28 Eylül 2025 Pazar
Trump Görüşmesinin Düşündürdükleri *
26 Eylül 2025 Cuma
Yürüyüşüme Dair Takipçi Yorumları
26 Eylül 2020 günü yürüyüş yapmak için şu güzergahı seçmiştim:
Dönüş: Otogar-Tramvay Yolu-Beyşehir Yolu-Fatih Caddesi-Yaka.
Bu yolculuğum, 4 saat 9 dakika sürmüş. 30672 adım atarak 20,86 km yapmışım.
2020'den beri yaptığım yürüyüşlerde rekor, Yaka-Altınapa Barajına gidiş dönüş idi. Telefonumun şarjı dönüşte Akyokuş'a yaklaşırken bitmişti. Sonrası adımları kayda alamadım. 36000 idi telefon kapanmadan önce attığım adım. Bu da 25 km demektir. Sonrasında bir kırk dakika daha yürüyerek eve gelmiştim. Bu demektir ki gidiş dönüş beş saat süren bu yolculuğumda 30 km rahat yapmışım.
Yazımın bundan sonraki kısmında, sosyal medyada paylaştığım Yaka-Otogar, Otogar-Yaka yürüyüşüme dair takipçilerin yaptığı yoruma yer vereceğim:
"Hocam bunu bisikletle dene bari, zaman israfı azalır...".
"Hocam maşallah ya, yani hakkaten maşallah 20 km mi 😳 ben 5 kmden sonra çok yürüdüm diyordum 🤓".
"Maşallah hocam .Bu tür paylaşımları pek yapma nazara gelirsin. Millet o kadar yolu arabayla giderken yoruluyor".
"Ağa sen beni de geçtin valla
Helal olsun
41 kere maşallah🚶♂️🚶♂️🚶♂️🚶♂️".
"Abi, işi abartıyorsun! Gel beni dinle, günlük en fazla 6000, bilemedin 7000, haydi 1000 de. Yengemden uzak durman için vereyim, toplam 8000 adımdan fazla yürüme. Ben yaptım, sen yapma. Ben de bir günde bu kadar yürüdüm ve ayağıma giren ağrıdan dolayı 3 ay üzerine basmakta zorlandım. Sonunda da yürümeyi bıraktım."
"Hocam, ceryanlı velesbitle mi gezip durun sen?"
"İmrendik bak yine. Maşâallah... "
"Ortada bir abartma var...diz sıvısı tahrip olur...dikkat ediniz. "
"Hocam senle şöyle Nahcevan Azerbaycan tarafına gitsek yürüyerek"
"Çorum'a da sapıver bi zahmet abi"
"Seyyah olup şu alemi gezerim/ Bir dost bulamadım gün akşam oldu."
Tarihi Binalarımız Bize Ne Diyor? *
Anıt'tan Zafer'e geçerken Konya Lisesi, Kayalıpark'a doğru giderken bir zamanlar Meram Milli Eğitim Müdürlüğü olarak kullanılan bina, Kayalıpark'a varınca İplikçi Camii, Valilik binası, sol tarafında Şerafettin Camii, bir zamanlar Karatay Lisesi olarak kullanılan bina dikkatimi çeker.
Diğer binalar pek dikkatimi çekmezken yazdığım binaları defalarca görmeme rağmen başımı kaldırır, bir daha bir daha bakarım.
Aynı şekilde Alaeddin Tepesine çıkarak Alaeddin Keykubat Camiinde cuma namazı kılarım zaman zaman.
Yine önünden geçerken daha önce girip gezdiğim İnce Minare ve Karatay Medreselerine de alıcı gözle bakarım.
Verdiğim tarihi bina örnekleri Konya'dan. Diğer şehitlerimizin çoğunda da bu şekil tarihi eserleri görmek mümkün.
Sütunları ve kalın duvarlarıyla dikkat çeken bu binaları gördükçe içim açılır. Hiçbir masraftan kaçınmadan bize bırakanlara minnet duyarım.
Hepsinin özelliği asırlar geçmesine rağmen dimdik ayakta durmaları ve hâlâ kullanıma açık olmaları.
Sağlamlık yönünden bugünkü son teknoloji ile yapılmış beton binalara beş çeker hepsi.
Yazın serin, kışın sıcak tutar.
İçeriden dışarıya sesi gitmez. Dışarıdan da içeriye ses ve gürültü girmez.
Kullanışlı mı kullanışlı.
Başta sağlamlık olmak üzere binanın her bir yerine sanatın her türlüsünü ilmek ilmek işlemişler.
Adeta asırlara meydan okuyan bu tür tarihi binaları Müslümanlar yapsa da aynı, Hristiyanlar yapsa da aynı. Cami yapsalar da aynı, kilise yapsalar da aynı, hamam yapsalar da aynı.
Farklı millet ve inanç sahiplerinin geçmişte bina yapmada ortak özelliği; hile, hurda, alavere, dalavere bilmemeleri. Bunları biliyorlarsa da binada uygulamamaları. Kısaca evladiyelik yapmışlar adeta. Binaların harcı dürüstlük olsa gerek.
Yüzyıllara meydan okuyan her bir yeri tarih kokan, her bir yerinde sanat izi olan bu binaları gördükçe, bu binaları bizlere bırakanlar bize adeta şöyle diyor: “Belki biz ölürüz belki bizim medeniyetimiz söner belki devletimiz yıkılır ama bizim yaptığımız binalar dimdik ayakta olacak ve sizler bu binaları kullanacaksınız. Yanlarına yeni beton binalar yapacaksınız. Ama şunu bilin ki bizim yaptığımız gibi bina yapmazsanız, bu yaptığınız binalar bir depremde eceliniz olur. Sakın ola böyle binalar yapmayın. Yapacaksanız bizim yaptığımız binalar gibi evladiyelik binalar yapın. Yaptığınız binaları sizden sonraki neslinize bırakacak şekilde sapasağlam yapın. Her ne olursanız olun, bina yapımında dürüstlüğü hiç ama hiç elden bırakmayın”.
*21.11.2025 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
