Kahramanmaraş'taki okul saldırısını yapan 8.sınıf öğrencinin, babasının emniyet başmüfettişi olduğunu, katliamı babasına ait beş tabanca ve yedi şarjörle gerçekleştirdiğini biliyoruz. Çünkü yazıldı, çizildi, konuşuldu ve yetkili mercilerce açıklandı.
Yine yapılan açıklamalardan ve çocukla ilgili verilen bilgilerden, çocuğun psikolojik sorunlar yaşayan biri olduğu, psikoloğa gittiği, sonradan gitmekten vazgeçtiği de anlaşılıyor.
Emniyet mensubu başmüfettişin normalde yedi tabancasının olduğu da yazıldı, çizildi.
Burada doğru ya da yanlış, yazılıp çizilenlere yer verme gibi bir niyetim yok. Yalnız garibime giden, emniyet başmüfettişi de olsa bir emniyet mensubunda beş ya da yedi tabancanın ne işi var? Kişi emniyet mensubu olunca böyle dilediği kadar silah sahibi olabiliyor mu? Yok mu bunun bir sınırı? Bir tabanca neyine yetmiyor emniyet mensubunun?
Anlaşılan bu başmüfettiş silah koleksiyonu yapıyor? Değilse, bir kişide bu kadar silahın ne işi var? Pul, saat vb. koleksiyon yapanları çok duydum da silah koleksiyonu yapanı bu vesileyle öğrenmiş olduk.
Silahın yüzü soğuk ve görenlere korku salma yönü var. Boş silahı şeytan doldurur deyimine rağmen görünen o ki bu başmüfettiş silahları çok seviyor. Üstelik boşunu değil, dolusunu.
Diyelim ki mesleği gereği farklı özellikteki silahları edinme merakı var. Öyle zannediyorum, çocuğunun problem olduğunu bu baba da biliyor. Ki bu yüzden psikoloğa götürmüş. Bu durumda kendisine ait ve kişiye özel bu silahların psikolojik sorunu olan çocuğunun elinde ne işi var? Çocuğunun ulaşamayacağı ve bulamayacağı korunaklı bir yere niçin koymadı? Diyelim ki bu tabancalar evin bir köşesinde kilitli bir yerdeydi. Kilitli yerden bu tabancalar alındığına göre demek ki çocuk için kilitli yer çocuk oyuncağı gibi bir şey. Zira hırsıza kilit dayanmaz.
Diyelim ki çocuk kilitli ve korunaklı yerden bu tabancaları bir şekil elde etti. Silahlarla şarjörler niçin aynı yerde? Pekala mermileri bir yerde, silahları başka bir yerde saklayabilirdi. Çocuk tabancayı elde etse mermiyi, mermiyi elde etse tabancaları bulamayabilirdi.
Hepsinden geçtim. 14 yaşındaki çocuğu kurumunun atış poligonuna götürerek atış talimi yaptırması yenilir yutulur cinsten bir şey değil. Zira hiç akla makul gelmiyor. Akıl tutulması gibi bir şey bu. Normal şartlarda babanın çocuğuna değil atış talimi, eline tabancayı bile vermemesi gerekirdi. Baba böyle yapmakla adeta "Oğlum, tetiği çektin mi kurşunu boşa harcama. Hedefi vur" talimi yaptırmış.
Haydi baba, gönlü olsun ve merakını gidersin diye çocuğunu emniyetin atış poligonuna götürdü. Merak ettiğim, emniyetin atış poligonları talim yapsınlar diye halka açık yerler mi? Emniyet mensubunun çocuğu da olsa emniyet mensubu dışında birilerinin gelip bu poligonları kullanmaması gerekir. Haydi baba getirdi. Atış poligonundan sorumlu emniyet mensubu buna nasıl izin verir?
Olan oldu, geçen geçti. Yalnız okulunda katliam yapan çocuk kadar silahına sahip çıkmayan, çocuğunu takip etmeyen, bunun için gerekli tedbiri almayan, üstüne üstlük silah talimi yaptıran bu baba da ne kadar iyi niyetli ya da aciz kalsa bile hiç masum değil bence. En azından sorumlu bir baba örneği değil. Geliyorum diyen bu katliamda babanın payı maalesef yadsınamaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder