25 Kasım 2024 Pazartesi

Anlamlı Bir Öğretmenler Günü Hediyesi

24 Kasım 2024 günü öğretmenliğimin 32.yılı. 

Akşamında koltuğuma oturup "Kim Milyoner Olmak İster" programını açtım. 

Kulağım yarışmayı dinlerken elime telefonu alarak Facebook'a girdim. Geçmişte bugün neler paylaşmışım diye "Anılar" bölümüne baktım. 

Karşıma, yan tarafta gördüğünüz not çıktı. Bu not, 2015 yılının 24 Kasımında öğretmenliğimin 23.yılında öğretmenler günü dolayısıyla bana hediye getiren 6.sınıf bir kız öğrenciye ait: "Sevgili Ramazan Hocam, okul formamı giymediğim zaman sizi üzdüysem özür dilerim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun. Size bir şey alamadım ama bunu getirdim. Umarım beğenirsiniz". 

Hediyesini değil de hediyenin üstüne iliştirdiği bu notu paylaşmışım o gün. 

Getirdiği hediye yanlış hatırlamıyorsam, 6'lı meyve bıçağından biri eksik beş âdet meyve bıçağı idi. 

Meyve bıçaklarını güzelce sarmış, üzerine de kendi el yazısıyla yazdığı bu notu iliştirip odama getirmişti.

32 yıllık meslek hayatımda değişik il, okul ve okul kademelerinde çalıştım. 

Zaman zaman değişik hediyeler aldım. Her hediyenin yeri ayrıdır. Hepsi anlamlıdır ama bu kızın getirdiği hediyeden ziyade yazdığı not benim için çok anlamlı.

Seneyi devriyesinde karşıma çıkınca tekrar 2015 yılına gittim ve duygulandım.

Kızımızın yazdığı nota tekrar bakıyorum. Hediye, not ve özür. "Formamı giymediğim zaman sizi üzdüysem özür dilerim" diyor. 

Duygulanmanın yanında nottaki forma beni üzdü. Okul müdürlerinin en büyük handikapı maalesef okul forması, kılık ve kıyafet. Öyle üzerinde duruyoruz ki gören de sanki kılık kıyafet oldu mu eğitim ve öğretimin tüm derdi bitecek, eğitim ve öğretimimiz şaha kalkacak.

Bugünden geriye dönüp bakınca, okul disiplini adına bu kılık kıyafet dayatmamdan mahcubiyet duyuyorum. Nicedir denetimli serbest kıyafet uygulamasını savunuyorum. Ne edersiniz ki eğitim ve öğretim camiası olarak daha bu kabuğumuzu kıramadık. 

Bu özeleştiriden sonra tekrar kızımızın notuna gelirsem, 2015'den bu yana 9 yıl geçmiş. İsmini ve simasını unuttum. Görsem tanımam. 

Bu kızımız öyle zannediyorum, şimdilerde 20'li yaşlarda olmalı. Liseyi bitirmiş, üniversitede okuyordur.

Hatırlanmak güzel bir duygudur. Allah yolunu ve bahtını açık etsin. Daima haturlananlardan eylesin. 

24 Kasım 2024 Pazar

Dondurucu Soğuk ve Ayaz

Nicedir doğru dürüst kış görmüyorduk. Hele 2023 yılında Konya'ya kar yağmadı dense yanlış olmaz. Bazı ilçelere ve yüksek yerlere az yağdı, hepsi o kadar.

Kar yağmayınca barajlar da çekildi. Susuzluk kapıda.

Kâr yağmasa da civarda kar yağdıkça Konya'nın nasibine civarın ayazını çekmek kalmıştı. 

2024'e geldiğimizde her sene ocak ayına doğru yüzünü gösteren kış bu sene yüzünü erken gösterdi.

23 Kasım gecesi bastıran kış yerleri ağarttı. Arabaların üstünü karla kapladı.

24 Kasıma gözümüzü açtığımızda ise gündüz vakti bile buz kesti. 57,6 km/s hızındaki rüzgar ayazın derecesini daha da artırdı. 

İliklerine kadar işliyor soğuk.

Nem ne şekil bir soğuk var dışarıda. 

Son yıllarda böyle ayaz, böyle soğuk görmedim desem abartı olmaz.

Aslında hava durumu gündüzü sıfır, geceyi ise -5 gösteriyor. 

-20 dereceleri gördüğümüz zaman bile bu derece üşütmedi hava. Öyle zannediyorum, ayaz ve soğuğu artıran rüzgarın fazla olması. 

Bir gün öncesi yani 23 Kasım günü gündüzü de sıfır derece olmasına rağmen çarşıya çıkıp bir çay ocağının dışında oturarak çay içtim. Çok üşüdüğümü de hissetmedim. Üstelik üzerimde kalın kışlık ve mont yoktu. 

Bugün de yani 24 Kasım günü çarşıya yürümek istedim. İlk defa üzerime kışlık montu giydim. Kaşkolu boynuma doladım. Başıma takkeyi geçirdim. 100 metre yürüdükten sonra çarşıya gitmekten vazgeçip markete geçtim. Alacağımı alıp eve attım kendimi. 

Gündüzü sıfır, gecesi -5 derece olan 24 Kasımdaki bu hava, belli bir sürenin üzerinde dışarıda kalmak zorunda kalan canlıyı dondurur.

Dışarıdaki bu dondurucu hava, ister istemez evi ve barkı olmayanları düşündürüyor insana.

Aynı şekilde yakıtı olmayanları da evde olmasına rağmen buz keser.

Yine bu soğuk dışarıda kalan sokak hayvanlarını bu havada sığınacak kuytu yerleri yoksa dondurur.

Bu havada dışarıda çalışmak zorunda kalanlar öyle zannediyorum, soğuk ve ayazı iliklerine kadar hissetmişlerdir. 

Bu havada dışarıda çalışmak zorunda kalanların, evsiz ve barksız olanların, evinde yakıtı olmayanların Allah yardımcısı olsun. 

Öğrenci ve Öğretmenler Günü

Hemen hemen her meslek grubuna 365 gün içerisinde yer vermişiz. 
Günü geldiği zaman da anarız, kutlarız, mesajlar göndeririz. 
Genelde her meslek grubu da kendi gününü kendi kutlar. 
Merak etmişimdir, günler niye var diye.
Sahi niye kutlar ya da anarız bazı günleri? 
Önemsendiği için midir, unutulmamak için midir yoksa önem atfetmek için için midir?
Kutlanan günlerden bir tanesi de her yılın 24 Kasımını, öğrenen ve öğreten yönünden Öğretmenler Günü olarak kutlarız. Dar anlamda okullara ve okullardaki öğretmene indirgiyoruz. 
Aslında 24 Kasım sadece okullarda ders veren öğretmenlere indirgense de öğrenen ve öğreten yönünden herkes öğrenci ve öğretmendir. İşi, gücü, mesleği ne olursa olsun, birinden bir şey öğrenmişsek biz onun öğrencisiyiz, o da bizim öğretmenimizdir.
Bu yönüyle aynı evde büyüdüğümüz anne babamız ve büyüklerimizden çok şey öğreniriz. Çünkü bilginin, görgünün ve terbiyenin ilk mektebi ailedir. 
Sanayi ve iş yerinde usta, kalfa ve çırağına, kalfa çırağa ustalık öğretir.
Birlikte gezip dolaştığımız arkadaşımızdan, sınıf, sıra ve okul arkadaşımızdan da yeni şeyler görür, uygularız.
Çarşı, pazarda tanıdık ve tanımadık insan manzaraları görürüz. Bazısı hoşumuza gider, bazısı gitmez. Bilerek veya bilmeyerek bunlardan da yeni şeyler öğreniriz ama olumlu ama olumsuz. 
Yemek pişirirken bile tarifini veren kişiden yemek yapmayı öğreniriz.
İbret aldığımız her şey bir bilgidir. Bu yönüyle de canlı veya cansızdan bir şeyler öğreniriz. 
Tecrübe de bir bilgidir. 
Yediğimiz kazık da. 
Kısaca kişi bir yerden veya kişiden bir şeyler öğrenirken öğrenci, öğrendiğimiz kişi ise öğretmendir. Yaşayan her varlık hem öğrenen hem de öğretendir. Herkes birbirinin hem öğrencisi hem de öğretmenidir. 
Bu yönüyle hayat öğrenen ve öğretenden ibaret desem yanlış olmaz. Beşikten mezara ilim denilen de bu olsa gerek. Çünkü hem öğreniyoruz hem öğretiyoruz. Bir yerde öğretmen varsa öğrenci de vardır. Aynı şekilde öğrenci varsa öğretmen de vardır. 
İsterim ki öğretmenler günü sadece okul öğretmenlerine indirgenmesin. Özelde okullu öğretmenlerin gününü kutlarken kendimizin de alanında bir öğretmen olduğumuzu unutmayalım. Güne de sadece öğretmenler günü denmesin. Günün adı, Öğrenci ve Öğretmenler Günü olsun. 
Herkesin öğretmenler günü kutlu olsun.