sordular. Bilmiyorum dedim. Doğum tarihin ne zaman dediler. Söyleyince, "Hocam, siz ikizler burcundansınız. Zekanızdan belli. İkizler burcundan olanlar çok zeki olur" demişlerdi. Ben de ben öyle şeylere inanmam demiştim. 

Güya, kapıyı açacak birini ve yöntemi bulmamdan dolayı çok zeki olduğumu söylediler. Ne işe yarar bilmem ama gururlanmadım değil. Keşke arka sağ kapının çocuk kilidinden dolayı açılmadığını, hoca hanım, oradaki çocuk kilidini açıver deseydim daha iyi olurdu. Görünen o ki çocuk kilidi bilgim de burçlardan ibaretti.

Daha sen çocuk kilidinden haberin yok. Ayrıca birkaç kişinin zekisin demesiyle insan zeki olmaz dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız. Zaten öyle bir iddiam yok. Yalnız bana zekisin diyen sadece bu birkaç kişiden ibaret değil. 1993 yılında ara ara satranç oynadığım, her defasında yendiğim okul müdürüm de çok zekisin demişti. İnsan sarrafı mı yoksa öylesine mi söylemişti bilmem.

Nereden farkına varmış müdürün derseniz, şöyle efendim. 1993 yılında bir ramazan akşamı bir öğretmenin evinde misafirlikteyiz. Oturduğumuz oda biraz serindi. Öğretmen asker öğretmen olduğu için tüm eşyasını getirmemiş. Odanın birinde soba olmalı. Bizim oturduğumuz odada ise soba yoktu. Soğuk biraz kırılsın diye piknik tüpünü getirdi. Yakmak istedi. Fakat çakmak yanmadı. Birkaç defa denedi yine olmadı. Başka çakmak almaya giderken çakmağı eline alıp tüpün havasını açıp çakmağı çaktım. Çakmak yine yanmadı ama kıvılcımıyla tüpü yaktım. Bunu gören müdürüm, "Bak ya hiç aklımıza gelmedi. Nasıl yaktı Ramazan Hocam. Allah Allah! Bu, bir zeka işi. Şimdi anlaşıldı satrancı niye iyi oynadığın" diyerek kıvılcımla tüp yakma eylemimi zekama bağlamıştı. Bu bir zeka işi olmasa da müdürün böyle iltifatı hoşuma gitmişti.

Bana bu iki anekdotu hatırlatan ise sosyal medyada kısa videoları gezinirken önüme düşen burç videosu. Ne diyecek diye izleyince, arka arkaya burç videoları gelmeye başladı. Size burçların özelliklerinden bahseden bu videolara bir göz atacağım. Artık ne derece bilimsel, aslı var veya yok bilmem.

Burçlara da diğer yazımda yer vereyim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder