19 Ağustos 2026 Çarşamba

İstasyon Kavşağı ve Yola Park

Konya Garın önünde yer alan İstasyon kavşağı hem yaya hem de araçlar yönünden yoğun bir kavşak.

Araç yönünden yoğun olmasına rağmen arka arkaya birikmiş araçlar yeşilin yanmasıyla birlikte harekete geçiyor. Yeşilin süresi baya uzun olduğu için kırmızı ışığa yakalanmış araçların hepsi geçiyor. 

Tapu Müdürlüğü tarafından gelen araçlara yanan yeşil ışıkla, tapu tarafına giden araçlara yanan yeşilin süresi uzun iken Anıt tarafından gelen araçlara yanan yeşilin süresi daha kısa. Ayarlamayı yapan araç yoğunluğunu dikkate almış ve isabetli bir süre ayarlamış. Çünkü Anıt tarafından gelen araçların sayısı daha az. 

Kırmızıda bekleyen araçlar kırmızı ışıkta fazla beklemediği gibi Tapu Müdürlüğüne kadar uzanan araçlar tek ışıkta geçebiliyor. Aynı şekilde Gazeteciler Cemiyetine kadar uzanan araçların boşalması da genelde tek ışıkla mümkün olabiliyor.

Gördüğüm kadarıyla güzergahı İstasyon kavşağı olan araçlar uzun kuyrukta beklemek suretiyle trafik çilesi çekmiyor. 

Araçlara kolaylaştırılan bu kavşak için aynı şeyi yayalar için söyleyemiyorum. Çünkü İstasyon tarafından çıkıp kavşağa gelenlerin ya da İstasyon tarafına geçmek isteyen yayaların karşıdan karşıya geçmesi pek mümkün değil. Çünkü önce tapu tarafından gelen ışıklara yeşil yanıyor. Burası biter bitmez Gazeteciler Cemiyeti tarafından gelen araçlara yeşil yanıyor. Son araçlar sarı yanıp kırmızıya döndükten sonra geçtiği için yayalar bölünmüş iki yolu bir defada geçemiyor. Birinden geçen mecburen orta dar refüjde beklemek zorunda kalıyor. Yaya yönünden de bu kavşak yoğun olduğu için orta refüjde bekleyen yayaların yığılması dikkatlerden kaçmıyor. Bölünmüş yolu bir defada geçen yaya sayısı çok az. Onlar da orta refüje geldikten sonra gelmekte olan araçlara yakalanmamak için koşmak zorunda. Yayaların bu mücadelesini anlatmak kafi gelmez, bunu ancak yaşayanlar bilir. Buradan gelip geçen yayaların yaşadığı bu durumu bu kavşağı planlayanların da yaya olarak yaşamasını isterim. Belki o zaman yayalara hak verir. 

Yayalar için Trafik ve Sinyalizasyon Müdürlüğü ne düşünür, nasıl bir kolaylık sağlar bilmem. Ama bu sorun bir şekil çözülmeli. Belki yayalara ayrılan yeşil süresi uzatılabilir ya da araçlar için bölünmüş karşılıklı yola peşi sıra geçiş hakkı verme yerine, tapu tarafından gelen araçlar yeşilde geçtikten sonra Anıt tarafından gelen araçlara yeşil yanabilir. Ne fark eder demeyin. Anıt tarafından gelen araçlar sola, sağa ve karşıya geçiş yaptığı için yayalar orta refüjde beklemeden karşıdan karşıya geçebilir. 

*

Konya Garın arkası Havzan Mahallesi. Mahalle ile İstasyon arasında bölünmemiş işlek bir cadde var. İstasyonun Mahalle tarafındaki otopark ücretli yapılınca bu dar ve işlek caddeye; sağlı, sollu araçlar park edilir oldu. Sağlı, sollu park etmiş araçlar yüzünden bu caddeden araçlar geçmekte zorlanıyor. Yolun bazı yerlerinde aracın biri durup diğerine yol vermek zorunda kalıyor.

Vatandaş yolun tek tarafına park yapsa bu sorun çözülür. İki araç karşılıklı yoluna rahatça devam eder. Ama bizim insanımız boş bulduğu yere aracını park etmede bir beis görmüyor. Çünkü onun için aracına park yeri bulması önemli. Araçların ne şekil gelip geçmesi onun sorunu değil. Bir de aracını İstasyona yakın park etmesi gerekiyor. Çünkü uzağa park edip yürümek onun işi değil. Öyle ya vatandaş bu dünyaya biraz yürümek için mi geldi? 

Bu yolun bir tarafına park yapılmaması lazım. Yolun bir tarafına, bu yola park etmek ve durmak yasak levhası konsa diyeceğim. Çare olmaz. Çünkü her yasak bizim insanımızı cezbeder. Nerede durmak ve park etmek yasak levhası varsa o yol park edilmiş araçlarla doldurulur. 

Bu işe kim bakar, belediye mi, trafik mi bilmiyorum. Ama bu sorunun çözülmesi gerekir. 

*

İstasyon ışıklarını bir yaya olarak güç bela geçip İstasyonun alt geçidinden Havzan tarafına geçiyorum. Sağlı, sollu park etmiş araba yığınlarının arasından geçiyorum. 

Mahalleme doğru giderken bazı evlerin önündeki yolda, boş plastik sebze kasaları, her birinin içine de bir âdet kilitli taş ya da büyük boya kovasının içerisine yine kilitli taş konmuş görürüm. Belli ki bazı insanımız evinin önüne araç konmasını istemiyor. Kendince bir çözüm bulup park yasağı koyuyor. Buraya ancak ben park ederim diyor. 

Hane sahibi buraya aracını park etmek için ya da aracını çektikten sonra başka araç park etmesin diye kasa ya da boya kovalarını hem koyacak hem de çekecek. Bu durum akşam sabah böyle olduğuna göre ev sahibi bu çileye değer, yeter ki başkasına ait bir araç evimin önünü işgal etmesin diye diyor. 

Yasal mı, değil mi bilmiyorum ama bu şekil park yasağı hem banal hem de hoş bir görüntü vermiyor. Yalnız görünen o ki bizim ev sahiplerimiz sadece evi satın almıyor, yola da sahipleniyor. Burası benim, burası bana ait diyor. 

Tamam, akşam sabah evinin önüne tanımadığı kişiler park yapmasın ama bu şekil park yasağı olmamalı. Belki yer bulamadığı için komşu da koyabilir, komşuya oturmaya gelen misafir de koyabilir. Kendimize Müslüman olmanın âlemi yok. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder