6 Eylül 2026 Pazar

Sonuca Bakıyoruz

Berhan Şimşek'in beraber yaşadığı arkadaşına dair şiddet görüntüleri aynı anda sosyal medya, sanal alem, ulusal kanallar ve yazılı basında yer aldı.

Önüme düşünce izledim hem de birkaç kere. 

Şiddet gören kadını da Enver Aysever'in Youtube kanalında gördüm. Başından geçenleri anlatıyordu.

Şiddet görüntüleri ortaya çıkar çıkmaz Sayın Şimşek CHP MYK üyeliğinden ve Genel Başkan yardımcılığından istifa etti.

Bu şiddet vakası, zannedersem, Nisan 2026'da mahkemelik olmuş. Sayın Şimşek 2 ay uzaklaştırma almış, ardından 2 ay daha uzaklaştırma verilmiş.

Kısaca şiddet uyguladığından dolayı Sayın Şimşek mahkeme tarafından toplamda 4 ay uzaklaştırma ile cezalandırılmış.

Berhan Şimşek'in beraber yaşadığı kız arkadaşına uyguladığı şiddet görüntüleri ayan beyan ortada. Bu şiddet durumunun savunulacak bir tarafı yok. Bu şiddetin üzerinde durmaya da gerek yok. Çünkü Şimşek yanlış yapmıştır.

Üzerinde duracağım yönler başka. Anladığım kadarıyla bu şiddet videosu eski. Video görüntülerinin sıcağı sıcağına değil de aradan epey zaman geçtikten sonra servis edilmesi düşündürücü. Anlaşılan o ki mahkemeye müracaat ve alınan iki uzaklaştırma yeterli görülmemiş olmalı ki Sayın Şimşek'i cümle aleme duyuralım, rezil rüsva olsun, aktif siyasi hayatı da bitsin istenmiş. 

Bir diğer husus kamuoyunda sonuç tartışılıyor. Hatice'ye değil, neticeye bakalım dendiği gibi. Elbette bir şeyin sonucuna bakılır. Sonuçta bir şiddet görüntüsü var. Şiddet uygulayan ise suçludur. Buna eyvallah. Yalnız sonuca giden yollara da bakmak lazım. Değilse şiddet bu toplumda dün vardı, bugün de var, yarın da olacaktır. 

Servis edilmiş kısa videoya bakıldığı zaman ikili, aralarında ne konuşuyor, anlaşılmıyor. Kadın Şimşek'e doğru bir şey fırlatıyor. Şimşek kalkıp ayağındaki terlikle kız arkadaşının kaval kemiğine vuruyor. Kadın acıyla kıvranırken bir refleksle masadan bir şey almaya çalışıyor. Belki de masadaki neyse alıp Şimşek'e vuracak. Sonrasında Şimşek ve arkadaşı göğüs göğse mücadele ediyor. Eline fırsat geçse ya da gücü yetse kadın da Şimşek'e şiddet uygulayacak. Boğuşmadaki görüntüyü ben böyle okuyorum.

Bu şiddet videosunda Şimşek masum değil, kadın da masum değil. Hatta şiddetin fitilini kadın başlatıyor. Sonrası malum. Öyle görünüyor ki kadının attığı kap Şimşek'in kanını beynine sıçratıyor. Şiddete giden yol da burası. Adeta kadın şiddeti çağırıyor. Kadın atsa bile Şimşek yine de vurmamalıydı. Şimşek'in uyguladığı bu şiddetle yargılarken kadının tahrik unsuru da göz önünde bulundurulmalı. Çünkü şiddete giden yolun başlangıcı ve tetikleyicisi kadındır. 

Kim, kime uyguluyorsa uygulasın, şiddetin savunulacak bir tarafı olamaz. Yalnız sonucu tartışalım, konuşalım, şiddet uygulayanı yargılayalım. Fakat şiddete giden yolu da göz ardı etmeyelim. 

Nazarımda Şimşek ne kadar suçlu ise kadın da bir o kadar suçludur. Bu hakkı teslim edelim. Değilse sonuca bakarak kadının mağdur olduğunu söylerken vurun abalıya diyerek erkekleri yerin dibine geçirmeyelim. Şimşek cezasını çeksin, kadına da "Abla, sen de rahat dur, şiddete davetiye çağırma" denmeli.

Sadece bu şiddet olayını değil, tüm şiddet ve aile geçimsizliklerini tek taraflı ve sonuç odaklı değil, süreç odaklı ele almak gerekir. Çünkü bir yerde sorun varsa suç tek taraflı olmaz. Suç iki tarafta da olabilir. Sadece suçun oranları farklıdır. Kişileri yargılarken sadece sonucu değil, süreci tarafsız ve objektif bir şekilde değerlendirelim.

Gücü yetenin şiddet uyguladığı bir toplumdan şiddetsiz bir toplum oluruz dileklerimle. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder