17 Nisan 2024 Çarşamba

Senden İyisi de Yok, Senden Kötüsü de


Bu konuyu yazmadan önce bahsedeceğim zümre ve kişilerle ilgili bir toptancılığımın olmadığını, hepsinin içinde istisnalarının olabileceğini, bunları tenzih ettiğimi baştan söyleyeyim. Şimdi geleyim sadede. 

Her ihtiyaç sahibi olmasa da ihtiyaç sahiplerinin içinde öyleleri vardır ki kendisini görüp gözettiğin, zekât ve sadakanı kendisine verdiğin müddetçe seni yere göğe sığdıramaz. Seni hayırla yad eder ve senden iyisi yoktur. Ne zaman ki görüp gözetmeyi bırakırsan, buğzetmeye başlar. Adeta senden kötüsü olmaz.

Bazılarının partisini desteklersen senden iyisi yok. Desteğini çekersen senden kötüsü yok. Bu adam dün niye destek verirdi de bugün niye desteğini çekti diye hiç sorgulamazlar. Çünkü onlar için parti tutmak, bir partiyi desteklemek takım tutmak gibidir. Takım kötü olduğunda nasıl ki destek çekilmezse parti tutmada da durum aynıdır. Gerçi bu tipler takım tutar gibi parti tuttuklarını da kabul etmezler. Çünkü onlar için parti davadır. Hadi deyince dava terk edilir mi değil mi? Varsın içlerinde binlerce müteahhit yetişsin. Hiç önemli değil.

Yine bazılarının ittifakında yer alırsan senden iyisi yok. İttifaklarına girmezsen, kendi başına seçime girersen senden kötüsü yok. Hele bir de karşı ittifakta yer alırsan yatacak yerin yok. 

Eleştirmezsen, yanlışlarını görmezsen, hata ve yanlışlarını savunursan senden iyisi yok. Tersi durumda senden kötüsü yok. 

Bir cemaat kendilerini desteklerse, destek açıklaması yaparsa, onlar için bu destek açıklaması, olması gerekendir ve bu cemaat bir numaradır. Şayet destek açıklaması yapmazsa vay o cemaatin haline. Yerden yere vururlar. Hele bir de istemedikleri partiye oy vereceklerini söylerse o cemaatin çekeceği var. Devlet haddini bildirmeli bu cemaate. Artık bundan sonra bu cemaate yardım, sadaka ve zekat verilmemeli açıklaması yaparlar. Çünkü bunlar için cemaatler kendi partilerini destekledikleri müddetçe İslam’a hizmet etmiş olurlar. Değilse o cemaatte İslam’a hizmetten bahsedilemez. O cemaat menfaat için vardır onlar nazarında.

Tanıdığın veya akraban olan birinden pahalı, ucuz alışveriş yaptığın müddetçe senden iyisi yok. Zaten pazarlık da yapamazsın. Çünkü sana olması gerekeni yapmıştır ve en uyguna vermiştir. Pahalı verdiğini öğrendikten sonra şayet başka bir esnafa yönelirsen, senden kötüsü yok.

Adamın cemaatine girersen dört dörtlük Müslüman olursun. Cemaate gider gelirsen, yardım ve hasenatını akrabadan ihtiyaç sahibi olan yerine cemaate verirsen hayrın pek makbule geçer. Şayet o cemaate girmezsen, dünyasını heba etti diye sana acıyarak bakar. Çünkü tek kurtulmuş cemaat onlarınkidir. Kazara cemaatin bazı tasarruflarını eleştirirsen seninle selamı sabahı keser. Cenazene bile gelmez. Çünkü hikmetinden sual sordun bir kere. Ne haddine değil mi?

Hasılı bazılarının dümen suyuna girdiğin, onların düzenine uyum sağladığın, destek verdiğin müddetçe senden iyisi yok. Bir başına buyruk hareket edersen, doğruya doğru, yanlışa yanlış demeye kalkarsan bil ki yandın demektir.

16 Nisan 2024 Salı

Ballı Börekli Meslek: Hakemlik

Yan taraftaki haberi İnternethaber sitesinden aldım. Bizim yerli VAR hakemleri maç başı on beş bin alırken, Ali Koç'un marifetiyle yurtdışında getirilen yabancı VAR hakemleri ise 80 bin lira alacakmış. Zannedersem, bu ücretlerin içerisinde yeme, içme, konaklama ve uçak ücretleri yoktur. Bunları da dahil edersek bir VAR hakeminin bir maçta kaça mal olduğunu varın siz düşünün. 

Bu haberi görür görmez yabancıya kesenin ağzı açılmış. Yerliye ise kıstıkça kısılmış dedim ama maç başı 15 bin lira bile deli para. Bu kadar parayı attığımız yetmediği gibi üzerine bir 65 bin daha koyarak yabancı VAR hakemine veriyoruz. Yerli hakemlere yabancı hakem getirerek bir ayıp yaptık. İkinci ayıp da aradaki uçurum. 

Yerli bir VAR hakemine maç başı verdiğimiz 15 bin liraya biz bir iki bin lira daha eklemek suretiyle bir ay boyunca çalışan asgari ücretliye ücret veririz. Bir VAR hakemi ayda dört maç yönetse, 60 bin lira cepte. Üstelik hakemlerin tek geçim kaynağı, görev verilen maçlarda aldıkları maç başı ücretten ibaret değil. Hemen hemen hepsi bir kamu kurumunda veya özel sektörde çalışıyor. Görev yaptığı her maçtan aldıkları maç başı ücret ise hakemlerimiz için birer ek gelir. Haftada 90 dakika görev yap. Kap 15 bini. 

Bu haberi okuyuncaya kadar hakemlerin ne kadar aldığını hiç düşünmemiştim. Daha doğru kimsenin gelirinden ve aldığı maaştan haberim yok. Doğrusu hiç de merak etmedim. Bir kendi maaşımı, bir asgari ücretlinin ücretini bir de en düşük emekli aylığı alan emeklilerin maaşını bilirim.

Yine VAR hakemlerinin maç başı aldığı ücreti görünce vara bir VAR hakemi olsaydım dedim. Ayda dört maçta görev alsam, toplamda 360 dakika çalışmak suretiyle yan gelir yatardım. Ayrıca herhangi bir yerde çalışmaya gerek görmezdim. Çünkü bu para bana yeter de artardı bile. Vara masa başında iş isteyeceğime, VAR’da masa başı iş bulsaymışım. Heyhat ki heyhat. 

Yerli hakemin ücreti üzerinden hesap yaptım. Bir de yabancı var hakemi olsaydım, benim için hayat kebaptı. Harca harca bitiremezdim kazandığımı. 

Yerli ve yabancı VAR hakemlerinin maç başı ücretlerini öğrendikten sonra beni bir meraktır aldı. Bir doksan dakika masa başında görev yapan hakem 15-80 alıyorsa maç boyunca oyunculardan fazla koşan hakemler ne kadar alırdı? Ben merakımı giderdim. Sabaha dudağım uçuklar mı bilemem. Daha önce bilmiyorsanız dudağı uçuklama sırası sizde. Sıkı durun. 

Süper Ligde görev yapan hakemlerin maç başı ücreti:

Orta hakem, 30 bin lira

Yardımcı hakemler, 13.200 lira

Dördüncü hakem, 9 bin lira

Avar hakem, 7.500 lira. (Bu da kim, ne işe yarar demeyin. Lütfen cehaletinizi ortaya koymayın. Avar hakem, "Futbol maçlarında adaletin sağlanmasına yardımcı olan ve VAR sisteminin bir parçası olarak görev yapan bir hakem" miş. Kısaca video yardımcı hakem asistanı).

Gördüğünüz gibi bir maç için dar ve orta gelirlinin kolay kolay göremeyeceği bir servet sadece hakemlere ödeniyor. Varın siz bir de futbolculara ödenen paraları hesap edin. Uçuklaya uçuklaya dudağını kalmaz. 

Siz siz olun, çocuğunuzu hakem olarak yetiştirin. 

Merak ettiğim, bu hakemlerin parası hangi kaynaktan ödeniyor? TFF mi, kulüpler mi yoksa devlet mi? 

Kim öderse ödesin, milletin parası bunlar. Üstelik hepsi bir seyir zevki için. 

Vay anam vay! 

15 Nisan 2024 Pazartesi

Sazan Sezonu Açıldı

Facebook hesabı açmaktan, bu aleme girmekten geri kalmayan, bu alemde iz bırakmadan gezinen, ne olur ne olmaz korkusuyla bu alemde doğru dürüst paylaşımda bulunamayan sazan kardeşlerim, 

Belli ki birileri yine bir şey hazırlayıp Facebook alemine servis etmiş ve dünyadaki sazan sayısını öğrenebilir miyiz diye bir paylaşım yapmış. Mimlenirim düşüncesiyle her türlü paylaşımdan uzak olmanıza rağmen bu paylaşımı nasıl gördünüz bilmiyorum ve paylaşma orucunu bozarak paylaşım yarışına girdiniz. Madem iş bu kadar ciddi. Şu sorularıma cevap verirseniz ben de müstefit olmak isterim ve gelmekte olan tehlikeye karşı tedbir almış olurum. 

Resmileşen ne? Allah rızası için bir söyleyin. Bakın Allah'ın adını verdim. 

Resmileşen bu şey sabah 06.39'da imzalandığına ve bir kamu kuruluşu olan bu Facebook mesainin başlamasını bile beklemediğine göre durum bu derece ciddi demek. Sahi sen hiç 06.39’da mesaide oldun mu bugüne kadar?

Bu imzalama işi televizyona bile çıktığına göre söyler misiniz hangi kanalda çıktı? Siz bu kanalı biliyorsunuz gayri. Söyleyin de biz de bilelim bu kanalı. Bu arada imza törenini kanalda canlı mı izlediniz? Ha söyleseydiniz de biz de canlı canlı izleseydik. 

Son tarih bugün dediğinize göre bu son tarih ne zaman? Çünkü ileri seviye sazanlar daha önce bugünü son tarih diye paylaştılar. Sen sazan ise sanırım geç kaldın. Söyler misin bu son günün tarihini?

Seninki maviye dönüşmüş. Dönüşen mavi ne? Gördün mü hesabının mavileştiğini? Sonra maviye dönüşünce ne oluyor? Senin için düşünülen her türlü tehlike bertaraf edilmiş mi oluyor? 

Yarından itibaren Facebook mavileşmeyen yani senin gibi kopyala yapıştır ve paylaş yapmayanların fotoğraflarını kullanmaya mı başlayacak? 

Facebook kullandığı zaman ne olur da. Fotoğrafları kullanırsa niçin gizliliği ihlal olsun? Facebookta bugüne kadar paylaştığın, cümle alemin gördüğü fotoğrafların neresi gizli olur? Senin bu yaptığın kafasını kuma gömmüş deve kuşuna benzemiyor mu? Madem tüm fotoğrafların senin için mahrem ve gizli kalacak. O zaman ne diye sosyal medyada paylaştın demezler mi adama? 

Bu kopyalayıp yapıştırdığın şeyin eski bayat numaralardan biri olduğunu, birinin milyonlarca sazan elinde oynattığının ve senin de buna alet olduğunun farkında mısın? 

Böyle bayat şeylere alet olmaktan kurtulmak, kendini daha da garantiye almak ve mahrem bilgilerini ihlal tehlikesine karşın en kestirme yol olarak bu alemi terk etmeyi hala düşünmüyor musun?

Evet sazan kardeşim. Lütfen bu sorularıma cevap verir misin?