Sayın Melih Gökçek, Yeni Parti'ye 1,03 lira bağışta bulunmuş.
Niçin bu kadar gönderdiğini Sayın Gökçek, "Niyetinin 3 kuruşluk bir yardım olduğunu, bankanın 1 liranın altında yapılan EFT'yi kabul etmediği için 1,03 lira gönderdiğini" açıklamış.
Gökçek sadece bağışta bulunarak yetinir mi? Mutlaka mesajını da verir. Çünkü işi ve varlık bedeni bu. Şöyle demiş: "Benim yardımımı lütfen dikkatli kullan. Parayı çarçur etmeyin. Bir de paraya Veli Ağbaba’ya dokundurtmayın. Cebine atar diye korkuyorum”.
Yeni Parti yetkilileri de "Milletimizin helal bağışlarına haram karıştırmayız. Aynen iade ettik" açıklamasını yapmış.
Bu haberi gazetelerde okudum.
Görünen o ki hem yapılan bağışla hem de bağış sonrası yapılan açıklamalarla taraflar vermek istedikleri mesajı vermişler.
Niyetim siyaset yapmak değil. Varsın taraflar mesajını vermeye devam etsin. Ben bu bağış olayına değineceğim.
Sayın Gökçek'in yaptığı bağıştan kim ne mesajı çıkarır bilmem. Herkes farklı farklı çıkarımda bulunabilir. Sembolik bir bağış denebilir. "Bağışımı şuna dokundurmayın, çarçur etmeyin diyerek parti içindeki hırsızlara işaret etmiş olabilir. Neyi kastettiğini en iyi Sayın Gökçek bilir.
Niçin 1,03 kuruş gönderdiğine dair açıklamasına da inanmak zorundayız. Çünkü kişilerin beyanı esastır. Banka üç kuruşluk havaleyi kabul etmediği için 1,03 kuruş göndermek zorunda kalmış.
Sayın Gökçek'in niyetini sorgulama imkanımız yok. Yalnız, gazetelerde yazılıp çizilen gerekçe ve açıklamaları okumadan, 1,03 kuruşluk bağışı duyar duymaz benim aklıma başka bir şey geldi. Bunu kabul eder veya etmezsiniz. Belki de amma da kötü düşüncelisiniz diyebilirsiniz. Belki de Gökçek böyle bir şeyi kastetmedi. Benim ki sadece yorum ve anladığım.
Aklıma ne geldi? Geveleyip durma diyebilirsiniz. İnan eveleyip gevelememek mümkün değil. Argo kaçacak ama ifade etmek zorundayım. Şimdiden özür dilerim. Sayın Gökçek sanki bu bağış miktarıyla "üçün birini" alın demek istemiş.
Bu bağışı başka biri yapsa böyle bir şey hiç aklıma gelmez. Sembolik der, geçer gider, üzerine kalem de oynatmam. Söz konusu olan Sayın Gökçek ise nedense ilk aklıma bu geldi. İnşallah böyle bir kastı yoktur.
Sayın Gökçek 20-25 yıl Ankara'yı yönetse de yaşı 77 olsa da bana göre büyümemiş, ergen çocuklar gibi. Maalesef bendeki imajı böyle.
Ankara gibi büyükşehir ve başkenti yıllar yılı yöneten birini böyle bir imajla görmekten ziyade, kendisinden devlet adamı ciddiyeti görüntüsü beklerdim. Ama bildiğimiz Gökçek. Can çıkar, huy çıkmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder