12 Eylül 2026 Cumartesi

Güneş Motel Olayı

Güneş Motel Olayını eskiler bilir:

1977 seçimlerinden Ecevit 1.parti çıkar. Yalnız bu birincilik hükümeti kurmaya yetmez. Kurduğu azınlık hükümeti güvenoyu alamaz. Yerine, Süleyman Demirel başkanlığında AP-MSP ve MHP partileri bir araya gelerek II. Milliyetçi Cephe hükümeti kurulur. 

Seçimlerde I. parti çıkan Ecevit, hükümeti düşürüp yeni hükümet kurmak için İstanbul Florya'daki Güneş Motel'de 11 AP milletvekiliyle gizli bir görüşme yapar. Bu görüşme 11'ler olayı olarak da bilinir. Bu görüşmenin ardından 11 vekil istifa ederek CHP'ye katılır. II. MC hükümeti gensoruyla düşürülür. 

Ecevit tarafından kurulan 42. hükümette AP'den istifa edip CHP'ye katılan ve '11'ler olayı' olarak tarihe geçen 11 vekile hükümette bakanlık verilir. 

AP'den istifa edip CHP'ye geçen vekil isimleri ve aldıkları bakanlıklar:

Tuncay Mataracı: Gümrük ve Tekel Bakanı

Şerafettin Elçi: Bayındırlık Bakanı

Hilmi İşgüzar: Sosyal Güvenlik Bakanı

Mete Tan: Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı

Orhan Alp: Sanayi ve Teknoloji Bakanı

Ali Rıza Septioğlu: Devlet Bakanı

Enver Akova: Devlet Bakanı

Ahmet Karaaslan: İmar ve İskan Bakanı

Güneş Öngüt: Ulaştırma Bakanı

Hasan Korkut: Devlet Bakanı

Cemalettin İnkaya: Mahalli İdareler Bakanı

“Büyük umut ve pazarlıklar sonucu kurulan bu hükümet, toplumsal kutuplaşmanın, ekonomik darboğazın ve anarşinin önüne geçememiş”, 1979 yılında yapılan ara seçimlerde CHP'nin ağır bir yenilgi alması sonucunda Ecevit'in istifa etmesiyle son bulmuştur. 

Yapılan transferlerle kurulan bu hükümetin ömrü 1 yıl 10 ay 7 gün sürmüş. Transfer edilerek bakanlık verilenlerden üç tanesi Yüce Divan'da yargılanıp mahkum olmuş. Bunlardan Tuncay Mataracı, "rüşvet almak ve görevi kötüye kullanmaktan" 36 yıl, Hilmi İşgüzar, "kayırma, yolsuzluk ve nüfuz ticareti ile SSK/BAĞ-KUR'u zarara uğratmaktan 9 yıl 8 ay, Şerafettin Elçi ise" rüşvet almak ve görevi kötüye kullanmaktan" 2 yıl 4 ay mahkumiyet almıştır. 

Bakanlık garantisiyle partisinden istifa eden vekillere göz atıyorum. 2 yıldan daha az bir bakanlık için değer miydi diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Tuncay Mataracı, Şerafettin Elçi ve Alirıza Septioğlu dışında adı, sanı duyulan yok. Mataracı da öyle zannediyorum, bugüne kadar Yüce Divan'ın verdiği en büyük mahkumiyet almasından dolayı unutulmuyor olsa gerek. Mahkumiyet almasına rağmen Şerafettin ELÇİ isminin havalimanına verilmesi de manidar. 

İyi şeylerin dönmediği ve siyasi etiğin ayaklar altına alındığı Güneş Motel Olayının ardından neredeyse yarım asır geçti. Yani tarih olmuş. Yalnız bu transferler siyaset tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Bu konuyu ele alarak istedim ki geçmiş bu kara leke günümüze ışık tutsun ve bu yolun yolcularına ibret olsun. Fakat ibret alınmadığı görülüyor. Tarih tekerrürdür dedikleri bu olsa gerek. Keşke ibret alınsaydı da tarih tekerrür etmeseydi. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder