Altı yılın ardından Gülistan Doku dosyasının raflardan indirilmesi, kayıtlara kayıp olarak giren kişinin maktule dönüşmesi, çok sayıda gözaltı kararı verilmesi sevindirici olduğu kadar düşündürücü.
Sevindirici olan, gecikmiş de olsa adaletin tecelli edecek olması, ailenin bir nebze de olsa sorumlular bulundu, cezalarını çekecek diye teselli bulması.
Manidar olan ise bu olayın niçin altı sene önce çözülemediği, niçin bu kadar beklendiği,
Bu olayın hızlanması ve çözüme gidecek olması Başsavcı'nın bir eseri mi?
Diyelim ki Başsavcı'nın iradesiyle bu olay çözüme yakın. Ya diğer çözüm bekleyen faili meçhuller ne olacak? Bunların ortaya çıkması için böyle savcılar mı gerek?
Bana göre bu olayı hızlandıran ve çözüme götürecek olan, siyasi iradenin bu olayla ilgili start vermesi. Siyasi irade bu olayı çözün emrini verince gördüğümüz gibi arkası çorap söküğü gibi geliyor. Şayet siyasi irade güçlü bir irade ortaya koymasaydı, bu kızımız kayıp olarak kalırdı.
Altı yıl önce irade ortaya koymayan siyasi irade bugün niçin olayı çözün, dokunulmazlara dokunun diyor? Öyle zannediyorum, bu olayla birlikte bir partide kartlar yeniden karılıyor. Bir tasfiye durumu söz konusu. Bu operasyonun ucu dönemin Adalet Bakanı'na uzanırsa kimse şaşırmasın.
İnanın, mesele kartların yeniden karılması olmasaydı, bu olay adalet sarayı raflarında kayıp olarak kalacaktı. Kendi ikballeri olmasaydı, kızın ölümü kimsenin umurunda olmazdı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder