Fî tarihinde bir kız çıkarma düğününe katıldım. Düğün sahibi karşıladı. Hal hatırdan sonra hayırlı olsun deyip bir kenara çekildim. Konvoyun gelmesini beklemeye koyuldum.
Konvoyun gelmesini beklerken eş, dost, yakın ve uzak akrabayla görüşme imkanım oldu.
Düğün ve cenazelerde insanların iyi ve kötü gününde yer alıp gönüllerini almanın yanında aynı zamanda epeydir görüşmediğin kimselerle de kısa süreliğine de olsa muhabbet etme imkanın oluyor.
Hal hatırın ardından meşhur bir iki firmanın konkordato ilanına geldi konu. Ardından başka iflasa sürüklenen tanıdıklarından bahsetti bir tanesi.
Konvoy geldi. Kızı çıkardık. Yemeğe geçtiler. Bizim yemek düşüncemiz olmadığından konvoyu takip etmedik. Hanımların evden inmesini bekliyoruz. Kız evi de yemeğe gitmeyeceği için acele etmedik.
Az önce iflaslardan bahsedince yanımdaki akrabam, hanımı tarafından bir hısmını gösterdi. "Görüşelim dedim ama hiç oralı değil, bak, orada oturuyor, yanıma bile gelmedi" dedi.
Ne konuşacaksın dedim. Başladı anlatmaya.
“Zamanında yeni bir iş yeri açtı. İşleri iyi gitmedi. Geldi yanıma kredi çekelim senin üzerinden. Ben öderim dedi. O zamanlar ben, bin lira alırken kredi ödemesi taksiti 1200 lira idi. Ödemedi. Üzerime kaldı. Mecburen ödemek için evde biriktirdiğim 38 çeyrek altını bozdurup kredi borcunu kapattım. Yiyecek ekmeğe muhtaç oldum o zamanlar. O zamandan bu zamana tek kuruş ödemedi. Şimdi burada sanayide çalışıyor. Altına da araba çekmiş. Bir gün yanıma gelip de şu benim borcumun bu kadarı demedi. Zoruma giden de bu” dedi.
38 çeyreği kabataslak hesapladım. 418 bin lira yapıyor. Aradan kaç yıl geçmiş. Ödeme niyetinde olsa ayda bir çeyrek parası verse şimdiye çoktan bitirirdi. Demek ki ödeme gibi bir niyeti yok. Babası bile maaşından her ay biraz verse borç çoktan kapanırdı dedim.
İnsan batabilir ama kendisiyle beraber akrabasını da aşağıya çeker mi? Altına araba çekinceye kadar pekala borcunun bir kısmını ödeyebilirdi. Demek ki ödememek üzere almış. Böylelerinden hısım değil, olsa olsa hasım olur.
Hasılı, kız çıkarmaya gittiğim düğün evinde, kaşla göz arasında çare bulamayacağım ve çare olamadığım dert dinlemiş oldum. Belli ki herkesin acıklı bir hikayesi var. Bu devirde Allah kimseyi ne borçlu ne alacaklı yapsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder