Terörden ve şehit cenazelerinden yıllar yılı her seçimde ekmek yiyen, Türk milliyetçiliğini tekelinde bulunduran partinin, işaret fişeği ile birlikte cin şişeden çıktı. Cinin tekrar şişeye girmesi mümkün değil.
Terörden ve Kürt milliyetçiliğinden yıllar yılı ekmek yiyen, Türkiye partisi olamayan, kamuoyunda Kürtlerin temsilcisi olarak bilinen ve Kürt oylarını çantada keklik bilen ve tekelinde bulunduran parti de başı Türk milliyetçisinin çektiği sürece destek veriyor.
Dünkü düşmanlığın ardından Türk ve Kürt temsilcilerinin karşılıklı destek açıklamaları göz yaşartan türden. Hayreti zaten söylemeye gerek yok. Düşman çatlatan bir kardeşlik, birlik ve bütünlük gözden kaçmıyor. İleride bu iki zıt kutbun tek partide birleşip iktidara yürümesi işten bile değil. Kamuoyu bunu da görürse, bilin ki kimse şaşırmayacak. Öyle ya "terör devam etsin mi? Düşmanlık nereye kadar". Dünya diyecek ki dünya kuruldu kurulalı, dünya böyle kardeşlik görmedi diyecek.
Görünen o ki "Terörsüz Türkiye" sloganıyla başlatılan süreç, Öcalan'ın özgürlüğe kavuşmasıyla neticelenecek. Çünkü geçmişte kader mahkumlarına özgürlük sloganları hep afla sonuçlandı. Yeter ki ağızdan çıkmayı görsün, arkası gelir.
Madem ki netice Öcalan'ın özgürlüğüyle sonuçlanacak. İpe un sermenin, süreci zamana yaymanın bir gereği yok. Kurucu Önderi daha fazla tutsak etmenin alemi yok. Bir an evvel salalım. Hatta bunca yıl bir hiç uğruna içeride yatırmaktan dolayı özür dileyelim. Yattığı her gün için kendisine tazminat ödeyelim. Üzerine yasal faizini de ekleyelim. Hakkını helal et kardeşim diyelim. Biz ettik, sen bizi affet. Büyüklük sende kalsın. Hatta 40 bin kişi sana feda olsun diyelim.
Özgürlüğe kavuşturduktan sonra onun mürüvvetini de görelim. Geçimini sağlaması için milletvekili emekliliği üzerinden kendisine emekli maaşı bağlayalım. Düğününü devlet yapsın. Kendisine düğün hediyesi olarak genel bütçeden bir ev hediye edelim. TOGG markayı kabul ederse arabasını da verelim. Düğününde kendisini yalnız bırakmayalım. Tüm devlet ve siyaset erkanı, PKK'nin dağ kadrosu düğünün özel davetlileri olsun. Nikah şahitliğini Türk milliyetçiliğini tekelinde bulunduran devlet büyüğümüz ile Kürt milliyetçiliğini eş başkanları yapsın. Hatta çifte düğün bile yapılabilir. Öcalan da onun şahitliğini yapar.
Kürt partisi de eş başkan modelini bırakarak bayrağı asıl sahibine teslim etsin. Kürt ve Türk partileri seçim ittifakı yapsın. Biri Türklerden, diğeri Kürtlerden oy alsın.
Yeter demeyin. Bence yetmez. Öcalan için geçmişte, halihazırda bazılarının söylemeye devam ettiği, "Bebek katili, terörist başı" gibi hakaret ve iftira sözlerinin söylenmesi yasaklansın. Kendisine Sayın kurucu önder densin. Olmadı, Nobel Barış Ödülü için kendisini teklif edelim. Ödülü alması için Türk heyeti diplomasi yürütsün. Öcalan, bizim milli meselemizdir. Biriz, beraberiz, hepimiz Öcalan'ız desin.
Benden bu kadar. Biraz da siz deyin. Hiçbir şey aklınıza gelmiyorsa kamuoyu oluşsun, özgürlük bir an evvel gerçekleşsin diye benim önerilerimi kamuoyuna yayın. Bunu barin yapın. Daha ne diyeyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder