Yıllardır şampiyon olamayan FB'de olağan ve olağanüstü seçimli genel kurul eksik olmaz. Her seçimde en az iki aday yarışır. Seçimi kazanan, başarılı olsa da olmasa da kolay kolay gitmek istemez.
FB'de 20 yıl başkanlık yapan Aziz Yıldırım ilk adaylığında Vefa Küçük ile yarışmış, rakibinden bir oy fazla alarak başkan seçilmişti.
Aziz Yıldırım, Ali Koç ile yarıştı. Ali Koç'a karşı kaybetti.
Ali Koç da 6 yıl başkanlık yaptıktan sonra Saadettin Saran'a başkanlığı kaptırdı.
Saadettin Saran fazla başkanlık yapmadan seçimli kongre kararı aldı. Kendisi yeniden aday olmayacak. Kongrede Aziz Yıldırım ile Hakan Safi başkanlık için yarışacak.
Sürekli kongre yaparak başkan seçen FB, şayet şampiyonluk gelmezse daha çok seçimli genel kurul yapar.
Malumunuz ne Aziz Yıldırım ne de Ali Koç FB başkanlığını isteyerek bıraktı. Aziz Yıldırım kaybettiği başkanlığı geri almak için yeniden aday.
Her ne kadar Ali Koç bu sefer aday değilse de tıpkı Aziz Yıldırım'da olduğu gibi Ali Koç da başkanlığa ve yenilgiye doymadı. Koç da bir zaman sonra tekrar FB'nin başına geçmek için kolları sıvarsa şaşırmam.
Şu var ki insanoğlu koltuğa bir oturmuş olsun. Bir daha kalkası gelmiyor. Bir getirisi ve şöhret olmalı ki insanımız rekabete giriyor. Halbuki seçim ve rekabet olmasa da koltuğa oturan ölünceye kadar o koltukta otursa ne güzel olur. İnsanımızın yenilme korkusu olmadığı gibi ülke de seçimle uğraşmaz.
Ne edersiniz ki demokrasinin en kötü yönü, belli süre koltukta oturduktan sonra tekrar sandık konması. İyi de seçim seçim, nereye kadar? Her seçimde adaylık, nereye kadar? Yenilgi yenilgi, nereye kadar? Tamam, yenilen pehlivan güreşe doymasa da tekrar tekrar yenilgi istese de bu seçimli kaybetmelere de bir çözüm bulmak gerek.
Yenilip güreşe doymayan bir pehlivan olmasam da az buçuk yenilenlerin psikolojisini bilirim. Bu yüzden Aziz Yıldırım ve Ali Koç'u çok iyi anlıyorum. İkisinin ve kaybeden nicelerinin yerinde olsam kaybettiğim seçime tekrar aday olmaktansa kaybettiğim seçim için mahkemeye müracaat ederek mutlak butlan isterim.
Hem Aziz Bey hem de Ali Bey mutlak butlan davası, centilmenliğe sığmaz diye düşünebilir. Böyle bir dava açmayı kendilerine yediremeyebilirler. Pekala FB üyelerinden biri böyle bir dava açabilir. Hiçbir FB kongre üyesi böyle bir davaya yanaşmaz denirse ben ne güne duruyorum. FB'li değilim ama onlar adına mutlak butlan için müracaat edebilirim. Hem de ayrı ayrı iki dava birden. Bir Ali Koç'a karşı kaybeden Aziz Yıldırım için bir de Saadettin Saran'a karşı kaybeden Ali Koç için mutlak butlan davası açabilirim.
Yeter ki he desinler. Onlar için taşın altına elimi koyarım. Bundan sonrasını mahkeme düşünsün, mevcut seçilen başkanlar düşünsün. Bu dediğimi yabana atmasın Aziz ve Ali Beyler. Unutmasınlar ki demokraside çare tükenmez. Hele mahkemeler varken çare hiç tükenmez. Çünkü mahkemeler haksızlığı gidermek ve sorunu çözmek için var. Ayrıca kaybedilen seçimin mahkeme kararıyla yok hükmünde olması ve mahkeme kararıyla yeniden koltuğa oturmanın havası bir başka olur. Çünkü kaybettim sandığını bir bakmışsın, kazanmışsın. İnanmazlarsa daha önce eşekten düşüp tekrar eşeğe binenlere bir sorsunlar ya da daha önce eşeğini kaybedip üzülen Nasrettin Hocaya, eşeği bulunduktan sonra yaşadığı sevinci bir sorsunlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder