7 Aralık 2015 Pazartesi

Denize düşenler....


Dün aracımla giderken yol kenarında hem telefonuyla konuşup-yürüyen hem de ardına bakan birini gördüm. Anlaşılan acelesi vardı. Durdum yanına. "Gideceğin yere götüreyim" dedim. "Olur" dedi, bindi. Bir müddet yok aldıktan sonra hasbihale başladık:
-Kulesitenin yanına gidiyorum.
-Hayırdır?
-Orada bir otelde çalışıyorum.
-Vardiya usulü mü?
-Sabah 8.00-akşam 8.00,ya da akşam 8.00-sabah 8.00 çalışıyorum.
-Evli misin?
-Evet.
-Ücretin nasıl,dolgun mu?
-Nerde? Çıkacağım işten.
-Niye?
-Yetmiyor. Kartlar dolu, ödeyemiyorum.
-Asgarisini mi ödüyorsun?
-He valla. Döndürmeye çalışıyorum. Ama bu gidişle zor. Ben şurada ineyim. Allah razı olsun...Dedi ve indi.
Gencin ardından yoluma devam ettim. Üzüldüm haline onun ve onun gibilerinin. Ayıplamadım onları. Keşke imkanım olsaydı da onun ve diğerlerinin kredi kartı ve kredilerini ödeyebilseydim.


Karşılaştığım bu konu öyle zannediyorum size hiç yabancı gelmedi. Hepsi şu ya da bu gerekçe ile kendini mecbur hissettiğinden ve çevresinden borç bulamadığından içine düştüğü dar boğaz ve sıkıntıdan kurtulmak için bu yola başvurdular. Çıkmaya çalışıyorlar, debelendikçe debeleniyorlar, maalesef düşmeye de devam ediyorlar. Böyleleri önce kredi kartının asgarisini ödeyerek başlıyorlar bu faiz sarmalının içine. Bir müddet sonra döndürülemez hale gelince ek hesaptan çekmeye, ardından kredi kartından nakit çekmeye başlıyorlar. Sonra borçlarını toparlamak için kredi çekiyorlar. Krediyi ödemek için bir başka bankadan yapılandırma yoluna gidiyorlar. Artık bankalardan kredi çekme yolunu bitirince de tefeciye gidiyorlar. Her geçen gün içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Ben bunlara "denize düşüp yılana sarılan insanlar" diyorum. Allah yardımcıları olsun böylelerinin. Bu durumda olan insanlar maalesef mutlu değildirler. Bunlardan mutlu olan tek kesim: Bankacılar. Bu fırsatçıların nefret ettiği tek kesim ise; kredi çekmeyen, kredi kartı kullanmayan, kullanıyorsa da dönem borcunu tam ödeyen tiplerdir. Milletin parasını yine millete kaşıkla verip kazanla alan bu paradan para kazanan sektör, ülkemizde her yıl en fazla kazananlar içerisinde ilk üçü kimseye kaptırmayanlardır. Bu sektör maalesef tefecilikle hem milleti hem de devletin geleceğini borç sarmalına bağlamışlardır. Sağdıkca sağmaktadırlar. Kendi yarınlarımızı sattığımız gibi gelecek nesillere de miras olarak borç bırakıyoruz.
Günü kurtarmak için yarınlarımızı yok ettiğimiz bu zihniyet devam ettikçe "Allah ve Rasûlüne savaş açmaya" devam edeceğiz demektir”.
Gelin kazanamayacağımız bu savaşı devam ettirmeyelim.
Sonucu belli böylesi hezimetlere daha ne kadar dayanırız bunun muhasebesini yapalım. Unutulmamalı ki, her hezimet insan onurunu zedeler. Aramızda karz-ı haseni yayalım. Denize düşeni çıkaralım, bir tekmede biz vurmayalım. Varken harcayalım. Yoksa ayağınızı yorganımıza göre uzatalım. Küpe girmeden sirke olmayalım.04/10/2015

Camilerin -En Gerisini Mesken Edinen -Tapulu Müşterileri

Camide cemaatle namazı kılmak için ip gibi saf tutarız.
Farz bitince sünneti kılmak için tespih tanelerinin saçılması gibi caminin içerisine dağılırız.
Buraya kadar her şey normaldir.
Her camide bir-iki kişi camiye saç-baş yoldurmak için gelirler.
Bunlar caminin en sonunda namaza durur.
Kazara erken çıkman gerekti mi yandın. Çünkü bizim muhterem kimseyi geçirmeyecek ve çıkarmayacak şekilde sırtını duvara vermiş ve namaza durmuştur. Artık ne rükû ne secde. Çünkü adam kıyamdadır. Sanırsın ki kıyamda Kur'an-ı hatmediyor. 
Kalkmış bulundun artık. Beklersin beklersin beklersin.
Kalktığına kalkacağına pişman olursun. Sen pişman ola dur.
Bey Amca mutlu mu mutlu? Çünkü amacına ulaşmıştır.
Bir de seni göz ucuyla süzer, yanlışlıkla önünden geçmeye kalkarsan "geçme" dercesine eliyle işaret eder.
Sen amcayı anlamasan da amca görevini yapmanın mutluluğu içerisinde evinin yolunu tutar, diğer vakitte oltaya yeni müşteriler yakalamak için.
Bu da senin kulağına küpe olsun. Oturur bir daha cemaatle beraber çıkarsın. 05/10/2015

65’LİKLER (YİNE KIZACAK)


-Yeğenim,hükümetin 65 yaşını dolduranlara şehir içi ulaşımı ücretsiz yapması iyi oldu değil mi?
-Hiç de iyi olmadı bey amca.
-Niçin,bedava olması iyi değil mi?
-Bedava sirke baldan tatlıdır.Orası öyle.Ama otobüsler 65’lilerden geçilmez oldu.Ne kadar evinde oturan yaşlı varsa piyasaya çıktı.
-Çıksın,ne olacak da?
-Çıksın çıkmasına da benim bildiğim yaşlı kişi evinde oturur,torun büyütür.Oğlu,kızı kendisini ziyaret eder.Kendilerine hizmet eder.Şimdi oğlan kızın gelmesine gerek kalmadı,bey amcalar piyasaya çıktı,artık 65’liler çocuklarını ziyarete başladılar.Sadece gideceği yere de gitmiyor.O duraktan beriki durağa, birinden inip diğerine biniyorlar. Otobüste beğenmiyorlar.Geçen gün birisi güç-bela otobüse bindi.Baktı ki otobüs eski Mercedes 302 otobüslerden.Hem kartını uzatıyor, bir taraftan da “otobüs eskiymiş,bayramdan önce belediyeye yeni bir otobüs alayım bari.”diyor.
-Eee?
-Eee’sini bilmem.Ama ne kadar da 65 yaşını geçen büyüğümüz varmış,en azından onu da gördük,nüfusumuz da yaşlanıyor artık bu da anlaşıldı.
-Bedava olması iyi olmadı mı?
-Amca taktın bedavaya.Devlet bunu bedava yapar,diğer taraftan alır.Devlet her şeyi bedava verir görünür,diğer taraftan bonusuyla birlikte alır.Devlet dediğin vergilerle yaşar.Cebinden verecek değil ya.Sonra biz toplum olarak bedava işin kıymetini bilmeyiz.Her yapılanın,her hizmetin daha iyi olabilmesi için az veya çok mutlaka bir maliyetinin olması gerekir.Zaten bizim ülke ekonomimiz üretime değil tüketime dayalı bir ekonomi.Sıcak parayla ülke ekonomisi dönüyor.
-Bedava olmasın mı yani?
-Olmasın tabii.Burada suç otobüse binen 65 yaşını doldurmuş insanımızda değil.Bu kapıyı açanlarda.Madem bedava yapacaksın kazancına göre bir planlama yapılması lazım.Adam paradan köşe olmuş o da bedava biniyor.Asgari ücret kadar maaş alan emekli de bedava biniyor.Buna olsa olsa eşitlik denir,adalet denmez.Bence bedava yapmaktan ziyade her 65 yaşını doldurmuş olana her ay 100 TL ulaşım yardımı adı altında bir zam verilsin.Bundan sonra binen ücretiyle binsin.Hiç olmazsa otobüslere binen binmeyen belli olur böylece.
-Ben sordum bana söyledin başkasının yanında söyleme,adamı linç ederler.Sen devletimizden iyi mi bilirsin.Adı üzerinde devlet baba.Bırak babalığını yapsın.Suç sende değil sana soru soranda. Bırak;ülkeyi,devleti sen mi kurtaracaksın. 06/10/2015