FETÖ
ile mücadele edilecekse gerçek FETÖ’cü olanlara devlet göz açtırmamalı. Gerekli
cezayı vermeli. 15 Temmuzdaki can havli ile hareket etme ve herkesten ve her
şeyden şüphelenme dönemi sona ermeli. Mücadelede soğukkanlılık devlete hakim
olmalı. Uzun yıllar açık ve ihracın ardından göreve iade gecikmiş adalettir.
Buna da adalet denmez. Devlet toptancı davranmaktan kaçınmalı. Bir arkeolog
sabrıyla gerçek suçluları ortaya çıkarmalı. Herkesi suçun içine atmamalı. Eğer
suçlu aranıyorsa toplumsal bir vakıa olan bu konuda, suçun büyüğüne ve
sorumluluk durumuna göre en tepeden en aşağıya herkes ceza almalı. Bu konuda
ilk taşı en temiz olanlar atmalı. Tereyağı gibi suyun üstüne çıkanlar değil.
Sonuç
itibariyle FETÖ ile ilgili birçok konuya bu yazımda değindim. Özetlersem,
FETÖ
bir ABD projesidir. Merkezi ABD, ülke içindeki aktörler ise ABD adına bu ülkede
vekalet savaşı veren DEAŞ, PKK gibi piyonlardır.
FETÖ
bir derin devlettir. Güçle birlikte hareket ederek derin devlet olan
Ergenekon’u temizleyerek kendisi derin devlet olmuş, bu sayede askeri vesayet
sona ermiştir. FETÖ derin devlet olduktan sonra daha önce derin devletten
temizlenen Ergenekon ile birlikte FETÖ derin devletten temizlenmektedir.
15
Temmuz darbesi bir İngiliz yapımıdır. Bu darbe teşebbüs ile 80 ihtilali ile ABD’den
rövanş alınmıştır. Biliyorsunuz 60 ihtilali bir İngiliz yapımı bir darbe iken
80 ihtilali ABD yapımı idi. Aslında 15 Temmuz ve diğer darbeler, dış güçlerin darbeyle
veya darbe teşebbüsü ile gücünü göstermesinden ibarettir. 17-25 Aralıktan
itibaren ortada ve bir arayış içerisinde olan devlet, 15 Temmuz ile birlikte
İngiltere tarafına yönünü döndürmüştür.
Gerçek
FETÖ ABD’dir. ABD adına vekalet savaşı veren Gülen ve yurtdışına kaçan ihanet şebekesi
bu yapının piyonlarıdır. Bu ülkenin ekmeğini yiyip bu ülkeye ihanet edenlerdir.
FETÖ
konusunda ülkesine kaçan FETÖ’cüleri koruyup kollayan Batı’dır.
Başka
gerçek FETÖ aranacaksa -ki ben bunları gerçek FETÖ kabul etmiyorum. Bunları ABD’nin
oyununa gelen kimseler görüyorum- ABD’nin oyununa alet olan FETÖ ile birlikte hareket
edenlerdir. Ne istedilerse verenlerdir. Devletin tüm kurumlarını bu örgüte teslim
edenlerdir. Dün FETÖ’yü yere göğe sığdıramayıp bugün küfredenlerdir. Ellerinde imkan
ve yetki varken FETÖ’nün gerçek yüzüne zamanında farkına varamayanlardır. Onların
yaptıklarına göz yumanlardır.
Tüm
bunlar hesap verdikten sonra FETÖ’cü diye sıra ibadet kesimine gelmelidir. Bunlar
belki de bunların içinde en masum olanlarıdır. Bu kesim kanmış, kandırılmış ve yapının
iç yüzünü bilemeyen kişiler. Tıpkı devlet gibi. Gücümüz de bunlara yetmesin. Altta
kalanın canı çıkmasın.
Son
sözü de bu yapının ticaret kesimi için söyleyeyim. Bunlar fifty fifty çalışanlarıdır.
Kazan kazan politikasını güdenlerdir. Bunların dinî, imanı paradır. Nereden bol
para gelirse onlarla iş tutarlar. Ticaretin raconu da budur.
ABD veya başka güçler adına vekalet savaşı verecek yeni örgütlerin çıkmaması için devletin bir yapıya tüm kurumları teslim etmemesi gerekir. Her kurumda bu ülkenin tüm mozaiklerine yer vermelidir ki yeni FETÖ’ler çıkmasın ve analar ağlamasın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder