25 Şubat 2026 Çarşamba

Doğu Türkistan'da Neler Oluyor?

Karar gazetesinin verdiği habere göre "Çin hükümeti, Ramazan’ın gelişiyle birlikte Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerinde “Uygurlar oruç ayını özgürce yaşıyor” şeklinde bir propaganda kampanyası başlattı ama bölgeden gelen haberler ve uluslararası gözlemcilerin raporları durumun bu yıl da değişmediğini, hatta baskıların arttığını ortaya koydu.

Çin Komünist Partisi tarafından yayımlanan bildiriyle;

Kamu personeli, öğrenci, öğretmen, devlet kontrolündeki şirket ve kuruluşlarda çalışanların ramazan boyunca oruç tutmalarının yasaklandığı,

Müslümanlar tarafından işletilen dükkan ve restoranlara ay boyunca oruç tutulan saatlerde açık kalma zorunluluğu getirildiği,

Doğu Türkistanlılar tarafından işletilen dükkan ve restoranlara ay boyunca sigara ve alkol satmaya devam etme ve oruç tutulan saatlerde açık kalma zorunluluğunun getirildiği, bu zorunluluğu yerine getirmeyen iş yerlerinin tamamen kapatılacağının belirtildiği,

İnsanların ibadetlerini gizlice yerine getirdiği,

Bir kişinin oruç tuttuğuna dair herhangi bir işaret ‘aşırılık’ kapsamında değerlendirildiği, bu ‘suçları’ işleyenler tespit edilirse derhal ‘toplama’ kamplarına gönderildiği, bu yüzden sahur vakti ışık yakmanın bile risk sayıldığı,

Oruç tutulmasını, vakit namazları ile teravihlerin eda edilmesini zorlaştırmak için çalışma şartlarının ağırlaştırıldığı, mesai saatlerinin değiştirildiği,

Belirtiliyor.

Görünen o ki Çin Komünist Partisi Uygurlara yönelik bir kültürel soykırımı katı bir şekilde uyguluyor.

Gazetenin verdiği habere göre Uygurlara uygulanan bu baskı ve şiddet karşısında İslam dünyasının genelinde bir sessizliğin hakim olduğu, bu sessizlikte Pekin’in siyasi ve ekonomik ağırlığının etkili olduğu belirtiliyor.

Görünen o ki Doğu Türkistan halkı Çin’in baskısı karşısında yalnız. Bir başına kalmışlar.

Gerçekten diğer yerlerde uygulanan baskı bir şekilde gündeme geliyor ve gündemde tutuluyor ama Çin’in Doğu Türkistanlı insanımıza uyguladığı orantısız baskı pek değil, hiç gündeme gelmiyor.

Haydi İslam dünyası her türlü zulümde sessiz. Türkiye’ye ne oluyor? Güya biz mazlumların hamisi ve sesiyiz.

Çin’in siyasi ve ekonomik baskısı ne olabilir diye düşündüm. Çin olsa olsa bize ihracatı durdurur. Mal göndermez. Hatta biz de Çin’in ucuz ve adi ürünlerinden kurtulmuş oluruz diye düşündüm.

Bırakalım Çin’in ihracatı durdurmasını. Bizim Çin mallarını almamamız gerekir. Yahudi mallarını nasıl ki boykot ediyorsak, Çin’in mallarını da boykot edebiliriz. Bundan zararlı çıkan Çin olur. Çünkü Çin ürettiğini satmak ve pazar bulmak zorunda.

Sebep ve netice ne olursa olsun, mazlumun yanında olmamızda fayda var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder