16 Mayıs 2024 Perşembe

Ülkenin FETÖ ile Sınavı (5)

FETÖ ile mücadele edilecekse gerçek FETÖ’cü olanlara devlet göz açtırmamalı. Gerekli cezayı vermeli. 15 Temmuzdaki can havli ile hareket etme ve herkesten ve her şeyden şüphelenme dönemi sona ermeli. Mücadelede soğukkanlılık devlete hakim olmalı. Uzun yıllar açık ve ihracın ardından göreve iade gecikmiş adalettir. Buna da adalet denmez. Devlet toptancı davranmaktan kaçınmalı. Bir arkeolog sabrıyla gerçek suçluları ortaya çıkarmalı. Herkesi suçun içine atmamalı. Eğer suçlu aranıyorsa toplumsal bir vakıa olan bu konuda, suçun büyüğüne ve sorumluluk durumuna göre en tepeden en aşağıya herkes ceza almalı. Bu konuda ilk taşı en temiz olanlar atmalı. Tereyağı gibi suyun üstüne çıkanlar değil.

Sonuç itibariyle FETÖ ile ilgili birçok konuya bu yazımda değindim. Özetlersem,

FETÖ bir ABD projesidir. Merkezi ABD, ülke içindeki aktörler ise ABD adına bu ülkede vekalet savaşı veren DEAŞ, PKK gibi piyonlardır.

FETÖ bir derin devlettir. Güçle birlikte hareket ederek derin devlet olan Ergenekon’u temizleyerek kendisi derin devlet olmuş, bu sayede askeri vesayet sona ermiştir. FETÖ derin devlet olduktan sonra daha önce derin devletten temizlenen Ergenekon ile birlikte FETÖ derin devletten temizlenmektedir.

15 Temmuz darbesi bir İngiliz yapımıdır. Bu darbe teşebbüs ile 80 ihtilali ile ABD’den rövanş alınmıştır. Biliyorsunuz 60 ihtilali bir İngiliz yapımı bir darbe iken 80 ihtilali ABD yapımı idi. Aslında 15 Temmuz ve diğer darbeler, dış güçlerin darbeyle veya darbe teşebbüsü ile gücünü göstermesinden ibarettir. 17-25 Aralıktan itibaren ortada ve bir arayış içerisinde olan devlet, 15 Temmuz ile birlikte İngiltere tarafına yönünü döndürmüştür.

Gerçek FETÖ ABD’dir. ABD adına vekalet savaşı veren Gülen ve yurtdışına kaçan ihanet şebekesi bu yapının piyonlarıdır. Bu ülkenin ekmeğini yiyip bu ülkeye ihanet edenlerdir.

FETÖ konusunda ülkesine kaçan FETÖ’cüleri koruyup kollayan Batı’dır.

Başka gerçek FETÖ aranacaksa -ki ben bunları gerçek FETÖ kabul etmiyorum. Bunları ABD’nin oyununa gelen kimseler görüyorum- ABD’nin oyununa alet olan FETÖ ile birlikte hareket edenlerdir. Ne istedilerse verenlerdir. Devletin tüm kurumlarını bu örgüte teslim edenlerdir. Dün FETÖ’yü yere göğe sığdıramayıp bugün küfredenlerdir. Ellerinde imkan ve yetki varken FETÖ’nün gerçek yüzüne zamanında farkına varamayanlardır. Onların yaptıklarına göz yumanlardır.

Tüm bunlar hesap verdikten sonra FETÖ’cü diye sıra ibadet kesimine gelmelidir. Bunlar belki de bunların içinde en masum olanlarıdır. Bu kesim kanmış, kandırılmış ve yapının iç yüzünü bilemeyen kişiler. Tıpkı devlet gibi. Gücümüz de bunlara yetmesin. Altta kalanın canı çıkmasın.

Son sözü de bu yapının ticaret kesimi için söyleyeyim. Bunlar fifty fifty çalışanlarıdır. Kazan kazan politikasını güdenlerdir. Bunların dinî, imanı paradır. Nereden bol para gelirse onlarla iş tutarlar. Ticaretin raconu da budur.

ABD veya başka güçler adına vekalet savaşı verecek yeni örgütlerin çıkmaması için devletin bir yapıya tüm kurumları teslim etmemesi gerekir. Her kurumda bu ülkenin tüm mozaiklerine yer vermelidir ki yeni FETÖ’ler çıkmasın ve analar ağlamasın.

Ülkenin FETÖ ile Sınavı (4)

Devlet FETÖ ile mücadele edecekse, gücü yetiyorsa ABD ve yardımcılarıyla mücadele etmelidir. Gerçek FETÖ ile mücadele de budur.

Bunlara gücümüz yetmiyor. Buna rağmen biz FETÖ ile mücadele edeceğiz. Gücümüzün yettikleriyle uğraşırız, bunun adı da FETÖ ile mücadeledir denirse, kendi kendimizi avutmuş ve kandırmış oluruz.

İlla bu ülke içinde kalmış kişilerden gerçek FETÖ’cü çıkaracaksak, örnekler vererek kimlerin FETÖ’cü olduğuna veya olmadığına dair kararı sizin takdirlerinize bırakıyorum. Karar verirken de insafı elden bırakmayalım.

Mesela, devletin tüm istihbarat bilgileri elinde olması gereken devlete yön verenler, bu yapıyı zamanında keşfedemediği için masum kabul edilebilir mi? Burada istihbaratta da FETÖ elemanları etkindi. Devlet özellikle siyasi irade buradan sağlıklı bilgi alamadığı için göremedi denebilir. Devlet ve devlete yön verenler onca imkana ve yetkiye rağmen bu yapının iç yüzünü göremiyorsa köylü Ahmet ağanın oğlu bu yapının iç yüzünü nasıl görsün? Burada duralım. Bu yapıyı göremeyen devlet yetkililerine FETÖ’cü denemezse köylü Ahmet ağanın oğlu da FETÖ’cü olamaz. Şayet buradan bir FETÖ’cü çıkaracaksak devlete yön verenler FETÖ’cü olur.

Yardım kuruluşu, eğitim sevdalısı görünen bir yapı, devletten izin alıp yardım topluyorsa, okul açmışsa, vatandaş da buralara yardım edince, çocuğunu bunların okulunda okutunca hangisi FETÖ’cü olur?

Bu yapı Bank Asya’yı kurmuş, açılışta devlet erkanı bulunmuş ise burası resmen kapatılmadığı süre içinde buraya para yatıran niçin FETÖ’cü olur da açılışa izin verenler FETÖ’cü olmaz?

Bu yapı sendika kurmuş, bu sendikaya üye olanların aidatı 15 Temmuzda dahi bu sendikaya devlet tarafından üye aidatı aktarılmış ise bu sendikaya üye olanlar niçin FETÖ’cü olur da bu sendikaya para aktaranlar FETÖ’cü olmaz?

Bu yapı ile ticaret yapanlar veya bu yapı ile şu ya da bu şekilde irtibatı olanlar FETÖ’cü oluyor da bu yapıya mensup kişileri devletin en üst mertebesine getirenler, bu yapı ile birlikte hareket edenler, bu yapının baş aktörünü ziyaret için Pensilvanya’ya gidenler, bu yapı ile birlikte olup Ergenekon’u derin devletten temizleyenler, askeri vesayeti bu yapı ile kıranlar, bu yapı ne istediyse verenler niçin FETÖ’cü olmuyor?

Diyelim ki okul, askeriye, mülkiye, üniversite vb. yerlerde bu yapı ile şu ya da bu şekilde bağı olanlar FETÖ’cü oluyor, bu yapıyı tanıyamadıkları için pişman olanlar, hapis, ihraç, dışlanma gibi durumlara maruz kalırken her istediklerini verdim. Allah beni affetsin diyenlerin herhangi bir bedel ödememesi ne derece hakkaniyete uygun? Devlete yön verenler kandırılırken devlette olmayan siviller kandırılamaz mı?

Alt kesim ve köylü Ahmet ağanın çocukları bylock iletişim aracı vasıtasıyla örgüt üyesi olurken devletin kademesinde bu örgüte mensup kişiler hangi araçla aralarında iletişim sağlıyordu? Bu yapı sadece alt kesimden mi ibaret? Niçin üst mertebeden kimse yok?

Bir FETÖ borsasından ve dönen yüksek meblağlardan bahsediliyor. Parayı bastıran kurtuluyor deniyor. Eğer böyle ise parası ve arkası olmayanın suçu ne? Eğer bir kişi suçlu ise para bastırarak bu suçtan kurtulması ne derece adalete uygun? (Devam edecek) 

Ülkenin FETÖ ile Sınavı (3)

FETÖ mağdurlarının ne kadarı mağdur ne kadarı mağdur değil, bunu kimsenin bilme imkanı yok. Bilinen bir gerçek var ki ateş düştüğü yeri yakar. Kanaatimce FETÖ’nün içinde cemaat boyutunda yer alan, ibadet kesimi dediğimiz kişiler içerisinde yapının gerçek yüzünü bilmeyen, kanmış, kandırılmış, pişmanlık duyan yüzbinlerce mağdur var. Her türlü imkan ve yetkiye sahip devlet bile bu yapının sinsiliğini ve gerçek yüzünü iş işten geçtikten sonra farkına vardı ise elinde devletin imkan ve gücün olmayan ibadet kesimi bu yapıyı nasıl tanısın zamanında. Atladığımız nokta burası. Çünkü vatandaş uyuyabilir, kanabilir ve gerçeği göremeyebilir. Devletin ise bunlara lüksü yoktur. Devlet göremeyerek ihmal içinde ise vatandaş hayli hayli ihmal eder. İnsanları FETÖ’cülükle yargılarken bu noktayı da göz önünde bulundurmak gerek.

Burada devlete yön verenlerin de vatandaşı fişlerken kendisini sorgulamadı gerekir. Biz niçin bu yapıyı bu kadar güçlendirdik? Bu yapıyı daha önce niye tanıyamadık? Devletin önemli noktalarını niçin bu yapı ile doldurduk? Niçin bunlarla iş tuttuk? Bu yapı devletin her yerini ahtapot gibi sararken ve tek güç olurken devlete yön verenlerin eli armut mu topluyordu? Vatandaşı suçlarken devlet ne kadar masum gibi.

Bu kadar açıklamanın ardından şunlar FETÖ’cü demeyeceğim. Çünkü gerçeği, sahtesi, mağduru hangisi tam tespit etmek mümkün değil. Üstelik bu yapı 1960’lardan beri kurulup gelişip büyümüş ve büyütülmüş. Eğitim görünümlü tavrıyla özel okullar açarak ideolojisini tabana yaymış bir yapıdır. Toplumsal bir olay olmuştur. Toplumsal olaylarda ise bu şöyledir diye kesip atamazsın.

Gerçek FETÖ’cülerin kim olduğu tam tespit edilmese de burada kanaatimi yazacağım.

Bir defa FETÖ korunup kollanan ve gizli gizli devletin kurumlarına sokulan, zamanı gelinceye kadar gerçek yüzünü göstermeyen bir derin devlettir. Yani derin devletin kendisidir. Derin devlete zaman zaman farklı ideoloji sahipleri hakim olur. Birileri bu derin devlet ile bir başka derin devleti temizlemiş. Sonra kendisi derin devlet olmuştur. Bu yapı ile Ergenekon adı verilen kesim derin devletten temizlendi. Boşalan yere bu yapı geçti. 15 Temmuz ile birlikte bu yapı derin devletten temizlendi. Derin devlete şimdi başkası hakim oldu. Yani birileri bu  yapı ile birilerini temizledi. İşi bitince atıverdi.

FETÖ bir ABD projesidir. Senaristi ABD, aktörleri ise bizden. PKK terör örgütünün arkasında kim varsa bu yapının arkasında da o vardır. PKK ABD’nin dağ kadrosu, FETÖ ise şehir yapılanmasıdır. Öcalan’ı 1999’da Kenya’da derdest edip bize teslim eden ABD’dir. Aynı ABD aynı yıl Fethullah Gülen’i ABD’ye götürendir. Öcalan’a senin dışarıda işin bitti, içeride işin devam edecek dedi. Gülen’e de senin içerideki işin bitti, yanıma alıyorum dedi.

Gülen hareketi eliyle dünyanın çoğu ülkesinde okul açma projesinin mimarı da yine ABD’dir. Bugün Gülen başta olmak üzere birçok haini bize vermeyen yine ABD’dir. Bu yönüyle bakıldığı zaman gerçek FETÖ’cü ABD’nin kendisidir. Terör örgütünün başı olan Gülen ise hazırlanan senaryoyu oynayan başrol oyuncusudur. ABD PKK’ye ve FETÖ’ye destek vermezse bu örgütler bir hiçtir. Hem PKK hem de FETÖ ABD adına ülkemizde vekalet savaşı veren iki piyon örgüttür. ABD’ye hizmet ettikleri müddetçe makbuldürler. ABD yerlerine daha iyisini bulursa bunları bize teslim eder. Alın bunlarla oyalanın der. Biz boşuna birbirimizi FETÖ’cülükle suçlamayalım.

Darbeyle beraber ülkeyi terk edip başta ABD olmak üzere Batı ülkelerine kaçıp gidenler, bu yapının üst düzey askerleridir. Siz bunlara piyon da diyebilirsiniz. Gülen senaryoyu oynayan başrol oyuncusu ise kaçıp gidenler de bunun yardımcılarıdır. Ne Gülen ne yardımcıları senaryoyu yazandır. Hainler zaten senaryo yazamaz. Çalınan bir parmak bal ile rolünü oynar.

Gördüğünüz gibi nazarımda tek ve gerçek FETÖ’cü ABD’dir. Kaçıp giden hainleri ülkesinde besleyen ve koruyan Batı ülkeleri ise bu yapının gerçek yardımcılarıdır. Yani FETÖ’dürler.

Bunların dışında kalanlar ise bilerek veya bilmeyerek bu yapının içinde yer almış, bunlara inanmış, bunlarla iş tutmuş, bunların değirmenine su taşımış kişilerdir. Bunları gerçek FETÖ’cü görmem. Çünkü bunlar olsa olsa kullanılmış zavallılardır. (Devam edecek)