İki aydır daha önce hiç yapmadığım bir şeyi inat ve israrla yapıyorum. Evden elime beş litrelik dört tane pet şişe alıp tatlı su çeşmesine gidiyorum. Şebeke suyu ile pek farkı yok dense de içmede ve çay demlemede kullandığım tatlı suyun tadına vardım. İçmesi de güzel, çayı da. Aynı tadı marketlerden aldığım hazır suda bulamadım.
Bu vesileyle suyla pek arası olmayan ben su içer oldu.
Bu işe başlarken yüksek gelen su faturasına çözüm niyetim de vardı. Ocak ayında gelen yüksek su faturasının şubat ve martta düştüğüne de şahit oldum.
Sudan tasarruf etmem beni daha da kamçıladı. Pet şişeler bittikçe akşam ve gece su doldurmaya gidiyorum.
15 Mart 2026 Pazar akşamı yine su doldurmaya gittim. Tatlı su çeşmesinde bir kadın yanında iki çocuğuyla beraber su doldurdular için kenarda beklemeye koyuldum. 10 kadar beşlik pet şişe vardı getirdikleri.
Bu kadar pet şişeyi nasıl getirmişler diye bir soru sorsam ne cevap verirsiniz bilmem. Belki aklınıza pazar arabası gelebilir, taksiyle diyebilirsiniz. İkisi de değil. Market arabasıydı yanlarındaki.
Hepsini doldurup market arabasının üzerine üstüste istif etti kadın. Market arabası hangi markete ait diye okumaya çalıştım. Elle tutulan yerde bir yazı vardı ama hem mesafeli olduğum için hem de hava karanlık olduğu için okuyamadım.
Bu market arabası bunların satın aldığı öz mülkü olabilir mi? Olabilir. Bu market arabalarını marketler dışında kullanmak için alanı pek görmedim. Kişilere özel sayılır mı, satılırsa nerede satılır bunu da bilmiyorum.
Günahlarını almayayım ama bu market arabası bir markete alt olmalı. Belki bir zaman marketten alışveriş yaptılar, aldıklarını taşımak için bu market arabasıyla evlerine kadar bu arabayı götürdüler, sonra da geri vermemiş olabilirler. Bu şekilde su doldurmak için kullanıyorlar diye aklıma geldi.
Bilmeden konuşma, günaha girme diyebilirsiniz. Yalnız marketlerdeki market arabalarını iç etmek çok kolay. Çünkü market arabaları marketlerin dışında oluyor çoğu zaman. Müşteriler alavere yaptıktan sonra yerine koymadan gelişigüzel kaldırımın bir kenarına bırakıp gidiyor. Alıp götürmek isteyenleri market çalışanlarının her zaman takip edebilmesi mümkün değil.
Belki de market arabalarını getireceğim diye evine kadar götürenlerden dönüş olmayınca marketler bir dizi tedbir almış. Bir iki defa fazla eşya aldığımdan marketten eve kadar götürüp getireyim diye araba istedim. Karşılığında kimlik istediler. Kimlik bıraktım. Hoş, kimlik bırakmadan verdikleri de oldu. Geri götürüp verdim.
Görünen o ki bazıları market arabasını kendi malı edinmiş. Ben güç bela her elimde ikişer beşlik pet şişeyle su doldurup gelirken bu kardeşimiz kolayca on kadar pet şişeyi market arabasıyla taşıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder