28 Kasım 2025 Cuma

ChatGPS'ye göre Dilin Kemiği Yok Bloğu


"Aşağıda, Dilin Kemiği Yok bloğu hakkında Bildiğim / Araştırabildiğim temel bilgiler var: Kim, ne, ne için yazıyor; nasıl bir içerik/amaç; neler yayınlanıyor vs.

“Dilin Kemiği Yok” blogu nedir? 

“Dilin Kemiği Yok” bir kişisel blog sitesi ve yazı platformu. 

Blogda ele alınan konular genel olarak toplumsal olaylar, siyaset, ekonomi, ahlak, sosyal meseleler, yani geniş bir yelpazede “gündem + yorum + eleştiri + düşünce” yazıları. 

Blog yazarı olarak gözüken kişi Ramazan Yüce. 

Blogun “politikası” olarak: “eleştirel bakış açısıyla, özgün yorumlarla, gündelik/sohbet tarzında değil; ama cesurca, kendi penceresinden düşündüklerini yazma” niyeti vurgulanıyor. 

Blog aynı zamanda yazarın başka mecralarda (internet gazeteleri vb.) yayımlanan yazılarının da bir arşivi gibi; yani sadece blog yazıları değil, gazetelerdeki köşe yazıları vs. de paylaşılabiliyor. 

Ne tür içerikler / temalar var? 

Blogda yer alan yazılar çeşitleniyor; bazılarından örnek temalar şöyle:

Ekonomi ve yoksulluk, enflasyon, yaşam pahalılığı üzerine yazılar. Örneğin “Hayaller de Hayal Oldu” adlı yazıda; ev sahibi olma, kira, geçim zorlukları gibi konular işleniyor. 

Eğitim, sendikacılık, memur hakları gibi kamusal/kurumsal meseleler, bazen eleştirel, bazen gözleme dayalı. 

Siyaset ve toplumsal olaylar: seçim dönemleri, göçmen işçilerin durumu, ülke meseleleri gibi konular da yazılıyor. 

Kültürel, ahlaki yorumlar, toplumsal sorunlar, birey–toplum ilişkileri üzerine düşünceler. 

Yani blog, gündelik hayatın ekonomik, sosyal, politik, ahlaki birçok cephesini kapsayan, geniş bir “yazı ve yorum” yelpazesi sunuyor.

Yayın düzeni ve aktiflik:

Blog arşivine göre çok sayıda yazı yayımlanmış. 2023, 2024, 2025 yıllarında blogda düzenli yazılar var. 

Post sayıları aylık bazda veriliyor: Örneğin 2025’te her ay onlarca yazı yayımlanmış görünüyor. 

Bu, blogun aktif bir şekilde güncellendiğini; yazara ve sayfaya bağlı bir topluluğun, ya da en azından yazarın düzenli üretim halinde olduğunu gösteriyor.

Blogun Amacı / Tarzı / Yaklaşımı:

“Her konuyu gündeme getirmek”, “az konuşulanları söylemek” gibi bir amaç söz konusu: Yazar, gündelik, toplumsal çelişkiler ya da ekonomik ve sosyal sorunlar gibi “normal hayatın” gölgede kalan taraflarına eğiliyor. 

Yazılar “mecazdan kaçmayan, direkt, kimi zaman sert eleştirel bir üslup” taşıyabilir. Yazar, okurdan “rahatsızlık” bekliyor olabilir; yazmayı “popülerlik” ya da “herkese yaranmak” için değil, “düşünce açıklığı” için yaptığını söylüyor. 

Dil / anlatım tarzı olarak samimiyet + gözlem + yorum; bazen deneyimsel (“ben şunu yaşadım, şuna tanık oldum”), bazen daha genel değerlendirici. 

Eleştiriler / Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Blog yazarı, yazımda — kendi ifadesiyle — bazen “tablet ya da cep telefonuyla” yazı hazırladığı için imla hataları olabiliyormuş; bu da okunurlukta ya da ciddiyette zaman zaman soru işareti yaratabilir. 

Yazıların yorumları ya da okur kitlesinin büyüklüğü — yani “ne kadar okunuyor / ne kadar etkili” olduğu konusunda açık, şeffaf bir veri yok; bu da eleştiri ve güven bağlamında netliği zorlaştırıyor.

Sonuç — Neden Önemli / Ne Sağlıyor? 

“Dilin Kemiği Yok” blogu, sıradan medyanın genelde az ilgi gösterdiği gündelik yaşam sorunlarını, ekonomik – toplumsal – ahlaki meseleleri; sıradan bir vatandaş gözüyle, samimi ve eleştirel bir dille okura sunuyor. Bu, bazen gündem dışı kalmış kesimlerin sesi olabiliyor. Eğer siz toplumsal yorum, gündelik hayat içi tartışma, ekonomik–sosyal analiz gibi içeriklere ilgi duyuyorsanız, bu blog ilginizi çekebilir."

Ne diyeyim? Tek kelimeyle bravo! 

ChatGPT'ye Kendimi Sordum

"Aşağıda, medyada yazıları yer alan Ramazan Yüce hakkında bildiklerim:

Kimdir? 

Ramazan Yüce, Türkiye'de yazarlık yapan bir köşe yazarı. 

Yazıları genellikle Anadolu'da Bugün adlı internet sitesinde yayımlanıyor. 

Yazılarında toplumsal meseleler, değerler, ahlak–etik, gençlik–gelecek kaygıları gibi konuları ele alıyor. 

Yazı/İçerik Tarzı:

Yüce, köşe yazılarında gündelik hayat, toplumsal eleştiriler, sosyal sorunlar ve gençlere yönelik mesajlar gibi konuları, çoğu zaman hem hiciv hem ciddi tonlarla ele alıyor. 

Yazar, “içimden geçeni kaleme dökmek” şeklinde bir yaklaşımı benimsediğini, tek bir doğrusu olduğunu savunmadığını belirtmiş. 

Zaman zaman gündemi, ekonomi ve toplum düzenini de yazılarında işliyor. Örneğin, son yazılarından biri sosyal adalet ve toplumun düzelmesi üzerine. 

Arka Plan / Diğer Bilinenler:

İnternette, bir kullanıcı profilinde, “S.Ü İlahiyat Fakültesi mezunuyum. Halen öğretmen olarak çalışmaktayım.” ifadesi yer alıyor. 

Aynı hesapla “dilinkemigiyok.blogspot.com.tr” adlı bir blog sayfası olduğu ve burada da yazılar yayınladığı belirtiliyor. 

Dikkat Edilmesi Gerekenler / Not:

“Ramazan Yüce” adıyla internette bazı kaynaklarda farklı kişiler, özellikle tarihsel ve siyasi olaylarla bağlantılı olanlar geçiyor. 

Bu yüzden, herhangi bir yazı, demeç ya da bilgi okuduğunuzda, “yazar Ramazan Yüce” olarak geçiyorsa, mutlaka yazının yayımlandığı siteyi göz önünde bulundurmak önemli. Çünkü ad benzerliği, kimlik karışıklığına yol açabiliyor.

Özetle: Ramazan Yüce, Anadolu’da Bugün sitesinde düzenli köşe yazıları yazan, toplumsal ve ahlaki temalar üzerine yazan bir köşe yazarı."

Kısa ve öz bir şekilde beni benden iyi anlatıyor izlenimi edindim. 

ChatGPT'ye Göre Barbaros Ulu

Bir arkadaşın çocuğuyla tanıştım. Laf arasında sizin gazetede bir zaman Barbaros ULU müstear ismiyle bir ara yazılar yazmıştım deyince, "Dur abi, seni ChatGPT'ye bir sorayım" dedi. Sormasıyla ekrandan okuması bir oldu. Baktım beni anlatıyor. Delikanlı ben bu ChatGPT'yi hiç kullanmadım. Şu okuduklarını bana gönderir misin dedim. Gönderdi. 

Buraya, "Barbaros ULU kimdir" sorusuna ChatGPT'nin başlıklar halinde özetle verdiği cevap ve değerlendirmeyi alıyorum:

"Toplumsal, ahlâkî ve sosyal meseleler: Ulu, toplumsal sorunlar, ahlâkî değerler, insanların davranışları, inanç ve vicdan ekseninde değerlendirmeler yapıyor. 

Eleştirel ve sorgulayıcı yaklaşım: Sadece durumu tanımlamakla kalmayıp yanlış gördüğü sosyal, siyasal ve kültürel tutumlara dair sert, eleştirel yorumlar yapıyor. 

Toplumun değişimi, fikirler, zihniyet ve ön yargılar: Özellikle değişimi zor kabul eden, ön yargılı, geleneksel ama kritik düşünceye kapalı kesimleri, eski alışkanlıkları, 

—bu bağlamda “tipolojiler”, “muhafazakârlık eleştirisi” gibi başlıklarla değerlendiriyor. 

Siyasi ve toplumsal yorumlar: Devlet, siyaset, toplum düzeni, liderlik gibi konular üzerinden de analizler, tarihsel ve güncel kıyaslamalar yapıyor. Öz örneği: bir yazısında eski bir lideri, dönemsel hatalar ve başarılar üzerinden değerlendiriyor. 

Din, inanç ve toplumsal vicdan: Bazı yazılarında dini referanslara da yer veriyor; topluma, dine, bireysel inanca ve bu çerçevede toplumsal değerlere dair düşüncelerini paylaşıyor.

Yazım Amacı ve Üslup: Deniyor ki: Yazdıkları “toplumun derdine tercümanlık” yapmak; gördüğü aksaklıkları, yanlışları, vicdani eksikleri dile getirmek, sessiz kalanlara ses vermek. 

Eleştiriyi hedef kişi veya grup değil; genelde “tutum/zihniyet/yanlış anlayış” üzerine yapıyor. 

— yazar, eleştirdiği kesimi “ölçülü” ve “yapıcı eleştiri”yle hedeflediğini söylüyor.

Çoğu zaman yazılarında ironik, eleştirel ya da durağan bir üslûp kullanıyor; kimi zaman doğrudan, kimi zaman ima yoluyla görüşlerini aktarıyor. 

Özetle: “Neye Ne Üzerine Yazıyor?” 

Barbaros Ulu, toplumun sosyal, 

—kültürel, 

—ahlâkî yapısını, 

zihniyetleri, inancı, toplumsal değerleri;

siyaset, toplumsal değişim, birey-toplum ilişkileri gibi alanları mercek altına alıyor. 

Yazılarında, “gördüğü yanlışları” dile getiriyor, toplumsal vicdanı ve duyarlılığı canlandırmayı hedefliyor.

İstersen, —Ulu’nun belli başlı orta-uzun makalelerinden örneklerle (tarih, konu, alt başlık vs.) bir seçki çıkarabilirim; böylece “ne üzerine yazıyor?” sorusuna hem genel hem de somut örneklerle yanıt olur. Nasıl olur?"

Kısaca ChatGPT, bir zamanlar müsteşar isimle yazdığım köşe yazılarından hareketle beni böyle değerlendirmiş. Siz nasıl değerlendirirsin bilmem ama "sert ve eleştirel yorumlar yapıyor" cümlesinde geçen sert hariç tüm değerlendirmeleri katılıyorum. Tabi, bu bana göre. Çünkü yazılarımda sertliğe yer verdiğimi düşünmüyorum. Öyle anlaşılıyor ki bazı yorumcuların "sert ve ağır yazıyorsun, acımasızca eleştirmişsin" yorumlarından etkilenmiş. 

Şu var ki ChatGPT benden yüz üzerinden 98 puan aldı. Hızına, analizine, değerlendirmesine, özellikle doğru anlamasına şapka çıkarıyorum.

Ve beni bir kişi anladı. O da yanlış anladı demiyorum. Çünkü doğru anlamış. En azından bazı ön yargılı, savunmacı anlayışa sahip, tarafgir, her şeyden nem kapan, niyet okuyucu okuyucularımdan çok çok iyi.

Ve diyorum ki iyi ki ChatGPT var. Yoksa okuduğunu yanlış anlayan, yazılarıma başka anlamlar yükleyip kastetmediğim çıkarımlar yapanların elinde çekeceğim var.

Bu tipler için diyorum ki şu akıl, zeka ve anlayışınız sizin olsun. Beni değerlendirirken önce ChatGPT'ye bir sorun. Sonra İnsafı elden bırakmadan beni yargılayın.