16 Mayıs 2023 Salı

Sandığın Vermek İstediği Mesajlar

Güçlendirilmiş parlamenter sistem halkın yarısının öncelikleri arasında değildir.

Parlamenter sisteme geri dönmek şu aşamadan sonra maceradır. Bunu da Meclis çoğunluğunu bu sistemi savunmayan ittifaka vererek göstermiştir.

Halkın öncelikleri arasında ekonomik sıkıntı, enflasyon ve hayat pahalılığı ilk sıralarda değildir. Bu alanda sıkıntı varsa da önemsememiştir. Önceliklerinin başına terör tehlikesini koymuştur.

1.turda adaylardan hiçbirine geçit vermemiş, iki haftalık bir aranın ardından kozlarınızı paylaşın demiştir. 2.turun hakemliğini 3.adaya oy veren seçmene vererek sonucu siz belirleyin, son noktayı koyun demiştir.

Verdiği oy dağılımına göre ilk turu önde bitiren adayın ipi göğüslemeye daha yakın olduğu mesajını vermiştir.

Seçmen ne olursa olsun, ne sıkıntı çekerse çeksin, istikrara oy vermiştir. İktidar iktidarda, muhalefet muhalefette olacak demiştir. Onca yıpranmışlığa rağmen iktidar değişimini istememiştir. Kırgın, kızgın ve küskün olsa da iktidarı göndermek istememiştir. Yine de şakasının olmadığını göstermek için sonucu açıklamayı iki hafta sonraya ötelemiştir. Muhalefete ne uzayacaksın ne de kısalacaksın. Zira senin genlerinde hep mağlubiyet var demiştir.

Seçmenin başarıyı kıl payı kaçırana, seni bugüne kadar hep açık ara kazandırdım ama bu sefer kendine çekidüzen veresin, galibiyeti hep çantada keklik görmeyesin, sana olan güvenimizi sarsmayasın diye bugüne kadar alternatifin olmayanı alternatif seviyesine getirdim. Şakam olmadığını anla artık demiştir.

Alternatif seviyesine hazırladığına, seni her ne kadar alternatif seviyesine getirsem de sana hala güvenim gelmemiştir. Kafamda hala müphemler var. Güven konusunda ikna edici değilsin.  Bunun için daha çok çalışmalısın. Çalışırken beyhude çaba ve nafile toplantılarına karnım toktur demiştir. Bu rezervde, değerlerine yabancı olmasının ve terörle bağını kesmeyenlerin verdiği desteğin payı büyük olsa gerek.

Seçmen bir ittifakın birbiriyle uyumlu ve verdikleri birlik görüntüsünü tasvip ederken birbiriyle uyumlu olmayan ve birlik görüntüsü vermeyen ittifaka yeterince destek vermemiştir. Her kafadan çıkan sese itiraz etmiştir. Daha seçimi kazanmadan makam, mevki ve mansıp paylaşımını tasvip etmemiştir. Her yerde bir horoz anlayışına geçit vermeye hazırlanırken çok horoz anlayışına sıcak bakmamıştır.

Bu toplumda seçmeni ardına alıp sürükleyecek karizma liderler geçer akçedir. Karizması olmayanlara rızam yoktur demiştir.

İttifaka girerken yük almaya gelenlere yönelmiş, yük olmaya gelenlere prim vermemiştir. Girdiği ittifaka kendisini ve yakınlarını ikna edemeyen beni hiç ikna edemez demiştir.

Algı ve olgu karışımı seçim atmosferinde yayılan korku, seçmeni yönlendirmede etkili olmuştur. Seçmenin kafasının karışık olduğu 1.turda adaylardan hiçbirine geçit vermemesinden anlaşılmaktadır. Karar vermede bir iki hafta dinleneceğim. İki hafta sonra mevcut ikiden birine sorumluluğu yükleyeceğim demiştir. Kimi seçeceğinin kopyasını da mevcudu muhafaza etmeyi düşündüğünü gözünü kırparak göstermiştir. 

15 Mayıs 2023 Pazartesi

Usta ile Aceminin Müsabakası

Satrancı iyi oynayanla bugüne kadar bir tane dahi olsa oyun kazanamayan arasında final müsabakası yapılmıştır.

Satranç üstadı sahaya tam yayılan, sonuç alıcı ve satranç bilgisi olanlarla maça hazırlanırken acemi satranççı kendisi gibi acemilerle yola çıktı.

Usta oyuncu nerelerde zayıf olduğunu, buralara hangi oyuncuyu monte ettiğim takdirde yükümü alır hesabı yaparken acemi satranççı, matematik hesabıyla 2+2=4 eder hesabı yaptı.

Usta satranççı hangi yere hangi oyuncuyu sürmüşse, oyunun yükünü alırken acemi satranççının oyuncuları ise yük almaktan ziyade yük olmuşlardır.

Usta oyuncu oyunun tek hakimi iken acemi oyuncunun her bir bireyi kendi başına buyruk davrandı. Her kafadan bir ses çıktı. Tecrübelilerde tek horozun sesi çıkarken acemilerin her biri bir horoz görüntüsü verdi. Takım oyunundan uzaktı. Çünkü birbirine karşı iğreti idiler.

Usta oyuncu ekibiyle birlik görüntüsü verirken acemiler, bakmayın bir araya geldiğimize. Aynı kazana atsak kaynamayız dedi. Bizi burada tutan zorunluluk ve mecburiyet görüntüsü verdi.

Usta ve yanına aldığı ekibinin kendine özgüveni varken acemi ekip özgüvenden yoksundu. 

Tecrübeli oyuncunun kurduğu ekip içerisinde kazanırsak şunu şunu isteriz diyen olmadı. Dediyse de dışarıya bir pazarlık sızmadı. Acemiler ise doğmamış çocuğa don biçer misali daha dereyi görmeden paçalarını sıvadı ve miras paylaşır gibi paylaşım pazarlığı yaptı. 

Tecrübeliler oyuna çıkarken kazanacağız ümidi verirken acemiler belki tutar diyerek göle maya çalmaya kalktı.

Tecrübeliler kazanmaya kendilerini ve yakınlarını inandırmışken acemiler yakınlarını bile ikna edemedi.

Tecrübeliler seyirciye korku yayarak oyuna psikolojik üstünlükle girerken acemiler korkuyu haklı çıkarırcasına söz ve eylemlerinden geri durmadılar.

Tecrübeli kadro seyirciye nabza göre şerbet verirken acemi kadro ne nabız verdi ne de şerbet.

Tecrübeli kadro nerede, nasıl hamle yapacağını bilip karşı ekibe saldırı hamlesi yaptıkça acemi kadro hep savunmada kaldı. Satranç öyle bir oyun ki sahada tam kadro pres yapar, rakibin hamle yapmasına fırsat vermeden ileriye hamle yaparken acemi kadro sahaya tam yayılamadı ve ileriye çıkamadı.

Satrançta oyun kurucu tek şahtır. Diğer üyelerin yegane görevi şahı korumak ve rakibi mat etmektir. Usta kadro bunu yaparken acemi kadronun her bir ferdi bireysel çıkışlarıyla kendini öne çıkarmaya ve kendini kurtarmaya çalıştı.

Usta ekibin üyeleri sahada pot kırmamaya özen gösterirken acemi ekinin üyeleri pot üstüne pot kırdı. Adeta “Şecaat arz ederken Merd-i Kıpti sirkatin söyler” misali itiraflarda bulundu.

Usta ekip sahayı bir nebze de olsa okuyabildi. Acemi ekip ise kendilerini okuyamadı ki sahayı okuyabilsin.

Hasılı biri tecrübeli, diğeri acemi iki ekibin müsabakasını maçın hakemi finale yakışır bulmadı ve maça on beş gün ara verdi. Ara kararında hakem, birinci etabı önde tamamlayana “Sana yeterince güvenmiyorum ama sensiz de olmuyor” derken, yarışı ikinci tamamlayana ise “Sana hiç güvenmiyorum” diyerek her ikisini de ikmale bıraktı ve yeni bir ev ödevi verdi. Son kozunuzu on beş gün sonra oynayın. O zaman iki kötüden birini seçeceğim dedi.

13 Mayıs 2023 Cumartesi

Sizin Derdiniz Seçim, Benimse Geçim

Seçime ramak kala siz kim kazanır, kim kaybeder derdinde ve heyecanı içinde iken sizin kadar olmasa da ben de sonucu az buçuk merak edenlerden idim. Ta ki cumartesi öğleye kadar. Artık bu aşamadan sonra varsın sonucuyla beraber seçim sizin olsun. Zira ben geçim derdine girdim. 

Hoş, bende geçim derdi hiç bitmedi. Dede Abdülmuttalip nasıl ki geçim için develerinin peşine düşmüşse ben de geçim işini bir türlü aşamadım. Yani dünyalık yaşamada üstüme yok. Keşke bazıları gibi dünyalık peşinde koşmayan biri olabilseydim. Ne edersiniz ki kumaşım bu kadar. 

Her şey birkaç defa giydiğim ceket ve 8-10 kadar giydiğim paltonun kuru temizlemeciye verilmesiyle yeniden depreşti. İlaveten şunu da ver diye bir palto daha tutuşturuldu. Sanki bedavaya yıkıyordu kuru temizlemeci. Bu arada kuru temizleme nasıl olur, suyla yıkamıyorlar mı bu temizlemeciler bunu? Su yoksa buna temizlik denir mi hiç?

Yolda giderken bir 500'ü gözden çıkardım.

Ama benim yoldaki hesabım kuru temizlemecide tutmadı. Çünkü paltonun beheri 275'e, ceket de 175'e imiş. Toplamı da 725 tuttu. Nakit verirsem yüzde beş-on indirimi varmış. Günün tek sevindirici yanı bu olsa da nasıl çıksın benden bir çırpıda o kadar nakit. Mecburen al öbür aya diyerek kartı uzatacağım artık.

Uzatmadan söyleyeyim, öğleden beri ne ağzımın tadı kaldı ne de yüzüm güldü. Sersem sersem dolaştım çarşı pazar. Kalsın demeyip geri çıkmadığıma göre bu para benden çıkacak ama bu aşamadan sonra o ceketi ve paltoyu önümüzdeki kış nasıl giyerim bilmem. Belki de gardıroba bir koyacağım, bir daha giymeyeceğim. Üşüsem de bu böyle.

Nasılsa bir giymekle kış boyu giyme arasında bir fark yok. Çünkü bir giydiğim takdirde seneye tekrar kuru temizlemecinin yolunu tutacağım. Seneye fiyatlar nerede durur, şimdiden kestiremiyorum.

Ne zaman ki üşüdüm. Gardırobu açıp kışlıklarıma bakıp verdiğim parayı gözümün önüne getireceğim. Bir bakmışsınız ki ne üşüme var ne de titreme. Kısaca evdeki çamaşır makinesinde yıkanan ne varsa o türden giysi giyeceğim. Kuru temizlemeciye gidecek palto, ceket ne varsa hepsini dolaba hapsedeceğim.

Güya bu ay doğal gaz parası vermeyeceğim diyordum. Kuru temizlemeye gidecekmiş benim cebimde kalacak para.

Şu aşamadan sonra beni dertlere gark eden hesapta olmayan bu kuru temizleme fiyatını nasıl unuturum, acısı ne zaman geçer bilmiyorum ama bugünkü aklım olsaydı, çocuklardan birini kuru temizlemeci yapardım. Gelsin ondan sonra paralar derdim. Bu da geçtiğine göre şu aşamadan sonra yapılacak olan, bu derdi bir an evvel unutmak diyeceğim ama ne mümkün. Görünüşe göre hiç aklımdan çıkmayacak gibi. Yüz devesini Ebrehe’ye kaptıran Dede Abdülmattalip’i şimdi daha iyi anlıyorum. Aramızdaki tek fark, Dedenin develeri gasp edilmişti. Ben ise kendi elimle vardım kuru temizlemeciye.

Siz siz olun, çamaşır makinesinde yıkanması yasak olan giysiye para vermeyin. Vereceğiz derseniz, eve çamaşır makinesini bastırmayın. Buna da elimiz mahkum derseniz, satın aldığınız kirlenince çöpe atın, yenisini alın. Yani kirletin atın. Çünkü göreceksiniz ki yenisi kuru temizlemeciye verdiğinizden ucuza gelecektir. En azından yeni aldım dersiniz ve yeni yeni giyersiniz.

Bu arada ileride siyaset düşünüyorsanız, mevcut siyasiler de kulağını açıp iyi dinlesin. Seçim vaadi olarak kuru temizlemeye vereceğiniz giyim bedava temizlenecek derseniz, seçimi banko kazanırsınız. Yeter ki “Kirletmek sizden, kuru kuru temizlemek bizden” deyin. Bu altın öğüdümü unutmaz, kazandıktan sonra bana bir kuru temizleme dükkanı açarsınız. Fifty fifty kazanırız. Gördüğünüz gibi siz de kazanacaksınız, ben de. Çok görmeyin bu garibe bu kazanmayı. Umarım, sadece biz kazanırız demezsiniz.