3 Mayıs 2020 Pazar

Koronavirüsün Bize Öğrettikleri *

İnsanoğlu olarak başımıza ne geleceğini hesaba katmadan ve yarını düşünmeden yaşıyorduk. Yaptığımız hesap, kitap, plan ve program varsa da koronavirüs hepsini alt üst etti. Çünkü kendimizi salgına göre ayarlamaya başladık. Bize ölümü gösterip sıtmaya razı eden koronavirüs sayesinde neler öğrendik neler! İsterseniz onlara bir göz atalım:
1.      Berber ve kuaförler kapalı olunca saçı büyüyen herkes B planını devreye sokarak her birimiz berber oldu. Her evde herkes birbirini tıraş etti. Çoğumuzun olduğu tıraş da asker tıraşı. Saçın, sakalın birbirine karşımasından daha iyi.
2.      Ekmek ihtiyacını fırın, bakkal ve marketten aldığı ekmekle günübirlik yaşayan çoğumuz, virüs korkusu veya sokağa çıkma yasağı dolayısıyla ekmeğimizi evlerde yapar olduk. Çuvalla un aldık, hamur yoğurduk. Evin en ücra köşesine kaldırdığımız sacımızı ortaya çıkardık, piknik tüpünü takarak ekmek yaptık.
3.      Fırından ekmek almışsak ekmeği günlük yetecek kadar değil, birkaç gün yetecek şekilde daha fazla aldık ve bayat ekmek yemeye başladık. Bu süreçte ekmeğimizi elimizle değil, gözümüzle seçmeyi öğrendik.
4.      Evde olanla yetindik. İkiye bir alışveriş için marketlerin yolunu tutmadık.
5.      “Ciddiyeti severim, disipline hayranım” sözü gerçek oldu. Hiç olmadığı kadar sosyal mesafeye riayet ettik.
6.      Bırakın bir araya gelmeyi, yan yana gelmeyi, neredeyse birbirimizden kaçar olduk. Sohbeti, muhabbeti, ziyareti ve geyik yapmayı öteledik. İhtiyacımızı telefon ve görüntülü arama ile gidermeye başladık.
7.      Hiç olmadığı kadar eve kapanarak hayatı eve sığdırdık. Sokağa çıkma yasaklarıyla tanıştık. Çarşı, pazarı unuttuk. Evde sıkıldı isek de salgın riski dolayısıyla hastalığı kapmaktansa sıkılmak daha iyidir, dedik ve hiç olmadığı kadar birbirimizi uyardık, kurallara uymayanlara kızdık.
8.      Hiç olmadığı kadar kendimizi sanal âleme verdik, dünyayı İnternet üzerinden takip etmeye ve okumaya başladık. İnternet paketlerimiz yeterli gelmeyince evinde İnternet olmayanlar da evine İnternet bağlatmak zorunda kaldı. Çoğu işimizi İnternet üzerinden halleder olduk.
9.      Uzaktan eğitimle tanıştık. Öğretmenler öğrencileriyle canlı ders yapar oldu.
10.  Temizlik konusuna hiç olmadığı kadar özen gösterdik.
11.  Gezme, tozma, tatil, eğlence, plan, program vb her türlü ihtiyaçlarımızı öteledik.
12.  Hiç olmadığı kadar önümüzü göremez olduk ve yarına dair hiçbir planımız kalmadı.
13.  Maske ile tanıştık, maske takmaya başladık.
14.  Bir doğal afette insanın ve yaptıklarının bir anlamının olmadığını yaşayarak öğrendik ve virüse hepimiz şapka çıkardık, acizliğimizi itiraf ettik.
15.  Salgın dolayısıyla hastanelerin boşalmasından, çoğu hastalıklarımızın gerekli olmadığı ortaya çıktı.
16.  Kanuni’nin “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi/Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi”sözünün önemini hepimiz yaşayarak öğrendik.
17.  Okulların tatil edilmesine ilk kez öğrenci ve öğretmen sevinmedi. Tatile vatandaş kızmadı.

*08/05/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.

2 Mayıs 2020 Cumartesi

Sosyal Medyanın 12 Etik Kuralı ***

Sosyal medya hayatımıza hızlı bir şekilde girdi. Neredeyse hayatımızın bir parçası oldu. Az sayıda insanımız dışında bu alemi bilmeyen, bu aleme girmeyen yok gibi. Her türlü bilginin ve fotoğrafın paylaşıldığı, reklam ve propagandanın yapıldığı, insanların gönül eğlendirdiği, tartışmaların yapıldığı, insanların mimlendiği ve algıların yürütüldüğü, trollerin cirit attığı bir yer burası.

Etkisi, televizyon ve yazılı basından daha fazla olan sosyal medyanın en büyük eksikliği, yazılı veya yerleşmiş bir etik kurallarının olmaması. Bu alemi kullanan çoğu kimsenin hissettiği bu eksikliği AK Parti de görmüş olmalı ki parti üyelerinin, sosyal medya kullanımında uyması gereken kuralları 12 madde halinde Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal aracılığıyla basına duyurdu. Açıklanan bu kurallar sadece AK Partili üyeleri değil, bu ülkede yaşayan ve bu alemi kullanan herkesi ilgilendiren kurallardır. Yine bu kurallara sadece sosyal medyada değil gerçek hayatta da uymamız gerekiyor. Altına imzamı atabileceğim bu 12 etik kuralı istifadenize sunmak istiyorum: Sosyal medyada;
1- Saygılı, hakaret ve nefret söylemi barındırmayan bir dil ve üslup kullanılması.
2-Diğer kullanıcıların özgürlük alanlarını kısıtlayacak, saldırgan tutumlar içeren paylaşımlardan kaçınılması.
3- Kullanıcıların kişilik ve görüşlerine saygılı olunması.
4- İnsan onurunun temelinde yatan özel yaşamın gizliliği hakkının ihlal edilmemesi.
5- Sözlü şiddet ve tehdit içerikli paylaşımlarda bulunulmaması.
6- İfşa, taciz ve siber zorbalık oluşturan eylemlerin yapılmaması.
7- Şeffaf olunması, sosyal medya mecralarında, anonim hesaplar kullanmayarak açık kimlikle, gerekli hukuki sorumluluğu üstlenerek ve gerçek kişiler olarak bulunulması.
8- Sahte isimler üzerinden paylaşımlarda bulunan hesaplara itibar edilmemesi, bu hesapların görünürlüğünün artırılmaması.
9- Kimi hassas dönemlerde toplumda infial oluşturacak, genel bir korku ve endişe iklimi oluşturacak paylaşımlardan kaçınılması, paylaşımlarda sağduyunun korunması.
10- Teyide muhtaç bilgilerin, gerçekliğinden emin olunmadan paylaşılmaması, bilgilerin doğruluğu için meselenin muhataplarının, resmi kurum ve kuruluşların açıklamalarının takip edilmesi, manipülasyon ve yalana prim verilmemesi.
11- Alıntı yapılıyorsa, bilginin alıntılandığı kaynağın referans gösterilmesi.
12- Toplumsal ahlaka aykırı içerik oluşturulmaması ve bu tarz içeriklerin yayılmaması.

Yayımlanan bu 12 madde ile “Toplumların genel ahlak kurallarının özgürlük adı altında çiğnenmesinin önüne geçebilmek, mevcut sorunların ortadan kalkmasını ve yeni sorunların önüne geçilmesini sağlamak” olduğu açıklanmıştır. Bu etik kurallara herkes uyarsa kazanan ülkemiz olur. Özellikle partilerin trollerine duyurulur.

***05/05/2020 tarihinde Pusula Haber gazetesinde Barbaros ULU adıyla yayımlanmıştır.

Canlı Ders Kesmekeşi *

Salgın dolayısıyla devletin aldığı ilk tedbirlerden bir tanesi, okullarda yüz yüze eğitime ara vermesiydi. 16 Marttan beri okullar kapalı. Salgın etkisini kaybederse 1 Haziranda okulların açılması hedefleniyor.

Yüz yüze eğitim olmayınca MEB, paçaları sıvadı, uzaktan eğitim seçeneğini devreye soktu. Bunun için ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere EBA TV adı altında üç kanal tahsis etti. İnternet üzerinden ders dinlemek isteyenler için de cep telefonlarına 8 GB ücretsiz İnternet tanımlandı. Belirlenen öğretmenlerin anlattığı dersleri, belli saatlerde öğrenciler ister TV kanalından, ister İnternet aracılığıyla EBA’dan takip edebiliyorlar. Dersini saatinde dinleyemeyen öğrenciler için de derslerin tekrarları dahi düşünülmüş.  Gördüğüm kadarıyla sistem güzel ve başarılı bir şekilde işliyor.

MEB, tercih ettiği öğretmenlere, ulusal çapta EBA TV’den verdirdiği uzaktan eğitim dersini yeterli görmemiş olmalı ki geçen haftadan itibaren okulları da canlı ders yoluyla sürece dahil etti. Emir demiri keser misali okullar, öğretmenlerine EBA üzerinden canlı ders ve işlenecek konu planlaması yaptı. Sorun da bundan sonra başladı. Tanımlanan ders saatinde girdiği sınıflara ders işlemeye kalkan öğretmenlerin çoğu, dersini işleyemedi. Daha doğrusu sayfasını açamadı. Çünkü karşılarına şu şekilde sistem hataları çıktı:  Error Type: LastErrorType_Auth, Error code: 10429, Error Description: The Error Code: 10429 is not defined…auth sdk failed…init sdk failed…sdk init failed-14 gibi. Bir daha bir daha olmak üzere bir saatlik süre içerisinde yeniden girmeye çalışılsa da sistem ders işlemeye geçit vermedi. Sayfasına girip dersini işleyen öğretmen sayısı bir elin parmaklarını maalesef geçemedi. Girenlerin çoğu da cep telefonu marifetiyle gecikmeli de olsa dersini işleyebildi.

Okulların whatsapp grupları “Dersimi işleyemedim…giremedim” serzenişleriyle doldu taştı. Okullar, dersine giremeyen öğretmenlerden verilen dersi işleyememe nedenini bir word ortamında kayda geçirmesini, altına da sistemin verdiği hata fotoğraflarını eklemesini istedi. Nasıl girileceğine dair açıklamalar da yine whatsapp aracılığıyla yağmur gibi yağmaya devam etti: “Canlı ders uygulaması indirilerek bilgisayara kurulmalı, programı indirmeden önce bilgisayarlarda kurulu olan anti virüs programları ve güvenlik duvarı etkisiz hale getirilmeli, canlı derse başlarken birden fazla tıklanmamalı, bilgisayarınızda Windows 7 yüklü ise sorun çıkabilir…” gibi.

Bakanlığın, ulusal düzeyde yapılan uzaktan eğitim derslerine ilave olarak okullar vasıtasıyla ders öğretmenlerini de sürece dahil etmesi yerinde bir uygulama. Çünkü ders öğretmenlerinin kendi öğrencilerine anlattığı ders, uzaktan eğitime göre daha da verimli olabilir. Burada sorun yok. Canlı derse başlarken ortaya çıkan teknik hatalardan ya EBA alt yapısının yeterli olmadığı ya da öğretmenlerin kullandığı bilgisayarların, EBA vasıtasıyla canlı ders işlemeye uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sorun kısa zamanda giderilir ve öğretmenler uzaktan da olsa öğrencileriyle ders işlerlerse uzaktan eğitim konusunda öğretmenler, büyük bir tecrübe kazanmış olacaklar. Allah muhafaza bundan sonra yeni bir salgın durumunda uzaktan eğitim seçeneği B plan olarak hemen devreye sokulur ve bir aksama meydana gelmeden dersler işlenir. Zaten geçileceği dillendirilen “dijital dünya modeli” dünyaya uzaktan eğitimi dayatacak gibi.

*04/05/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.