28 Kasım 2025 Cuma

İstikrara Niyeti Olmayan Piyasa *

Evde sakal tıraşında kullanmak üzere bir tıraş makinesi almak istedim. Şu marka mı bu marka mı derken görüşünü sorduğum kişilerin hepsi bir marka önerdi.

Alacağım markayı öğrendikten sonra sıra geldi nereden almaya.

Şuradan al, buradan al hatta ben alıp getireyim diyen oldu.

Bir öğrencim, "Hocam, 1300 imiş ama 1200'e verecek. Siz isterseniz, ben alırım" demişti. Zahmet olmasın dediğimde, estağfurullah, ne zahmeti. Makineyi alacağım toptancı şurada. Mobiletle birden alır gelirim" dedi. İhtiyaç olursa ararım dedim.

Ardından İnternete baktım bu makinenin piyasasına.

Fiyatlar 1.200-1.300-1.400-1.500 şeklinde idi.

1.200 lira olan siteden almak istedim. Sepete koydum. 1.158 TL ödeyeceğim miktar. Sabah alayım dedim. Sabah ise fiyat güncellenmiş. 1.200 küsura çıkmış fiyat.

Ne yapayım derken öğleden sonra iki üç kişiyi yerinde ziyaret etmek için çıktım.

Yolda giderken, bu markayı öneren ve şuradan alırım diye öğrencimin çalıştığı yerden geçerken ona söyleyeyim dedim. Sonra vazgeçtim.

Ne yapayım derken bir başka öğrencimin "Şu mağazadan alabilirsin" dediği aklıma geldi. Baktım o mevkideyim. Girdim mağazaya. "Şu marka tıraş makinesi var mı" dedim. "Var. Kampanyada. 950 lira" dedi mağaza sahibi. Makineyi elime uzattı. Karta çektirip çıktım.

Nereden, nasıl, kimin aracılığıyla alayım derken bu işi kolayca halletmiş olmanın sevinci vardı içimde.

Bir başka sevincim ise en düşüğü 1. 200 olan bu markayı 950 liraya almak oldu.

Yolda ziyaret edeceğim yere doğru giderken bu piyasalar ne zaman oturacak, bu ülkeye fiyat istikrarı nasıl gelecek? Aynı marka ürün İnternet sitelerinde 1.200-1.500 aralığında. Esnafta pahalı olur dediğim aynı marka ürün ise 950 lira. En düşüğü ile arada 250 lira fark vardı. Fark olur da 10, 20, 30, 50, bilemedin 100 olsun. 250 liralık fark da neyin nesi? Diğer yüksek fiyatları kıyaslamıyorum bile.

Bir üründe kampanya olsa bile hiçbir esnaf zararına bir ürünü satmaz. Demek ki kâr marjı o kadar yüksek gösteriliyor ki kampanya ile makul kâr marjına inebiliyor. Bir üründe kâr olur da bu kadar kâr marjı olmaz.

Görünen o ki adına serbest piyasa denilen bu piyasa, her esnafın ve işletmenin bir ürünü tutturabildiğine satmasından ibaret. Bu uygulamadan her işletme ve esnaf memnun olmalı ki aynı marka ürün farklı farklı fiyatlara satılabiliyor. Müşteriden de tepki gelmiyor olmalı ki esnaf hız kesmeden yoluna devam ediyor.

İsterim ki aynı marka ürün üç aşağı beş yukarı piyasada tutunsun. Bir yerde fiyatı gören, bu ürünün fiyatı üç aşağı beş yukarı bu civarda deyip sağı solu incelemesine gerek kalmasın.

Tüm bu fiyat istikrarsızlığı, satış yerine göre fiyatlardaki uçurum, yükseltilen fiyatların kampanya adı altında biraz aşağıya çekilmesi bu enflasyonist ortamda piyasanın oturmadığı anlamına gelir. Gidişattan, piyasanın oturmaya niyetinin olmadığı da anlaşılıyor.

Bu demektir ki bu memleketin ahı gitmiş, vahi kalmış.

Vah benim memleketim vah!

Vah benim insanım vah!

Vah benim tüketicim vah!

Vah fiyatlar yükselsin diye ateşe odun atanlara vah! Hele sizin insafın kurusun.

Bu oturmamış piyasaya bir istikrar gelsin çabası göstermeyip benim gibi seyredenlere de vah olsun!

*04.12.2025 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır. 

2 yorum:

  1. Merhabalar Ramazan Hocam.
    Evet, bu memleketin ahı gitmiş, vahı kalmış. Bunu hepimiz söylüyoruz, ama cesaretimizi toplayıp eyleme geçemiyoruz. "Hayat, cesaretle eyleme geçenleri alkışlarmış, oturduğu yerden şikayet edenleri değil. " Bu söylemi bir yerden okumakla birlikte hem doğru buldum, hem de yeri geldiği zaman paylaşıyorum.
    Neyse, her şeyi şimdi geçelim ve ben size sormak istiyorum. Sayın hocam, sayın öğretmenim, bu bizim halimiz ne olacak? Bir umut ışığı var mı? Yoksa daha mı kötüye gideceğiz?
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
  2. As. Merhabalar. "Hayat cesaretle eyleme geçenleri alkışlarmış. Oturduğu yerden şikayet edenleri değil" sözü güzel bir söz. Altına imzamı atarım. Yalnız hakkını aramak ve haksızlığa boyun eğmemek topyekün bir mücadele ile olur. Tek başına hakkını meşru yoldan arayan kimsenin durumu Nasrettin Hoca'nın fil fıkrasına benzer. Bu yolda tek kalmak da var. Çünkü eylemini haklı görenler bile ne olur ne olmaz diyerek yanında saf tutmuyor. Biz de bir şey yapmayıp oturuyoruz. Tek farkla, en azından gidişattan hoşnut olmadığımızı kalemle ifade etmeye çalışıyoruz. Bu da dışlanmayı göze almak, kara listeye alınmak demektir. Bugün az buçuk eleştiri hakkını kullananların başına neler geldiği malumumuz. Özellikle yapılıyor. Bak, rahat durmaz sanız, da kanun başına gelen size de gelir demektir. Hasılı korku, her yerimizi esir almış durumda.
    Ümidimi kesmemekle beraber her gelen günün dünden daha kötü olacağı yönünde endişem var. Bizi ve bizden sonrakileri iyi günler beklemiyor. Bize yön verenlerin başkası adına çalışan, onların hazırladığı senaryoyu oynayan kişiler olduğunu düşünüyorum. Başka adına iş yapanların ise bize zerre faydası olmaz. Kısaca iyiye gidiş görmüyorum. Bize biçilen rol bu. Bu role karşı gelen bedelini hayatıyla öder ya da ölmekten beter edilir. Bir nevi köleliktir bize biçilen rol. Köleleri çiftlik ağalarıyla terbiye ediyorlar.

    YanıtlaSil