16 Eylül 2026 Çarşamba

Zorba İktidarlar Üzerine Düşünür Sözleri

Akın Gözükan gözüyle zorba iktidarların özellikleri ve sonuçları:

"İnsana sınırsız güç verildiğinde, vicdanı çoğu zaman ilk kaybolan şey olur." (Fyodor Dostoyevski)

"Kendi çıkarını devletin çıkarı gibi gösteren yöneticiler, adaleti ilk terk edenlerdir." (Platon)

"Bir yönetici, devleti kendi gücümün aracı haline getirdiğinde, halkın güveni değil, yalnızca korkusu kalır." (Montesquieu)

"Halkın özgürlüğünü azaltarak iktidarını büyüten yönetici, ülkesini sessiz bir çöküş sürükler." (J. J. Rousseau) 

"İnsanlar korkuyla yönetildiğinde, özgürlük sessizce yok olur." (Thomas Hobbes)

"Halkın rızasına dayanmayan güç zorbalığa dönüşür." (J. J. Rousseau)

"Baskıcı yöneticiler önce gerçeği değiştirir sonra insanları." (George Orwell) 

Ülkelere Göre Evlilik Ömrü

Evlenme yaşının yukarıya doğru çıktığını, çoğu kimsenin evlenmeyi düşünmeyip bekar kalmayı tercih ettiğini, evlenmek isteyip de maliyet ve ev geçindirme endişesinden dolayı bazılarının evlenmeyi geciktirdiğini biliyoruz.

Evlenip boşananların sayısının da eskiye oranla arttığı bir gerçek.

Aşağıda, ülkelere göre ortalama evlilik yaşları en azdan en uzun olana göre parantez içinde verilmiştir*:

Endonezya (5,4), BAE (5,6), Katar (5,8), Lübnan (6,3), Suudi Arabistan (6,5), Fas (6,7), Mısır (6,8), Tayland 6,9),

Peru (7), Şili (7,2), Kolombiya (7,4), Hindistan (7,5), Bulgaristan (7,9), 

Romanya, (8), Çin (8,2), Meksika (8,5), Brezilya (8,8), Arjantin (8,9), 

Güney Afrika (9), Rusya (9,5), 

İngiltere (11,3), Avustralya (11,5), ABD (11,8), 

Türkiye (12), Çekya (12,5), Güney Kore (12,7), 

Polonya (13), Danimarka (13,3), Kanada (13,5), Japonya (13,8), Hollanda (13,9),

Belçika (14), Avusturya (14,5), Finlandiya (14,6), Yunanistan (14,8), 

Almanya (15), İsviçre (15,2), Norveç (15,5), İsveç (15,7), 

Slovenya (16), Fransa (16,5), Portekiz (17), İspanya (17,5), 

İtalya (18).

Bu verilerden anlaşılacağı üzere evliliğin en erken bittiği ülke 5,4 yıl ile Endonezya iken en uzun süren ülke ise 18 yıl ile İtalya. Türkiye’deki ortalama ise 12 yıl gözüküyor. 

Evliliği daha kısa süren ülkelerin çoğunun İslam ülkeleri olduğunu, Batı ülkelerinde daha uzun sürdüğünü görmek şaşırtıcı. Sonucun tersi olduğunu sanıyordum. Öyle görünüyor ki “Allah’ın helal kıldığı halde en sevmediği ve hoş karşılamadığı şey boşanmadır” sözünün çoğu İslam dünyasında karşılığı yok. 

Ortalama evliliğin kısa sürdüğü ülkeleri bir tarafa bırakıp ortalaması uzun ülkelere baktığımız zaman bile ortalama evlilik süreleri can sıkan cinsten. Çünkü çok kısa geldi bana. 

Ortalama ömrün 80, insanların da 25 yaşında evlendiğini, ortalama evliliğin de 18 yıl olduğunu düşünürsek normal şartlarda insanımızın evlilikte yarım asrı devirmesi gerekir. Bu istatistikten anlaşıldığına göre boşanan boşanana. 

Bu durumda, düğünlerde yeni evlenenleri tebrik ederken "Allah bir yastıkta kocatsın, Allah başa kadar sürdürsün, bir ömür mutluluk" temennileri de gerçekleşmemiş oluyor. 

*TÜİK, OECD, Eurostat, Us Census istatistik kurumlarından alınan veriler, İnternethaber sitesi tarafından haber yapılmıştır. 

15 Eylül 2026 Salı

Zılgıt Yemek

Bir ilçede görev yaparken yapılacak bir toplantıya katılmak için öğle arası okuldan çıktım.

Giderken öğle arasını yapıp okula doğru gelen okulun bazı kız öğrencileri denk geldi. Hepsi de okulun hırkasını bellerine bağlamış vaziyette idi. Bu görüntü hoşuma gitmedi. Selam verdim. Kızlar, bu görüntünüz olmadı. Lütfen hırkanızı ya elinizde taşıyın ya da giyin dedim. Yoluma devam ettim.

Toplantı dönüşü, yolda gördüğüm öğrencilerden biri odama girdi. İsmi A. S. D. idi. "Bir şey söylemek istiyorum" dedi. Buyur kızım dedim. "İlkokul, ortaokul boyunca kılık kıyafetimden dolayı hiçbir müdürüm beni uyarmadı. İlk siz uyardınız. Bundan sonra beni böyle görmeyeceksiniz. Özür dilerim" dedi. İnşallah kızım. Duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum. Niyetim uyarmak değil. Öyle giyimi yakıştıramadığım için size rehberlik yaptım. İnşallah üzmemişimdir dedim. 

Okulda görev yaptığım müddetçe bu öğrenciyi herhangi bir konuda hiç uyarmadım. Aradan yıllar geçse de hem bu anekdotu hem de bu sorumlu ve duyarlı öğrenciyi hiç unutmadım. 
*
Okulun müdürü yeni değişti. Nazik, kibar ve işini bilen biri. Aynı zamanda çok zeki. Tanıştığı kişiye ismiyle hitap ediyor. 

Toplantıda, "öğretmen girişinin sağında ve solunda sigara içmeyelim. İçen arkadaşlar kendilerine ayrılan bölümde içerlerse memnun olurum. Çünkü kapım açık duruyor. Dış kapının önünde içilen sigara dumanı rahatsız ediyor" dedi. 

Belli ki burnu hassas biri, sigaradan da rahatsız oluyor. Buna eyvallah. Böyle hassasiyete kim ne diyebilir ki. 

Tüm öğretmenler hassasiyete hassasiyet deyip gerekli özeni gösterdi. Ben de bu kervanın içindeyim. 

Bir gün dersten çıkıp menzilime doğru giderken öğretmenlere ait kapının önünün anam babam yeri olduğunu gördüm. Veliler, misafirler ve seminer almak için dışarıdan gelen öğrencilerin kapının sağında ve solunda sigara içtiklerini gördüm. Açık hava olmasına rağmen ortam tilki çıkarmaya hazır hale gelmiş. 

Dışarının öğrencisi de olsa öğretmenlerin gözünün önünde sigara içmelerini garipsedim. Onlara, gençler bu bölge öğretmenlerin bölgesi. Burada sigara içmeyin. Arka tarafa geçin dedim. Hemen geçenler olduğu gibi umursamayanlar da oldu. Umursamayanları umursadım. Tekrar seslenerek hepsini dağıttım. 

Seminer veren öğretmen de oradaydı. O da sigara yakmış. Latife olsun diye hocanın talebeleri de böyle olur, öyle değil mi hocam dedim. O da latifeye latifeye karşılık vererek öyle dedi. Ardından sigarayı yakıp kendi bölümümüze geçmek için hareket ettim. Baktım arkadan bir seslenen var. Dönüp baktım. Orada kalan öğretmene, "Toplantıda söyledim. Burada içmiyoruz" dedi. Ardından ismimle bana seslendi. Eyvallah hocam deyip yerime gittim. 

Eyvallah desem de böyle bir duruma düşmekten dolayı mahcubiyet duydum. Çünkü bugüne kadar kuralları ve hassasiyetleri çiğnemeden yaşadım. Kimseden de uyarı almadım. Karizmayı ilk çizdirişim desem yanlış olmaz. 

Yalnız yasaklanan yerde içsem hiç gam yemeyeceğim. Müdüre de bir şey demem. Çünkü hakem gibi gördüğüne düdük çaldı. Ne bilsin az önce onca sigara içeni dağıtanın ben olduğumu ve dışarıyı düzene koyduğumu. Neyse, balık bilmezse Halık bilsin.

Hasılı, bu yaşta zılgıt (zılgıç*) yemek de varmış.

*Anadolu'nun bazı yörelerinde zılgıt, zılgıç şeklinde ifade edilir.