30 Ocak 2026 Cuma

Alman Evleri

Konya merkez tren garına yolunuz düştü ise garın doğusunda gara paralel, çim, ağaç ve güllerin arasında, yemyeşil doğanın içerisindeki sarı renkli evleri de görmüş olmalısınız.

Hem Selçuklu hem de Osmanlı döneminden kalma mimari eserler ile öne çıkan Konya’da her iki medeniyete de ait olmayan ancak bir asrı aşkın süredir ayakta kalan Alman evleri görenleri şaşırtıyor.

Bu tarihi evler geç dönem Osmanlı döneminin sivil mimari örnekleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Tam bir Alman konutları duruşu sergileyen bu yapılar uzun süre lojman olarak kullanılmıştır.

İstasyon caddesi üzerinde gelip geçenlerin dikkatini çeken bu evler, Gayrimenkul Eski Eserler Yüksek Kurulu tarafından koruma altına alınmıştır.

Tren garına paralel bir şekilde tek, iki ve üç katlı olan bu müstakil binalar Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiş, günümüzde sosyal ve kültürel amaçlarla kullanılmaktadır.

Bu evler "istasyon lojmanları", "demiryolu lojmanları" ve "Alman evleri" olarak bilinmektedir.

Gelip geçenin dikkatini çeken, herkesi hayran bırakan ve seyrine doyum olmayan bu evler, 2.Abdülhamit zamanında 1896 yılında Alman mühendislere yaptırılmıştır.

İlk etapta Eskişehir Konya demiryolu tamamlanarak hizmete girmiş. Bu hat aynı zamanda 1898 yılında yapımına başlanan Bağdat demiryolunun da başlangıcı kabul edilmiştir.

Konya gar binası, istasyon lojmanları, lokomotif deposu, bakım-onarım yapıları, atölye ve ambar yapıları ile sonradan eklenen istasyon binasıyla birlikte yapılan bu binalardan ilk altısı, aynı tipte inşa edilmiştir. Yüksek eğimli çatılar, basık kemerler, abartılı saçaklar, alın süslemeleriyle dikkat çekmektedir.

Yapım sistemi ve malzeme kullanımı açısından gar binası ile uyum içinde olan bu yapılar, kendi özgün mimarileriyle zengin görsel özelliklere sahiptir. Alman Evleri, üç farklı plan tipinde ve birbirlerine yakın olmak üzere üçerli gruplar halinde inşa edilmiştir.

Genellikle dikdörtgen şeklinde üç ve dört katlı olarak yapılmış bu binalar bir kısmı da simetrik planlı iki katlı olarak inşa edilmiştir.

Bina içerisinde bir hol, holün etrafında yapılmış odalar ve hizmet mekanlarından oluşmaktadır. Yerden birkaç basamak merdiven yardımıyla girilen bu evlerin altı da bodrum.

Binalara bakıldığı zaman plan, cephe, dekoratif ögeler neredeyse benzer özellikler taşımaktadır.

Evlerin en dikkat çeken yanı, o dönem Osmanlı mimarisinde pek rastlanmayan çıkıntılı saçakları ve alın süslemeleridir. Çevresindeki peyzaj düzenlemesi de en az bu şirin yapılar kadar ilgi çekicidir. Evlerin arasında gezerken kendinizi bir masal ülkesinde hissetmeniz işten bile değildir.

Birbirine yakın sıralı küçük müstakil evler adeta bir masal sahnesinin canlandırması gibi görünüyor.

Yukarıda verdiğim bilgiler için “Hikayesi olan binalar-Youtube”, “burasıkonya.com”, “yenikonya.com”, ve “rehabilir.com” sitelerinden faydalandığımı söylemeliyim.

Gelip geçerken gördüğüm, gördükçe hayran kaldığım bu binalar içimi açar. Durur, seyrederim. Bu evleri yapan Almanlara da gıpta ederim. Her defasında “Türk gibi başla, Alman gibi bitir” sözü de aklıma gelir.

2026 yılı itibariyle yapımından bu yana 130 yıldır dimdik ayakta olan bu binaları bize kazandıran Almanlara gıpta ederken Osmanlı ve Selçuklu eserleri dışında toplam ömrü en fazla elli yıl olan beton yığını binalarımız aklıma gelince de ülkem adına üzülürüm. Adeta yıkmak ve yıkılmak üzere binalar dikiyoruz. Yaptığımız bu evler de işe yarasa bari. Yazın sıcak, kışın soğuk tutan, birbirinin güneşini engelleyen, iç içe sağlıksız binalar bizdeki. 130 yıldır ülkemizde sapasağlam duran Alman evleri ise tam oturmaya müsait, kullanışlı evler. Aralıklarla yapılan binalar birbirinin güneşini de engellemiyor, gölgesini de.

Hem Selçuklu hem Osmanlı hem de bu Alman evlerini görünce; inancı, fikri ve zikri ne olursa olsun eski insanların bizden çok dürüst, yıllara meydan okuyan, kullanışlı, estetik ve evladiyelik evler yaptıkları bir gerçek. Sağlamlık ve estetik yönünden onlardan devraldığımız, basit görünümlü, tam bir şaheser olan bu binaların benzerlerini yapıp bizden sonraki nesillere biz bırakabilecek miyiz? Bu gidişat bu yap-yık ve yüksek kat zihniyetimizle çok zor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder