5 Haziran 2024 Çarşamba

Huzur ve Mutluluğun İlacı *

Ömür dediğimiz bir beklenti, umut  ve hayal kırıklığı ile geçiyor dense yeridir.

Küçüksün. Birçok şeyleri yapmaya gücün yoktur. Tüm yapamadıklarını yapmak için ah bir büyüsem dersin. 

Büyüyünce keşke büyümeseydim dersin. Çünkü büyüdükçe hayatın tüm yükleri ve sorumluluğu biniyor üstüne. Sorumluluk arttıkça hayatın bir anlamı kalmıyor ve hep çocukluğunun özlemini çekersin.

Evliliğe büyük umut bağlarız. Nikahta keramet var. Evlilikte şöyle bir hayatım olacak, böyle mutlu olacağım dersin. Adeta tüm dertlerimiz bitecek.

Evlenirsin. Evlilik umduğun gibi çıkar ve beklentilerine cevap verirse, keyfine diyecek yoktur. Tüm mutluluklar senindir. Ya beklediğin gibi çıkmazsa. İşte o zaman hayal kırıklığı yaşarsın.  

Bu aşamadan sonra kendinize ve eşinize hayatı zehir ederek  evliliği devam ettirirsin. Bu durumda ömrün bu dertle geçecek. Ayrılma yoluna gidersen, umulan mutluluk yakalanabilecek mi? Eskiyle bağını koparabilecek misin? Hele bir de çocuk varsa.

Bir takımı tutuyorsun. Yıllardır her yolu deneyip şampiyon olamıyor. Dünyanın parasını verip dünyaca ünlü bir hoca getirip takımı emanet ediyorsun. Hocaya çok güveniyorsun. Çünkü gittiği her takımı şampiyon yapmış, birçok kupayı çalıştırdığı takımların müzesine götürmüş. Kurtuluşunuz bu hoca artık. 

Hoca, beklentiye cevap verirse ne âlâ. Zevkten dört köşe olunur. Ya işler beklendiği gibi gitmezse, ortaya büyük bir hayal kırıklığı çıkar. Çünkü o kadar ünlü hoca da derdinize çare olamamıştır. Saçtığın büyük para da cabası.

Ülkenin sıkıntısı çoktur. Ah biri gelse de bizi bu dertlerden kurtarsa. İşte şu bizi kurtarır dersin. Desteğini verirsin. O gelen biri beklentilerine cevap verirse tüm dertlerin biter. Ama ya beklediğin gibi çıkmazsa. İşte o zaman yaşanacak olan bir hayal kırıklığıdır.

Çocuğunuz vardır. En iyi okul en iyi hoca en iyi muhit arayışına girersin. Çocuğunun iyi bir şekilde yetişmesi için saçını süpürge edersin. Çocuğun başarırsa o okul o hoca o muhit bir numaradır. Tersi çıkarsa yine hayal kırıklığı yaşarsın.

Örnekleri çoğaltabilirim. Bence fazlasına gerek yok. Tüm bu örneklerden ortaya şu çıkıyor ki yaşadığımız hayat hep bir beklenti bir umut bir mutluluk bir kurtuluş ve hayal kırıklığından ibarettir.

Hayal kırıklığı yaşamamak için hiçbir şeyde fazla beklentiye girmemek, çok umut bağlamamak, azla ve mevcutla yetinmeyi bilmek, azla mutlu olmak, olana rıza göstermek ve kimseyi, hiçbir şeyi kurtarıcı olarak görmemektir. Çünkü ne kadar beklenti o kadar hayal kırıklığıdır. Ne kadar umut o kadar hayal kırıklığıdır. Ne kadar mutluluk o kadar hüsrandır. Ne kadar kurtarıcı peşinde koşmak insanı o kadar yorar, bitap düşürür ve gittikçe insanlara güveni yok eder.

Kısaca, ne kadar az beklenti o kadar çok mutluluktur. Ne kadar az umut bağlamak, insana az hayal kırıklığı yaşatır. Kimseyi kurtarıcı olarak görmemektir. Çünkü kimse de sihirli değnek yoktur. Ayrıca her kurtarıcı önce kendisini ihya eder ve kendisini kurtarır. Kendisi beş kazanmadan sana zırnık koklatmaz.

Hasılı beklentisi olmamak, çok şeye ve her şeye umut bağlamamak, kimseyi kurtarıcı görmemek, insanın kurtuluşudur. Özellikle kurtarıcılardan kurtulmak, onlarda bir hikmet aramamak, bizi bu kurtaracak beklentisine girmemek, en büyük mutluluktur. Bu mutluluk ise yaşanacak hayal kırıklığından iyidir.

Belki de bunların da ötesinde hayatın her alanında, kişilere bağlı olmadan, işleyen bir sisteme sahip olmak, mutluluk ve huzurun yegane kaynağıdır. İşleyen bir sistem yoksa her şeyin sonu hüsrandır vesselam.

*25.06.2025 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır. 

Kurbanlıklar Cep Yakıyor *

Her kurbanda olduğu gibi bu sene de kurbanlıklar cep yakacak.

Küçükbaş kurbanlıklar ile büyükbaş hisseler 10 bin ila 30 bin arasında değişiyor.

Yurtdışı kurbanlık fiyatları ile yurt içi kurbanlıklar arasında uçurumlar var.

Yurtdışı kurban fiyatlarını görünce insanın yurt dışında kurban kesesi geliyor.

Kurbanlık bağışında bulunacak olan da fiyatının uygun olması dolayısıyla bağış olarak yurtdışını tercih ediyor. 

Kurban kesecekler şimdiden kara kara düşünüyor. 

Önceki yıllarda olduğu gibi bu sene taksit imkanı da yok. 

İbanı da kabul etmiyor çoğu.

Üstelik çoğu firma nakit istiyor. 25-30 bin liralık bir hisseye giren biri nakit ayarlamak için üç gün ATM'ye gitmesi gerekecek.

Sağda, solda üç kuruş parası olmayan en düşük emekli maaşı alanın, bu durumda kurban kesebilmesi mümkün değil. 

Çalıştığı bir aylık ücreti vermek durumunda kalacak olan asgari ücretlinin de kurban kesebilmesi zor.

Kurban demek hac demektir aynı zamanda. Hacca gidecekler de kara kara düşünenler kervanına katıldı.

Yıllardır hac sırası bekleyip hac çıkanların çoğu hacca gitmekten vazgeçti.

Yedeklerden on binlere sıra geldi. Çünkü hacca gidecek bir kişinin en az 250 bini gözden çıkarması gerekir.

Kısaca bir zamanlar bir zengin ibadeti olan hac ve kurbana, normal geliri olan insanımız hem hacca gidebiliyor hem de kurban kesebiliyordu. İş bu seneye gelince hacca gitmek de kurban kesmek de bedel ister. Tam bir zengin işi oldu artık hem hac hem kurban. 

Parası olmayan hacca gitmesin demek kolay. Adam yıllardır bekliyor. Gel de bu adama gitme. Sana hac farz değil de. Ya da hac çıkmış, parası yoksa borç bul git, bu fırsat bir daha ele geçmez de. Çünkü eskisi gibi borç bulunarak gidilecek bir ibadet değil artık. Kurban da öyle. Haydi deyince her adam kurban kesemez.

Aklıma şu sorular geliyor:

Nasıl tarım ve hayvancılık ülkesiyiz? Niçin yurtdışı kurban fiyatları ile yurt içi kurbanlıklar arasında kaç katı fiyat farklı olur?

Enflasyonun bu ay yıllık zirveyi görmesi de şaşırtıcı. Zira kaç aydır fiyatlar yerinde sayıyor. Döviz ileri gitmediği gibi düşüyor. Altın hakeza. Akaryakıt fiyatlarına indirimler geliyor. Bu durumda enflasyon bu ay nasıl zirveyi görür, fiyatlar niçin makul olmaz? 

Hem kurban ibadetini yerine getirecek hem de çoluk çocuğu bu vesileyle et yüzü görecek kişiler için kurbanlıklara taksit imkanının getirilmesinde fayda var. Çünkü bu vesileyle kurban kesmeyecek bazı insanımız kurbanını rahat kesebilir.

*07.06.2024 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır. 

4 Haziran 2024 Salı

FB Bunu Asla Yapmasın!

On yıldır şampiyonluğa hasret Fenerbahçe, bu susamışlığını gidermek ve kana kana su içmek için dünyaca ünlü teknik direktör Mourinho ile anlaştı. 

FB bu ünlü teknik direktörle anlaşmak için paraya acımadı. Yıllık 20 milyon avro gibi bir miktardan bahsediliyor. 

FB seyircisi ve yorumcular şimdiden önümüzdeki sezon şampiyon havasına girdi. Bir sevinç bir sevinç. 

Meral Hanım gibi kart atıp bence de FB 2024-2025 sezonunda şampiyon olur diyemiyorum. Çünkü bırakın önümüzdeki sezonu, burnumun ucunu dahi göremiyorum. Bir de top yuvarlak. Yine de FB 2024-2025 sezonunun en büyük favorisi. 

Yalnız her zaman favoriler şampiyon olmuyor. Bazen doku uyuşmazlığı da olabiliyor. 

Gördüğüm kadarıyla Mourinho kaprisli yüksek ego sahibi biri. Fenerbahçe başkanlarında da kapris ve yüksek ego eksik değil. Bakalım iki yüksek egodan ortaya bir başarı çıkar mı? Bekleyip göreceğiz.

FB önümüzdeki sezon şampiyon olursa 10 yıllık şampiyonluk hasretine son vermiş olacak. Aynı şekilde son 9 yıldır çalıştırdığı takımlarda kupa kaldıramayan Mourinho da kupa hasretine son vermiş olacak. 

Olur ya işler ters gider şampiyon olunamazsa, ezeli rakibim FB, sakın ola başarısızlığı Mourinho'ya keserek onu göndermeye kalkmasın. Çünkü kazanmadık kupa bırakmayan Mourinho'nun bir diğer özelliği de başarılı olamadığı kulüplerden kovulunca tazminat kazanmasıyla da meşhur. 

İsterseniz, Mourinho'nun tazminatlardan bugüne kadar kazandığı gelirine bir göz atalım da işin vahametini görün isterim:

2007'de Chelsea'den 21 milyon avro,

2012'de Real Madrid'den 20 milyon avro, 

2015'te Chelsea'den 14,5 milyon avro, 

2019'da Manhester United'den 17,5 milyon avro, 

2021'de Tottenham'dan 23,5 milyon avro, 

2024 yılında Roma'dan 3,5 milyon avro kazanmış.

Toplam miktarı toplamaya çalıştım. Beceremedim. Varın siz hesap edin. 

Gönül ister ki FB ile Mourinho arasında bir yol kazası olmasın. Kazandığı tazminatlar listesine bir de FB eklenmesin. Hele bana güvenerek ünlü teknik direktörü göndermeye kalkmasınlar. Zira bu durumda FB'yi ben bile kurtaramam. 

Görünen o ki FB’nin önümüzdeki sezon şampiyon olmaması için bir sebep yok. Şayet olamazsa eski teknik direktör İsmail Kartal’ın ahı tutar diye düşünüyorum. Çünkü kırmadık rekor bırakmayan kendi evlatları İsmail’in üzerine gül koklamak olmadı.