Sosyal medyada yazılıp çizilene göre toplamda 2 yıl, 47 gün Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yapan Fatma Betül Kaya, bu süre zarfında 60 özel kalem müdürü ile çalışmış. Bu demektir ki 60 özel kalem müdürü değiştirmiş.
Haydin bir hesap yapalım. Özel kalem müdürlerine ortalama kaç gün düşüyor? Sayın Kaya toplam 777 gün bakanlık yapmış. 777:60=12,95 gün yapıyor. Yani Sayın Bakan yaklaşık 13 gün bir özel kalem müdürü ile çalışmış.
Elbette bir bakan kiminle çalışacağına kendisi karar verir. Mevcudu istemez, yerine bir başkasını getirir, getirdiğiyle uyumlu çalışamaz, değişikliğe gider. Bundan doğal bir şey olamaz. Yalnız sosyal medyada dolaşan sayı doğru ise bu kadar özel kalem müdürü değişikliği normal değil, anormaldir, hatta anormalin anormalinin anormalidir...
Bu kadar değişikliğin sebebi hikmetini ve sırrını en iyi Sayın Bakan bilir. Belki mükemmeliyetçi biri olduğu için kimi getirdiyse beğenmedi. En iyisini buluncaya kadar sürekli değişikliğe gitti. Eğer böyle ise Sayın Eski Bakan'a, "Sana göre dünyada senden başka iyi biri var mı" diye sormak gerek. Eğer Bakan kimseyi beğenmiyorsa yanında çalışan ve birlikte olduğu kişilerin Allah yardımcısı olsun. Çünkü ağızlarıyla kuş tutsalar kendilerini beğendiremezler.
Bazıları böyledir. Kendinden başka kimseyi beğenmez. Yalnız Fatma Hanım kadarı ve gibisi olan da bu ülkede ve dünyada yoktur.
Bu kadar değişikliğin sebebi hikmeti olarak aklıma bir başka şey geliyor. Ümit ederim ki aklıma geleni yapmamıştır.
Şöyle ki: Malumunuz özel kalem müdürlükleri istisnai kadrodur. Bu kadroya atanmak için KPSS puanı gerekmiyor. Devlet memuru olma şartı da yok. Açıktan sivil biri de özel kalem müdürü olabilir. Özel kalem müdürlüğüne atanan kişi bu müdürlükten ayrıldıktan sonra devletin diğer kademelerinde memur olarak görev yapabiliyor. Acaba Bakan her 13 günde bir özel kalem müdürü değiştirerek birilerini devletin kadrosuna dahil etmek mi istedi? Eğer böyleyse Fatma Hanım sayesinde 60 kişi KPSS olmadan devlet memurluğuna geçti. Bu demektir ki Sayın Kaya; eş, dost, tanıdık, ahbap çavuş ve hamili yakınım türünden kişilere istihdam sağlamış. Her ne kadar adı son günlerde fon vurgunu ile geçse de sayesinde kadrolu devlet memuru olan 60 kişinin hayır duası kendisine yeter de artar bile. Devlet memurluğuna atanmak için yıllardır sınava girip atanamayanlar bu fiili duruma ne der bilemem. Hayır dua mı galip gelir yoksa beddua mı, bunun hesabını da sayın okuyucularım ve KPSS mağdurları yapsın.
Eğer Fatma Betül Hanım, birilerine istihdam için bu kadar değişikliğine gitmişse vay halimize demektir.
Diyelim ki fon olayında olduğu gibi aldığı tüyo ile kazancını katlamak istedi. Eş dosta iş vermek de istedi. İyi de bu kadar özel kalem müdürü eskitirken birileri Fatma Hanım'a, "Ne yapıyorsun? İşin cılkını çıkarma, diğer gençlerin vebaline giriyorsun" demedi mi? Eğer kimse bir şey demediyse vay benim ülkemin haline! Vay iş bekleyen bu ülkenin işsiz gençlerinin haline!
Eğer böyleyse bu ülkenin sahibi yok, yapanın yanına kâr kalıyor demektir ki bu durumda bir ülke ve devletten bahsedilemez.
Görünen o ki güler yüzüyle, sureti haktan görüntüsüyle, basamakları hızla tırmanan ve ailecek özel bir yere sahip olan ve devletin çoğu imkanlarından faydalanan aile olarak tanıdığımız Sayın Kaya, bitek bir toprağa da benziyor. İsmi ekranlardan düşmediği gibi kazıdıkça yeni hünerleri ortaya çıkıyor.
Bakalım, Sayın Kaya ile ilgili neler duyacağız?
Ümit ediyorum ki Sayın Bakan'ın 60 özel kalem müdürüyle çalıştığının aslı astarı yoktur.