İnsanoğlunun bu dünyadaki sınavı bitmez. Herkesin sınavı birbirine benzese de içine girince herkesin sınavı farklı.
Kimi çocuğuyla kimi eşiyle kimi anne-babasıyla kimi fakirlik kimi zenginlik kimi şöhret vb. şeylerle imtihan oluyor.
Pazar günü oğlana kahvaltıya gitmiştim. Zaman zaman ekmeğini aldığım fırın da o taraftaydı. Ekmeğimi alıp arabanın yanına geldiğimde, elimdeki ekmek yükünü gören bir yaşlı amca yanıma yaklaşarak benimle konuşmaya başladı. Çarşıya gidecekmiş, otobüs bekliyormuş.
Oturduğum yeri sordu. Mahallemin adını duyunca amcamız dertliymiş. Duygulandı. Anlatmaya başladı. Amcanın derdi de oğlu idi.
"Sizin oturduğunuz mahallede mahalleyle aynı adı taşıyan falan kurs vardı. Çocuğu oraya verdim. Hafızlık yaparken kurs yıkılacağı için oğlum hafızlığına falan yerdeki kursta devam etti. Hafız oldu. Hafız olunca dünyalar benim oldu. Gel zaman git zaman bu çocuk 17 yaşından itibaren akranlarına uyarak bozuldu. Suça karıştı. Şimdi içeride. Konya dışında bir cezaevinde 6 aydır yatıyor. Gidip gelmek zor oluyor. Savcıya çıkıp durumumu anlattım. 81 yaşındayım. Aldığım maaş belli. Ha bu çocuğumu Konya'ya aktarsanız dedim. Savcı yardımcı oldu. Yol parasını karşılamak için 700 lira yatırdım. Konya'ya nakil oldu. Şimdi burada yatıyor" dedi.
Çocuğun şu anda 17 yaşında mı dedim. "Yok, 20 yaşında" dedi. Sakıncası yoksa ne suç işledi dedim. "Söylemeyeyim. İşledi bir şeyler" dedi. Ne kadar yatacak dedim. "6 ay yatıp çıkacaktı. Karşı taraf itiraz edince biraz daha yatacakmış. Yılbaşına çıkar diyor avukat" dedi. Geçmiş olsun amcam deyip vedalaştık.
Oğlan arabayı sürerken yol boyunca amcayı düşündüm. Bir ayağı toprağa girmiş, oğluyla uğraşıyor. Belli ki amcanın imtihanı da oğluyla. Suçunu söylemediğine ve karşı taraf itiraz ettiğine göre belli ki oğlu yüz kızartıcı bir suç işledi. Oğlunun işlediği bu suçtan dolayı utancından suçu söyleyemiyor.
Bu amca da nice insanımız gibi çocuğunu hafız yetiştirmek istedi. Oğlu hafız da olmuş. Gel gör ki oğlu istemediği şeylere imza atmış. Var gör amca, "Çocuğum bir hafız olursa hayırlı bir evlat olur, ardımdan Fatiha okur, hafızı kelam olarak herkes saygı duyar, ben de hafız babası olarak gurur duyarım. Öbür dünyada da '70 kişiye şefaatçi olacağına göre' bu şefaatten ben de faydalanırım" hayali kurmuştu. Öyle görünüyor ki amcanın hesabı tutmamış ve ağzının tadı kaçmış.
Çocuğu Allah kelamı Kur'an'ı hıfzetsin. Hafızasına nakşedilen bu Kur'an çocuğa hiç fayda etmediği gibi suça karışarak babanın ve ailenin yüzünü kara çıkartsın.
Gel de amcanın bu durumuna üzülme. Halbuki ne ummuştu ne buldu.
Amca geldi gidiyor ama oğlu hayatını karartmış. Çünkü hayatı boyunca işlediği suçun mahcubiyetini çekecek. Belki iş bulamayacak belki evlenemeyecek belki de yaptığı ile yüzleşmeyip suç makinesi olup çıkacak.
Allah kimseyi altından kalkamayacağı bir imtihana tabi tutmasın. Kimseyi evladıyla imtihan etmesin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder