Pazar günü KPSS sınavında görevliydim. Mesafe yakın yürüyerek gideyim dedim.
Evden çıkmadan önce ceplerimde ne varsa boşalttım. Evin anahtarını bile eve bıraktım. Yanıma sadece nüfuz cüzdanını ve görevli olduğuma dair bilgisayar çıktısını aldım. Bir de paketin içinde 5 adet sigara ve çakmağı aldım. Niyetim, sınav merkezine erken varırsam, göreve girmeden bir-ikisini içeceğim. Artan sigara ve çakmağı da uygun bir yer bulursam koyacağım. Bulamazsam, gözden çıkardım.
Tam evden çıkarken oğlan geldi eve. "Baba ben seni bırakayım" dedi. Tamam, aşağıda bekliyorum dedim. Oğlan ininceye kadar sabahın ilk zehrini içtim.
Okulun yanına oğlan bıraktı. Okulun önüne geldiğimde saatin kaç olduğunu öğrenmek istedim. Yanımda arabasını park eden birinin kapısını açarak saati sordum. Daha 15 dakikam varmış.
Okulun karşısındaki bir binanın kenarına geçip çömeldim. Sigaranın iki tanesini daha tüttürdüm. Kalan iki sigaranın ve çakmağın bir ehemmiyeti yok ama üç-dört saat içeride mahsur kaldıktan sonra çıkışta bir sigara iyi giderdi. Çömeldiğim ihata duvarına baktım. Duvarın üstüne demir konmuş. Demir tamamen sarmaşıkla kaplanmış. İmkan olup sarmaşıkların içine girsen kimse göremez. Dedim, iki sigarayı ve çakmağı koyacağım zula bir yer buldum. Sarmaşıkların arasına koyayım. Çıkışta sigara arayışına girmeyeyim. Sakladığım yerden alıp içeyim. Çünkü sarmaşıkların arasına sakladığım sigarayı hırsız gelse bulamaz. Çömeldiğim yerde iken sağ elimle hazinemi sarmaşıkların arasına koydum. Koyarken de yanımda, karşımda kimsecikler yok. Zira ins cin top oynuyor.
Bu arada böyle bir yol bulduğum için akıl ve zekama hayran kaldığımı, siz takdir etmeseniz de ben kendimi takdir ettim. Zeka böyle bir şey demek ki. İnsanın kendisini övmezse çatlar ölür dedikleri böyle bir şey olsa gerek.
Dört saatin ardından okuldan çıkınca gözümü sarmaşıklara diktim. Sağa sola bakmadan soluğu sarmaşıkların yanında aldım. Elimle koyduğum sigarayı alıp bir tanesini hemen orada, ikinciyi de eve varmadan yolda içeceğim hesabı yaptım.
Benim okuldan çıkmadan yaptığım hesap tutmadı. Çünkü elimde koyduğum iki adet sigara ve çakmağın yerinde yeller esiyordu. Şuraya, buraya koymuş olabilirim diye gözümün gördüğü sarmaşıkların arasına tek tek baktım. Yoktu. O anda yaşadığım haleti ruhuyeyi anlatamam. Üzüldüğümü ve tiryakinin sigarasızlık halini söylememe gerek yok.
Moral bozuluğuyla yola çıktım. Bir yerden sigara ve çakmak alayım dedim. Cepte ne para var ne de kredi kartı.
Sağa, sola baktım. Acaba sigara içen bir tanıdığa denk gelir miyim? Kimsecikler yoktu. Hızlanıp bir an evvel eve varayım da şu ihtiyacımı gidereyim dedim. Az ilerledikten sonra bir tanıdığa rastladım ama sigara içmeyen ve çakmak taşımayan biri. Ne diyeyim, kör talih.
Öğle vakti güneş tam tepede. Başta güneşten koruyacak şapka da yok. Çek çekebilirsen bu yolu.
Giderken, insanımız iki âdet sigaraya kadar düşmüş. Tiryakinin özene bezene sakladığı iki âdet sigara ve çakmağa kadar düşmüşse vay halimize. İki sigara ve bir çakmağı bu şekilde iç eden, eline fırsat geçerse daha büyüklerini çala, demek ki hırsızlık içimize işlemiş dedim.
Biliyorum, kızıyorsunuz, şu ele aldığın konuya bak, çok basit bir konu. İki sigaranın lafı mı olur, gel yanıma vereyim diyebilirsiniz. Evet, basit bir konu. Yalnız iki sigaraya düşen ve cebellezi yapan eline fırsat geçince neler yapmaz. Ne diyeyim, yazıklar olsun. Tiryakinin son sigarası alınmaz bile dememiş alan kimse. Elbette tüm toplum böyle değil. Toplumun genelini tenzih ederim. Bir de sizin gel de vereyim iki âdet sigara dediğinizi ne yapayım. Bana bir âdet lazımdı, o da o vakitti.
Bu psikoloji içerisinde yolu yarılamışken sabah beni bırakıp Karaman'a giden oğlan yanımda durdu. Babam ne ara gittin geldin dedim. Bizim oğlan beni bıraktıktan sonra Karaman'a gitti. Uğrayacağı yere uğradı. Ben sınavı bitirip evime varmadan geldi. Bu da sınav süresinin uzunluğuna, bir de sınavdan 1,5 saat öncesini ilave ettiğin zaman merkezi sınavlarda görev almanın akıl kârı olmadığına bir örnek. (Bu arada antrparantez, "Hani kendini akıllı ve zeki sanırdın" demenizin tam zamanı. "Üstelik sakladığın sigara da boşa gitmiş" deyin de moralimi iyice bozun).
Önce binmeyeyim, yürüyeyim, siz geçin dedim ama arabayla eve daha erken varıp şu kronik ihtiyacımı daha erken karşılarım deyip arabaya bindim. Varır varmaz da malum işi hallettim. Sağ olsun oğlan sabah ve öğle imdadıma Hızır gibi yetişti. Anlaşsak bu kadar dakiklik olmaz.
Not:Sarmaşıkların arasındaki sigarayı başkası nasıl bulmuş diye merak edebilirsiniz. Sizin gibi ben de merak edenlerdenim.
Benim hazine elden gittikten sonra şu kanaate sahip oldum. Bir, hırsıza kilit dayanmaz ise sarmaşıkların arasındaki hazine vız gelir. İkincisi, eliyle koymuş gibi benim sigarayı alan belki de çocuktur. Var gör bu bölgeyi bilen biri. Bu okulda merkezi sınav oldukça belki benim gibi birileri kimse görmez dşye bu sarmaşıkların arasına eşyasını, özellikle tiryakiler sigara ve çakmağını koyuyor. Onlar eşyamı iyi yere koydum diyerek sınava geçsinler. Sonrası hırsızların. Millet sınavda terlerken, onlar elleriyle koymuş gibi konan şeyleri topluyor. Herhalde böyle bir durum söz konusu. Çünkü bildiğin hırsızlar sarmaşıklara bakmaz bile. Başka da aklıma bir şey gelmiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder