31 Aralık 2016 Cumartesi

Eğitimin en büyük sorunu davranıştır

Türkiye'de eğitim ve öğretimin sorun olduğunu sağır sultan bile bilir. Sorunu bulduk da nasıl çözeceğiz konusunda karar verilemedi. Çözmeye dönük ne yapılırsa yapılsın kapanmayacak şekilde yeni kara delikler ortaya çıkıyor.

Etkili ve yetkili kişiler bir araya gelip de çözüm konusunu konuşamıyor. Eline mührü alan kendisi çözeceğim diye uğraşır. Çünkü eğitim ve öğretim her toplumda olduğu gibi bizde de önemlidir. O kadar önemli ki başkasıyla paylaşılamayacak kadar önemlidir. Herkes kendi zihniyetine uygun bir nesil yetiştirmek için uğraşır, didinir. Yani nesli başkasından kurtarmaya çalışırız. Çünkü öbürünün eline geçerse taban tabana zıt bir sistem getirecek paranoyası hiç peşimizi bırakmaz. Siyasiler aralarında sağır dövüşü yapmaya, birbirlerine kaptırmama yarışına nesli/nesilleri kurban etmeye devam etsinler. Olan geleceğimizin teminatı çocuklarımıza oluyor. Çünkü kobay olarak kullanılıyor, Hoca'nın deyimiyle "ya tutarsa" mantığıyla. Zar atılıyor durmadan.

Eğitime neşter vurulacak vurulmaya ama nereden başlanacak? Kanaatimce eğitimdeki sorun bilgiden ziyade davranışsaldır. Bu bilgi çağında bilgiye şu ya da bu şekilde ulaşılır. Hatta okullar olmadan da ulaşılır. Biz yine net hesabı yapıyoruz. Halbuki net hesabı yapmaktan ziyade davranışlar test edilmeli okullarda. Davranışa puan verilmeli. Ağaç yaş iken eğilir misali okullu olan küçük dimağlara hemen okuma-yazma öğretme, bilgi yükleme yarışından ziyade sağcısı, solcusu, ateisti, dindarının ortak olarak kabul ettiği 'doğruluk, yalan söylememe, çevreyi kirletmeme, kirlettiğimizi temizleme, oyun kurma, sosyalleşme, paylaşma, çalmama, başkasını rahatsız etmeme,, zarar vermeme, birbirimize empati yapma, emek sarf etme, kavga etmeme, küfür etmeme, devlet malına zarar vermeme, birbirimizi dışlamama, küçümsememe, başta anne ve baba olmak üzere başkasına saygı ve sevgi gösterme, adaletli olma, haksızlık yapmama, kul hakkı yememe, işimizi düzgün yapma, planlı olma, güvenilir olma..vb' temel insani değerleri öncelikle vermemiz gerekir. Bu ortak değerleri öğretmeden öğrenmeye geçmeme prensibimiz olmalı. Çocuk davranış yönüyle mezun olmalı. Sadece bilgi mezun olmamalı. İşe girme vb durumlarda diploma notunun % 70'i davranış, % 30'u da bilgi ve beceri olmalı. İşe girdikten sonra davranışlarında aksama, değişme, zafiyet olanların iş garantisi olmamalıdır.

Değerlerimizden yoksun  bilgi yükleyerek yetişen nesil olsa olsa canavar nesil olur. Ahlaki ve etik değerleri eksik olanlar büyüyünce toplumun başına bela olur. Haydin ne olur, eğitimimize davranış girsin. Bu sorunu çözersek diğer sorunlarımızı çözmek için çok çaba sarf etmemiz, çok para harcamamız gerekmez. 31/12/2016

Bazılarının rahmet hevesi

İnsanoğlu çok acelecidir. İster ki derdi hiç olmasın, olursa da hemen geçsin. İsteği hemen olacak. Asla mazeret kabul etmez. Suçu da hiç kendinde bulmaz.

Bu geçici hayatın külfetine  değil, nimetine taliptir. Her şeyi ister. Rahmeti de. İstediği rahmet hevesini alıncaya kadardır. Ayağına takılıp işini aksatmaya başlayınca vaveylayı basar. Karı bekler. Yağınca önce şükreder. Ardından kartopu oynar, üzerine kardan adam yapar. Az sonra "Nerede bu belediye, nerede bu yetkililer" demeye başlar. Eleştirilmeye gelmez ama eleştiriden geri kalmaz. Aşırı bahanecidir, üç vardiya çalışan bir fabrikanın seri üretimi gibi durmadan mazeret üretir. Bu tiplere ağzınla kuş tutsan asla kendini ve hizmeti beğendiremezsin.

Yerin ve göğün karla kaplı olduğu, kışın çetin geçtiği, biri kalkmadan ardı arkasına diğerlerinin yağdığı bir ortamda da sürdürür eleştirisini. Mübarek sanki iş yapmasın hep eleştirsin diye yaratılmış. Bir çok ülkeden daha büyük Konya'ya yağan karı aynı anda dünyanın hiçbir devletinin kaldırabilmesi mümkün değildir. İstediği kadar aracı ve personeli olsun. Aracını sokağından çıkaramadıysa, kara saplanmışsa, kaymışsa, yolda mahsur kalmışsa belediyenin çekeceği var. Bu tipin kar sevinci, Anadolu ile özdeşleşmiş kazak erkek tipi gibidir. Çocuk ister, çocuğu doğar. Dünyalar onun olur. Çocuk sakin iken kucağına alır, sever. Ağlamaya başladı mı hemen çocuğu annesine verir. Çünkü çocuğun bakımı, onu susturması anneye aittir. O hiç rahatsız olmadan sadece çocuğu sevecek. Başka da bir görevi yok sanır.

Hasılı zahmetsiz rahmettir onun istediği. Böylelerine ne denir? Nankör mü denir, empati yoksunu mu denir, sabırsız, egoist mi denir bilmem. Ben bu tipi tanımladım. Söyleyeceğimi dedim. Ne deneceğinin adını da siz koyun. 31.12.2016

Kendisiyle kavgalı olanların kavgası dışarı vurur

Yaşadığı sıkıntılardan mıdır bilinmez bazı insanların anlaşılmaz tavır ve hareketleri insanların kendisinden uzaklaşmasına sebebiyet vermektedir. Bu tip insanlar derdini açıklamaz, içine kapanır, kendini ifade etmez, iletişime kapalıdır. Kimseye muhtaç olmadan kendi sorun ve meselesini halletmeye çalışır. Yüzü gülmez. Gülmeyen bu yüz etrafına  pozitif enerji de vermez.

Hep insanlardan kaçar. Derdini içine attığı için konuştuğu zaman muhatabını dövecek şekilde bağırarak konuşur. Karşı tarafı kırdığının farkında bile değildir. İnsanların içine girse de kalabalıklar içerisinde yalnızdır. Kendisini yalnızlığa iten bu tipler bir müddet sonra doğuştan gelen sosyal yönünü de kaybederler. Hayata hep düz kontak olarak bakmaya başlar. İçinde ne fırtınalar koptuğunu kimseler bilmediği için içindeki fırtına yüzüne, konuşmasına, hal ve hareketlerine vurur. Ne hayattan zevk alır, ne de aldırır. Kendisine bu geçici hayatı zindan ettiği gibi etrafına da zindan eder. İçindeki kavga vücudunun her bir yerine sanki bir hastalık gibi sirayet ettiği için ruhen çöken bu tipler kısa zamanda fiziken de çökerler.

Kimseyle paylaşma gereksinimi duymadığı için kendi içinde kendi kavgasını verdiğini sanır. Hep içine attığı için konuştuğu zaman adamı dövecek gibi konuşur. Sanırsın ki karşında patlamaya hazır bir bomba, bir barut var. Barut fıçısı mübarek! Böyleleri içindeki kendisiyle kavgasını sonuçlandırmadığı müddetçe bu kavga dışa vuracaktır hep. Çevreyle de kavgalı olacaktır. Yemeden, içmeden zevk almazlar. Çünkü yediği sinir, içtiği sinirdir artık. Kendilerinde var olan espri yeteneğini de kaybeder. Analitik düşünmemeye başlar.

Böyle tiplerin tedavisi yine kendisidir. Keşke bir farkına varabilse. Allah böylelerinin yardımcısı olsun. Ne kendisi kırılsın ne de etrafını kırsın. Varsa dertleri Rabbim dertlerine derman versin. İçindeki kavgayı dindirsin. Hayatın akışına kendisini bıraksın. 31/12/2016