22 Mayıs 2017 Pazartesi

Halkın yeni dönemden bekledikleri *

16 Nisan itibariyle Türkiye, yıllardır uyguladığı parlamenter sistemini bırakarak partili cumhurbaşkanlığı seçimi için evet dedi. Her ne kadar sistem değişikliği tamamen 2019 seçimlerinden sonra yürürlüğe girecek olsa da Cumhurbaşkanının partisine üye olması ve genel başkan seçilmesiyle birlikte şimdiden yeni sisteme girmiş sayılır ülke.

Yeni sistem ülkeye ne getirir ne götürür? Zamanla hep beraber göreceğiz. Yeni sistemi isteyenler parlamenter sistemdeki aksaklıklara işaret ediyor, cumhurbaşkanlığı sisteminin daha iyi olacağını ifade ediyorlardı. Sistem değişikliğinin ülkenin yararına olacağı inancıyla halkımız isteyenlerin muradına olacak şekilde bu yeni sisteme geçit vererek görevini yaptı. Şimdi sırada yeni sistemi isteyen ve uygulayacak olanlardan halkın beklentileri var. Birlik-beraberlik ve toplumsal barış ortamının sağlanması için halkın beklentilerine cevap verilmesinde fayda vardır. Nedir o beklentiler?

1.PKK, DAEŞ, FETÖ gibi ülkemize kasteden, bağımsızlığımıza göz diken ve çok canlar yakan terör örgütlerini yok etmek için devletin kalıcı tedbir ve uygulamalara yer vermesi,
2.Üretime dayalı bir ekonomiye geçilmesi, piyasada ekonomik canlanmanın sağlanması, ekonominin sağlam temellere dayandırılması, 
3.Kamuya personel, öğretmen ve idareci alımında ahbap-çavuş görüntüsü veren sözlü mülakat uygulamasından vazgeçilmesi, yerine objektif ve ölçülebilir merkezi sınav sisteminin yürürlüğe konması, sınavı geçen adayların kim ve neci olduğunu araştırmak için güvenlik soruşturmasına yer verilmesi, güvenlik soruşturmasından temiz çıkan adayların göreve başladıktan sonra görevini ihmal edip etmediğinin denetlenmesi,
4.Suçluyla mücadele ederken suçlu-suçsuz ayrımının iyi yapılması, bu konuda hata yapılmaması; masumların zan, iftira vb töhmet altında kalmaması ve mağduriyete uğramaması için görev yapanların kazı çalışması yapan bir arkeolog hassasiyeti içerisinde olması,
5.Adalet mekanizmamızın hızlı işlemesi, verilen ceza ve salıvermelerde kamu vicdanının  "Adalet yerini buldu" diyecek şekilde rahatlatılması, sapla-samanın iyi ayırt edilmesi, adalet duygusunun sulandırılmaması, tuzun kokutulmaması,
6.Kamuda azami tasarruf bilincinin sağlanması; karşılama, izzet ve ikramlarda israftan kaçınılması, kamu malının yetim malı olduğu bilincinin olması,
7.Eğitim ve öğretime bir neşter vurulması, ders saatlerinin ve ders çeşitlerinin azaltılması, öğrenci ve velinin okul ortamı dışında kurs, etüt, özel derslere ihtiyaç duymamasının sağlanması, eğitim ve öğretimde tam gün yasasının çıkarılması, öğretmene performans sisteminin getirilmesi, sınav odaklı bir başarı kriterinden süreç odaklı bir sürece geçilmesi, ölçülebilir kriterlerle öğrencinin sınıfta kalması; eğitim ve öğretimde, öğretime verilen not kadar davranışa da not verecek bir sistem uygulamasına geçilmesi, 
8.Milli Eğitimde sık yönetmelik değişikliğinden vazgeçilmesi, çok yönlü düşünülerek çıkarılan yönetmeliğin daha uygulamaya geçmeden değiştirilme yoluna gidilmemesi, özellikle idareci atama yönetmeliğinin sezonluk değiştirilmemesi, liyakat ve ehliyete dayalı sistemin getirilerek zamana, zemine, kişilere göre değişiklik yoluna gidilmemesi,
9.Kamu adına verilen ihalelerde ve yönetici atamalarında ihalenin hep belli kişi ve zümreye ait kişilerde kalmayacak şekilde bir sistemin getirilmesi,
10.Dış politikada mesafe alabilmek için diklenmeden dik durmanın yanında kazan kazan politikasının benimsenmesi, ilişkilerde diplomatik dilin kullanılması,
11.Farklı görüşlere tahammül edilmesi, istişareye önem verilmesi…
Gördüğüm kadarıyla halkın beklentisi  bayâ çokmuş… Bir oy verdi ya, ister de ister! Neyse atalarımız ne demiş: “İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara.”

Yeni sistemin ülkenin yararına ve halkın isteklerine cevap verecek şekilde hayırlı olmasını temenni ediyorum.  22/05/2017

* 24/05/2017 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.

Konya düğünlerine dair

-Konya düğünlerine en fazla sevinenlerin züccaciyeciler  olduğunu, 
-Düğünde hediye olarak gelen mutfak eşyası ile bir zuccaciye dükkanı açilabildiğini, 
-Züccaciye dükkanı açamayanların gelen borcam, tepsi, çaydanlık vs eşyayı çatıya koyduğunu,
-Çatıya konan eşyanın ambalajı açılmadan başka bir düğüne hediye olarak götürüldüğünü,
-Düğüne gelen eşyanın yazıldığını,
-Yemeklerin ortak yendiğini,
-Yemek yiyenlerin arkasında yemek yemek icin ayakta sıra beklendiğini,
-Yemede asl olanın karın doyurma değil göz doyurma olduğunu,
-Yemeğin genelde yetmediğini, 

-Düğünden önce ne zaman pilav yiyeceğiz dendiğini,
-Yemekte pilavın ne kadar etli olduğuna bakıldığını,
-Düğün sahibinin ecel terleri döktüğünü, 
-Büyük konvoyların oluştuğunu, büyük tehlike saçtığını, ölümüne araba kullanıldığını, korna sesleriyle insanların rahatsız edildiğini, kırmızı ışıklarda geçildigini, damat arabasinin önünün kesildigini... vs

biliyor muydunuz? 22.05.2014

Allah'a borç vermek


İhtiyaç sahibi birine borç vermek, Allah’a borç verme olarak değerlendirilir. Bu şekilde borç vermenin ecrini Allah’ın kat kat artıracağı Bakara 245’de belirtilir.

Allah kimseyi borç ister duruma düşürmesin. Düştüğü zaman da borç isteyebileceği dostlarından eksik etmesin.

Borç isteyen de borcunu zamanında vermelidir. Günü gelip borcunu ödeyemeyecek olan durumunu anlatıp ek süre istemelidir. Borcunu zamanında ödemeyen, telefona çıkmayan, gelip derdini anlatmayan dostluğu kaybeder, itibarını zedeler, tekrar borç isteme yüzü olmaz. Üstelik yarın gerçek ihtiyaç sahibi borç istediği zaman, insanlar bu da ödemez diyerek borç vermezler. Maalesef zararı sadece kendisine değildir.

Verilen borç, ne alacaklıyı öldürür, ne de verecekliyi ondurur. İnsanların güveni kalmaz. Bildiğiniz gibi münafığın alameti 3'tür: Konuştuğunu zaman yalan konuşur, söz verir sözünde durmaz, emanete ihanet eder. Bu özelliklerin tamamı kendisinde olan münafık olur. Kendisinde bir tanesi olan % 33 münafık olur.

Borç alanlar, gelin itibarinizi zedelemeyin. Borç vererek sevap umanları günaha sokmayın, ileride mağdur olup borç isteyeceklerin önünü kapamayın..
.
Allah sıkıntısı olanların sıkıntısını gidersin, borçlulara borcunu ödeme azmi ve gayreti versin, borç verenlerin borç verme isteğini yok etmesin.


Her şeyden önemlisi de borçlar zamanında verilmezse kimsenin kimseye, Müslüman’ın Müslüman’a güveni kalmaz. 22/05/2014