Kaç yıldır emeklilerin aldığı maaş kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Çünkü en düşük emekli maaşı alanlar asgari ücretin çok gerisinde kaldı.
Asgari ücret adı üzerinde asgari geçim seviyesi olmasına rağmen emeklilerin asgari ücretin çok altında kalması çok büyük haksızlık.
Bir başka haksızlık da her yıl en düşük emekli maaşı alanların maaşını belli bir seviyeye çıkarmak suretiyle emekliler arasında da haksızlık yapılıyor. En düşük emekli maaşı alanların emekli maaşı yukarıya çekilmiş olsa da daha önce yüksek prim ödeyerek emeklilikte daha fazla emekli maaşı alacağım diyenler de mağdur olanlardan. Çünkü zamanında düşük prim yatıranlarla aldıkları emekli maaşı eşitlenmiş oldu.
Bir diğer garip durum ise 2026 Ocak ayından itibaren memurlara yüzde 18 zam yapılırken emeklilere yüzde 12 zam yapılması. Halbuki maaşları daha düşük olan emeklilere de aynı oranda ya da daha fazla zam yapılması gerekirdi.
Bu durum gösteriyor ki emeklilere yapılan maaş düzenlemesi deve misali. Hani deveye boynun niye eğri demişler de deve, nerem doğru ki dediği gibi emeklilere yapılan her maaş düzenlemesi yanlış.
Yapılan zam oranından, ellerine geçen maaşa varıncaya kadar aldıkları maaştan dolayı mağduriyet yaşamalarına rağmen emeklilerin yeterince seslerinin çıkmaması düşündürücü. Kaderlerine razı bir profil çiziyorlar. Halbuki kaybedecekler bir şey yok. Emekliler unutmasınlar ki ağlamayana emme bile vermezler.
Ellerinden ne gelir, etleri ne butları ne demeyin. Bence çok şey yapabilirler. İşin garibi emekliler güçlerinin farkında değiller.
18 milyon emekliden bahsediliyor. Bu sayının 5,5 milyonu dul, yaşlı ve sosyal yardım alanlar. Geriye 12,5 milyon emekli kalıyor.
12,5 milyon emekli birçok ülkenin nüfusundan fazla. Bu kadar emekli organize olup bir araya gelse karşılarında hiçbir güç duramaz.
Parti kurup seçime katılsalar açık ara birinci çıkarlar.
Aldıklarıyla kıt kanaat geçiniyorlar. Nasıl parti kuracaklar denebilir. Elbette parti kurmak kolay değil.
Seçimlerde birlikte hareket etseler, iktidardaki partiyi indirirler, bir başkasını iktidar yapabilirler. Çünkü her seçim öncesi siyasi partilerle pekala pazarlık yapabilirler.
Hepsi bir araya gelse, organize hareket etseler, Türkiye'nin en büyük örgütü olurlar. Ama gel gör ki pek çoğu mağdur olmasına rağmen emeklileri bir araya getirmek mümkün değil.
Emeklilerin dernekleri var zannedersem. Yalnız bu dernek sesini pek çıkarmıyor, emeklilerin hakkını pek aramıyor. Arıyorsa da kamuoyu bundan pek haberdar değil.
Haftanın belli günlerinde seslerini duyurmak amacıyla her il ve ilçede kırıp dökmeden miting, yürüyüş, basın açıklaması, oturma gibi eylemlere imza atabilirler.
Emekliler ne yaparlarsa yapsınlar. İmam bildiğini okuyor denebilir. Bence seslerini duyursunlar. EYT’liler nasıl seslerini duyurup istediklerine kavuştularsa pekala emekliler de haklarına kavuşabilirler. Hiçbir şey elde edemeseler bile isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder