Babacığım, eskiden iyilik yapardın, şimdilerde ise nicedir zararın dokunuyor. Bu değişikliğe niçin ihtiyaç duydun?
Oğlum, ben ne yaptığımı biliyorum. Ben iyilik yaparken de kazanıyorum, zararım dokunurken de.
Nasıl yani? Hep iyilik yapsaydın da bu iyiliğini görenler seni takdir etseydi, olmaz mıydı? Şimdi ne işe yaradı? Bak, böyle gidersen takdir tekdire dönecek.
Hiç endişe etme. Ben her halükarda kazanırım. Bu konuda örnek aldığım biri var.
Kimmiş o?
Kemal Sunal.
O ne yapmıştı ki?
Hani bir filmi vardı, yağmurun yapacağını bilen, kötürümleri iyileştiren... Halkın yanında yer alarak halk onu belediye başkanı seçmişti. Yaptığı bu hizmetler fırsatçıların işine gelmedi tabi.
Eee!
Sonunda bir gün bir rüya gördü. Rüyasında şu gün şu saat öleceksin dendi kendisine. O ise daha gencim. İşlerimi bitiremedim deyince, gaipten, Allah iyi ve sevgili kullarını böyle erken alır dendi. O da bundan sonra iyilik yapmayacağım, kötülük yapacağım dedi ve güç bela yürüyen, topallayan birine arkadan bir tekme vurdu. Kötürüm adam yere yuvarlandı ama ayağa kalkınca sakatlığının geçtiğini gördü. Bu duruma çok sevinen bu aksak adam Kemal Sunal'a bir çuval dua etti. Allah senden razı olsun dedi. Kemal Sunal, ne kadar dua etme dediyse de adam duaya devam etti.
Bu filmde de gördüğün gibi Kemal Sunal iyilik yaparken de kazandı, kötülük yaparken de. İşte ben de bu hayat felsefesini düstur edindim. Sonra her kötülüğümde bir hikmet aranıyorsa, niye iyilik yapayım ki. Sonuçta kazanıyorum zaten. 01.09.2022
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder