Kapalı toplumlar, öz güveni gelişmemiş olanlar, kendi kendine kritik yapmayanlar, kendiyle barışık olmayanlar genelde eleştiriye açık olmaz, asla eleştiriye gelmezler. Bu tiplerde savunma ve saldırı yeteneği müthiş gelişmiştir.
Eleştiri ve tenkit özellikle yapıcı olanı mükemmelliğe götürür: Almasını bilenler için. Kişi kendin biliyorsa Rabbini de bilir zaten. Edep haddini bilmektir. Haddini bilmeyenin elinde tek sermayesi vardır: saldırı. Amerikan büyükelçisi bir dizi ikili görüşme için Rusya'ya gelir. Görüşme sonrası büyükelçiye Rus metrosu gösterilir. " Bu metro belirlenen vakitte gelir. Gecikmez. Olsa olsa en fazla 3 dakika gecikir" açıklaması yapılır. Beklenen tren süresinden 5 dakika sonra gelir. Amerikan Büyükelçisi, "5 dakika gecikti" deyince Rus Büyükelçi, " Ama efendim, siz de Kızılderilileri öldürdünüz" der. Evet Amerikalılar Kızılderilileri öldürdü. Ama konu bu değil. Mesele Rusların kendilerinin reklamlarını yaptıkları trenin gecikmesi olayıdır. Trenin niçin geciktiği inceleneceği yerde misafir büyükelçinin ülkesinin geçmişte yaptığı katliamı söyleyerek saldırıya geçiliyor. Rakibi susturmanın en kolay yolu zaten saldırıdır. Hele bazılarında meslek dayanışması var. Üyelerden biri hakkında bir şey söylesen mesleklerine saldırı addederler, hemen saldırıya geçerler.
Pazarcı esnafı da kendisini eleştirtmez. Çünkü malına güvenmez. Yağlar, boyar; önüne koyar. Sana satmaya çalışır. Bu, olsa olsa aşağılık kompleksi olan insan psikolojisidir. Başka da izahı yoktur. 22.04.2016
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder