15 dakika kuralıyla ciddi bir kurum olduğu imajını veren ÖSYM, yerleştirmede yeniden hesaplama yaparak yaptığı hesap hatasını düzeltti. Daha önce yerleştirdiğini 'pardon' diyerek kapı dışarı etti. Yerleştirmediğini yeniden yerleştirerek sevinen ve sevinmeyenlerin dengesini korudu. Önce sevindirdi sonra üzdü. Ardından tekrar üzdü, sonra sevindirdi.
Yaptığı bu yeni değerlendirme ile tekrar gündem olmayı başaran ÖSYM'yi tebrik eder, başarılarının devamını dilerim. Hata denirse yaptığı bu hata kadı kızında da olur. Ne kadar hata yaparsa yapsın, bir iyi yönün var. Hatasını hemen telafi ediyor, 15 dakika kuralı hariç...
Eksik olma ÖSYM! İyi ki varsın...
Madem yaptın yapacağını! Haydi bir iyilik daha yap. Açılımı, 'Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi' olan adını, 'Öğrenciyi Sevindirme/Sevindirmeme Yönetim Merkezi' olarak değiştir de tam olsun. İşte o zaman kimse eksiklik bulamaz sende. Ama ne yaparsan yap, 15 dakika kuralından hiç vazgeçme! 13.08.2017
14 Ağustos 2017 Pazartesi
Alametifarikam: Saçlarım
1994
|
![]() |
| 1990 |
Nereden nereye? İlkokula gitmemle beraber başkasının "Çilli" demesiyle yüzümü; boyalı, kınalı denmesiyle saçımı tanıdım. Zaman zaman "Boyalı," "Kırmızı," "Sarı," "Turuncu," "Havuç kafa" dendi. Ben kendimi renk özürlü biliyordum. Farklı farklı tanımlamalardan bu özrün başkalarında da olduğunu gördüm. İsmimle değil de Allah Teala'nın "Sıbğatullah" boyasıyla boyadığı saçımın rengi ile zikredilmem özellikle küçüklüğümde zoruma giderdi. Çoğu zaman içime atar, üzülürdüm. Bazen de gözyaşı dökerdim ıssız, bucaksız köşelerde.
Tarak geçmez, sıkı, sert saçlarımdan berberler de nasibini aldı. Benim saçları keserken zorlanırlar, elleri yorulurdu. Her fanide olduğu gibi bendeki saçların dökülmeye ve seyrelmeye başlaması öyle zannediyorum, en fazla berberleri sevindirmiştir. Şimdilerde keserlerken fazla zorlanmıyorlar artık.
![]() |
| 2016 |
Görüldüğü gibi ne turunculuk, ne havuçluk, ne de kırmızılık kalmış. Alametifarikam olan saçlardan pek eser kalmamışa benziyor.
Ne gelirse O'ndan'dır. Dünkü boyamdan da razıyım. Bugünkü boyamdan da. Mühim olan huy güzelliği.
Bu arada 1994 yılında öğrencilerimin çektiği fotoğrafımda görünen kravat halen duruyor. Zaman zaman takarım. Olur ya belki merak edersiniz. 22/02/2016
13 Ağustos 2017 Pazar
Dama taşıyla oynar gibi oynuyor ÖSYM bizimle *
2017 yerleştirme
sonuçlarını açıklamasının ardından iki gün sonra ÖSYM yeniden yerleştirme
yaparak hata ve yanlış zincirlerine bir yenisini daha ekledi ve istatistiklerdeki
yerini aldı. Bu açıdan zengin bir koleksiyona sahip. İleride bir brifing
şeklinde açılışını yaparak hangi yılda hangi hataları yaptığını gösteren
koleksiyonunu özel davetlilerine gösterirse iyi olur. Ki bunu fazlasıyla hak
etti. Hatta bir müze açsa daha iyi olur. Zaten para sorunu da yok.
ÖSYM’in son
düzeltmesiyle, 1110 adayın ilan edilen yeri değişmiş, daha önce herhangi bir
programa yerleşemeyen 1628 aday yeni bir programa yerleştirilmiş, daha önce
yerleştiği ilan edilen 1499 aday ise herhangi bir programa yerleşememiştir. Tabir
yerindeyse dama taşıyla oynar gibi oynamış ÖSYM öğrencilerle. Sonu özürle biten
bu düzeltme sonucunu değerlendirirsek sevinenlerin sayısında 129 kişilik bir
artış söz konusu. Bu açıdan bakılırsa ÖSYM’nin hatasında müspet yön ağır basar.
İster beğenin, ister beğenmeyin durum bu. Zaten ÖSYM övgü ve yergilere kapısı
kapalıdır. Düzeltmesini yapar, yeteri kadar açıklamaya yer verir, sonra yapacağı
diğer hatalara yoğunlaşmak üzere kabuğuna çekilir.
ÖSYM, hem sınav öncesi,
hem sınav uygulaması, hem de sınav sonrası iş ve işleyişiyle hep gündemimizde
maşallah! Kah başarı sıralamasında hata
yapıyor, kah soruların doğruluğu ve yanlışlığıyla, kah kopya skandallarıyla, kah
sınav sorularını yayımlamamasıyla, kah yerleştirmede yaptıklarıyla tartışmaların
odağı haline gelip zirveyi kimseye kaptırmıyor. Geçen seneden beri uyguladığı
sınav öncesi 15 dakika kuralı ise binlerce öğrencinin o yıl sınava girememesine
sebebiyet verdi. Çoğu kimsenin intizarını aldı, öbür dünyada öyle zannediyorum
bilerek veya bilmeyerek yaptığı bu tasarruflarıyla sevap hanesi epey kabarık.
Zira gelen dua ediyor onlara, giden duayı eksik etmiyor.
Hatadan dönmek ve hata
yaptığını açıklamak bir erdemdir. Zira hatasız insan olmaz, insanlar da hata
yapar, kurumlar da. Zira kurumlar da insanlardan oluşmaktadır. ÖSYM, öğrencinin
yaptığı hatalarda acımasız davranabiliyor ve geri adım atmıyorken kendi yaptığı
hatayı sessiz sedasız düzeltme yoluna gidiyor. Yıllardır hatasına hata
ekleyerek her geçen yıl çıtasını yükselten ÖSYM’de işin garibi kimse bedel
ödemiyor. Olan hep adaylara oluyor nedense. Ceremesini öğrenciler çekiyor. Nasıl
15 dakika kuralına takılan adaya, önümüzdeki sene sınava girmek üzere kendisine
bir bardak soğuk su ikram edilirken ÖSYM’de de sorumluları kim ise kapının
önüne konmalı, konmakla da kalınmamalı, hakkında idari ve adli soruşturma başlatılmalı.
Aldığı ceza kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
Son yapılan hatada daha
önce bir program kazandığı ilan edilen 1499 adaya ayıp edilmiştir. Hiç şık
olmamıştır. Pekala, bunun için bir alternatif bulunabilirdi. Bu adaylar boş
kontenjanlara kaydırılabilir veya kazandığı söylenen programın kontenjanı
artırılabilirdi. Zira büyüklük budur.
Hasılı, hatasıyla
sevabıyla bir yerleştirmenin daha sonuna gelindi. ÖSYM de bizim bir kurumumuzdur,
onu göz bebeğimiz gibi korumalıyız. Zira yıpratılırsa kimsenin güveni kalmaz.
Ama ÖSYM de burnundan kıl aldırmamayı bir tarafa bırakıp yaptığı hatalardan
ders alma yoluna gitmelidir. Sonuçları bir an evvel açıklayacağım diye acele
etmemeli, yoğurdu üfleyerek yemelidir. Nasıl ki sınavlarda görevlilerin yapacağı
iş ve işleyişler dakika dakikasına bir kitapçık halinde veriliyorsa aynı
kitapçığı ÖSYM, kendisine de çıkarmalı, bir sonucu açıklamadan önce yapıp
yapmadıklarının bir güzel kontrolünü yapmalıdır. Her şeyden emin olduktan sonra
düğmeye basıp sonuçları açıklamalıdır. 13/08/2017
* 16/08/2017 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
* 16/08/2017 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


