15 Aralık 2025 Pazartesi

Hüviyetlerdeki Çip

Nüfus cüzdanımı, cüzdanımın en güvenli yerinde taşırım. Yanında da ehliyetim olur.

Eskisi gibi nüfus cüzdanı ve fotokopisi de pek istenmediği için kolay kolay cüzdanımdan hüviyetim çıkmaz.

Yanlış hatırlamıyorsam son yıllarda ev İnterneti, GSM değiştirirken ve bankalar istiyor nüfus cüzdanını.

Çoğu yerde TC numaramızı söylememiz yeterli.

Pek kullanmadığım için yepyeni.

*

Para çekmek için bankaya girdim. Sıramatikten sıra alır almaz, sıramın yandığını gördüm. Veznedeki görevliyi bekletmeyeyim diyerek yürüdüm. Bir taraftan da elimi arka cebime atarak nüfus cüzdanımı çıkardım, görevli isteyince hemen uzatayım diye.

Cüzdanımı çıkarırken önüme bir şey düştüğünü hissettim. Aynı zamanda bir ses işittim. Bu nedir diye iki ayağımın önüne baktım. Düşen nüfus cüzdanının arka kısmında yer alan çip idi.

Çipi elime alarak banka görevlisinin yanına gittim. Nüfus cüzdanımı uzatarak hesabımdaki parayı çekeceğimi söyledim. Bir de bu çip düştü dedim.

"Şimdilik ben bantlayıvereyim" dedi. Çipsiz sorun olur mu dedim. "Bazı bankalarda sorun olabilir" dedi. Geçici olarak çipi bantla yapıştırdı. Bir taraftan da çekeceğim miktarı hazır etti.

Nüfuz cüzdanının çipi düşer miymiş. Benden başka başına gelen var mı, varsa ne yapmışlar diye İnternete girdim. Çipi düşen düşene. Belli ki yeni hüviyetlerin çipi sorun.

Kuvvetli yapıştırıcı ile yapıştırsam olur mu diye birkaç kişiye sordum. Olmaz dediler. Nüfusta çalışan tanıştığım bir görevliye sordum. "Yenilemeniz gerekiyor. Bir fotoğraf ve 185 lira kart yenileme ücretini yatırın. Gelin yardımcı olalım" dedi.

Oğlana, nüfus cüzdanımı yenileteceğim. Haydi seninkini de değiştirelim dedim. Olur dedi.

Oğlanın çipi yerinde. Yalnız ilk yeni nüfus cüzdanı çıkardığımızda kimliğimizi veren görevli, sağ olsun, oğlanın fotoğrafını tam oturtmamış. Kafayı ikiye bölmüş. Oğlan yıllardır kafası yarım kimlik kullandı. Mecburen oğlanınkini de yeniledik.

185+185= 370 lira kimlik yenileme ücretini yatırdık.

Kimlik yenileme ücreti olan 185 liranın günümüzde çok bir ehemmiyeti yok. İşin parasında değilim. Yalnız bir kimlik yenileme ücreti bana yüksek geldi.

Ben kimliği kırsam, buruştursam, hor kullansam, sonra da değiştirmeye kalksam devlet 185 yerine varsın, 1500 alsın.

Bir diğer husus, zamanında bana verilen bu nüfuz cüzdanı 10 yıl geçerli. Sadece benim değil, çoğu kimsenin çipinde bu şekilde sorun olduğuna göre yani bu sorun kimliğin kendisinden kaynaklandığına göre bu şekil çip kaynaklı çip yenilemede yenileme ücretinin talep edilmemesi gerekir. Benim kullanımımdan kaynaklı olursa ücret alınmalı. Kimliğin kendisinden kaynaklı olursa ücretsiz olmalı.

14 Aralık 2025 Pazar

Şöyle Biri Olamadım Gitti

Sünnete uygun bir sakal koyacaksın.

Sözlerinde Müslümanca bir duruş sergileyeceksin. 

Referansın hep dini söylem olacak. 

Müslümanlığı kimseye vermeyeceksin. 

Siyasi duruşun olacak. 

Cemaat, vakıf ve STK'lere gidip geleceksin. 

Sureti haktan görüneceksin. 

Haşa, mahallen ne kadar hata ve yanlış yaparsa yapsın onları ölümüne savunacaksın. Karşı mahallenin Allah bir dediğini samimiyetsizlikle itham edeceksin. Müslümanlık onlara mı kaldı deyip Müslümanlık tekelini elinde bulunduracaksın. 

Gidişatını beğenmeyip sosyal medyada eleştiriye tabi tutanları; yazdığına, yazacağına pişman edip kaba üslubunla ağzının payını vereceksin. 

İnsanları inanç ve siyasi duruşuna göre yargılayacaksın. 

Bu Müslümanca duruş sana yeter de artar bile. 

İşine geç gitsen de olur. 

O gün işine gitmesen de olur. 

İşini yapmasan da olur. 

Görev yerine çıkmasan da olur. 

Sorumlu olduğun kişileri kimseye haber vermeden ve izin almadan habersizce göndersen de olur. 

Günü geldiği zaman maaşını çekip çatır çatır yiyeceksin.

Teknolojiyi çok iyi kullanacaksın. 

Konuşurken bürokrat gibi ve her şeyi bilirim havasında konuşacaksın. 

Görüşünden dolayı tavır aldıklarına selam vermeyeceksin. 

Acaba ben de hata yapmış olabilir miyim diye hiç düşünmeyeceksin. Çünkü hata ve sen ya yana gelmezsiniz. 

Burnundan hiç kıl aldırmayacaksın. 

Kısaca senin duruşun yeter.

Yaşıt Ormanları

Ülkemizde ağaç ve ormanlaşmanın yeterli olmadığı, bu eksikliği gidermek için her kasım ayında fidan dikme seferberliği yaptığımız, diktiğimiz fidanların çoğunun tutmadığı, çünkü fidanları bakımlarını yapmayarak kendi haline bıraktığımız bir gerçektir.

Ülkeyi yemyeşil yapmak ve ağaç sayısını çoğaltmak için ne yapılabilir?

Orman olacak yerlerin tespit ve tahsisi.

Yerel yönetimlere, özel idarelere veya Orman Bakanlığına bağlı ilçe ve il müdürlüklerine yetki ve sorumluluğun verilmesi.

Fidan dikilecek mevkiinin etrafının tellerle çevrilmesi.

Fidan dikim, bakım, budama, sulama, koruma vs. görevlerini yapacak yeteri kadar en az bir elemanın mevsimlik olarak görevlendirilmesi.

Sulama sisteminin getirilmesi. Buna imkan yoksa tankerlerle su getirilerek ekilen fidanların sulanması.

Fidanlar tutup dallanıp budaklanıncaya kadar buralara görevli dışında halkın ve hayvanların girişinin yasaklanması, kapısının kilitli tutulması.

Toprak ve mevkie uygun ağaçların ekilmesi için toprak analizinin yapılması.

Tutmayan ağaçların yerine yenisinin ekilmesi.

Buraya kadar getirdiğim önerilere; iyi, hoş, güzel de ödenek nasıl sağlanacak denebilir? Yer tahsisi dışında ödeneğe ihtiyaç olmayacak diye düşünüyorum. Nasıl derseniz? Şöyle ki:

Yer ve görevli masrafı dışında ağacın bedeli, maliyeti, bakım ve sulama masrafı vatandaştan karşılanmalı. Bunun için kanun çıkarılmalı. Zorunlu bağış adı altında vatandaştan alınmalı. Toplanan paralar ayrı bir kalemde toplanmalı ve ilgili birime aktarılmalı.

Zorunlu bağış derken kastım, önemli gün ve durumlara bağlı olarak vatandaştan ağaç bedelinin alınması. Belirlenen fiyat her yıl ekilen ağaca ve maliyete göre güncellenmeli.

Ağaç bedeli kimlerden alınmalı? Ne için ekilmeli? Bir kişi için asgari kaç fidan dikilmeli?

Kişi doğunca, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversiteye başlayınca ve bitirince, askere giderken, evlenirken, işe başlayınca, iş değiştirince, emekli olunca; baba, anne, dede, büyük anne olunca, vefat edince vs.

Aklıma gelenler bunlar. Bu örnekler azaltılabilir, artırılabilir de. Anlatmak istediğim her önemli gün ve yılların anısına ağaç dikilmesini öneriyorum.

Yazımın başlığını yaşıt ormanları koydum. Akran ormanları da denebilir.

Yaşıt ormanları ya da ağaçları derken kastım aynı gün ya da aynı yıl doğanlar aynı yıl okula başlayıp aynı yıl bitirenler aynı yıl evlenenler aynı yıl askere gidenler vs. anısına dikilen ağaçları kastediyorum. Mesela 2025'liler, 2026'lılar ormanları gibi.

Her yaş ve akran grubu için ayrı ormanlık alanı belirlemeye gerek yok. Çünkü azalan nüfusla birlikte belirlenen ormanlık alanları dolmaz. Aynı gün doğanları alanın bir tarafına, aynı gün işe başlayanları, evlenenleri, okul başlangıcı ve mezuniyet günleri için belli yer belirlenir. Aynı aileye ait dikilecek ağaçlar için de o aile adına alan belirlenebilir.

Dikilen her ağaca kimlik verilir. Ne zaman dikildiği, kimin anısına dikildiği gibi.

Kişiler adına dikilen ve dikilecek ağaçlar için kişilere; ağacın türü, yeri, ada, pafta, parseli gibi bilgilerin yer aldığı bir makbuz verilir. Ağacını şu ada, pafta, parsele dikilmiştir ya da dikilecektir gibi.

Ağaçlar büyüdükten sonra bu ormanlık halka ve kişilere açılmalı. Kişiler yaşıtı olan ya da önemli günler adına dikilen ağacını görmeye gelebilmeli ve ağacının altında mangalsız piknik yapabilmeli, hoşça vakit geçirebilmeli.

Yazdığım öneriler bir yol gösterme ve ufuk açma olarak değerlendirilebilir. Bu öneriler geliştirilebilir. Hatta ormanlıklara dair halka sorulursa çok güzel önerilerin geleceğini de düşünüyorum. Şayet bu öneriler veya benzeri bir irademiz olursa biz bu memleketin her bir yerini yemyeşil yaparız. Günün anısına verilecek ağaç bedeline de hiç itiraz eden olmaz.