2 Temmuz 2026 Perşembe

Ömür Boyu Aynı Lokmayı Çiğnemek

"İlkokul ya da Kur'an kursu seviyesinde gösterilecek, küçük gayretlerle kısa zamanda öğrenilebilecek, basit ilmihal bilgileriyle ömür boyu oyalanan bir topluma dönüştük. Bu tıpkı şuna benziyor; aynı lokmayı ömür boyu çiğniyorsun ve lokma hiçbir zaman mideye inmediği için ondan hiç gıdalanamıyorsun. 

Fıkıh, kuru bir tekerrürden ibaret haliyle sahneyi neredeyse bütünüyle kuşatıp, irfanî sohbetleri ekranlardan büyük ölçüde süpürüp götürmüş gibi görünüyor".

Yukarıdaki cümleler Gökhan Özcan'a ait. Fî tarihinde yazısından bu bölümleri kopyalayıp sosyal medyada paylaşmışım. Sosyal medya arşivinde bu yazı tekrar önüne düşünce yazının eskimediğini gördüm. Yazının vermek istediği mesaj açık olmasına rağmen üzerine birkaç kelam etmek isterim.

"...basit ilmihal bilgileriyle ömür boyu oyalanan bir topluma dönüştük" tespiti müthiş. "Aynı lokmayı ömür boyu çiğniyorsun" benzetmesi de bir o kadar müthiş.

Yazar ilmihal tespitinde ve aynı lokmayı çiğneme teşbihinde ne kastettiğini en iyi kendisi bilir. Sanırım ilkokul, ortaokul ve lisede, yaz kurslarında din namına öğrendiğimiz şeyler basit ilmihal bilgilerinden ibaret demek istiyor. Bunları da öğrenmek çok kolay olmasına rağmen "Benim oğlan bina okur, döner döner bir daha okur" misali ilk, orta ve lise boyunca yaz dönemleri dönüp dönüp ilmihal okuyoruz. Bunca okumaya rağmen ne kadar öğrendiğimiz de tartışılır.

Hele daha ilkokul çağında hatta kreş ve anasınıfı seviyesinde iken elif ba öğrenmeye başlıyoruz. Tam Kur'an'a geçerken kurs bitiyor. Bir yıl boyunca unuttuğumuz için önümüzdeki sene sil baştan yeniden elif ba'dan başlıyoruz.

Dostlar alışverişte görsün türünden bu şekil ilmihal öğrenmeyi yazar, aynı lokmayı bir ömür çiğnemeye benzetiyor. Nedense bu lokma mideye bir türlü inmediği için bu tür çiğneme de safra şifa olmuyor. 

Yazarın değindiği bir başka husus da fıkıh. Dinin bir görüşü olup dinin yerine geçmemesi gereken fıkıh da tüm hayatımızı kapsıyor. Bunu da kuru bir tekrara benzetiyor yazar.

Sonuçta ne doğru dürüst Kur’an-ı öğrenebiliyoruz ne ilmihal bilgisini ne de fıkhı. Olan da küçük yaştan itibaren doğru dürüst yaz tatilini yapamayan çocuklara oluyor.

Yaz tatilini esirgediğimiz bu çocuklar, çocukluğunu yaşamadığı için vücut olarak büyüseler de hayata hazır bir şekilde sağlıklı gelişemiyor. Çünkü çocuk oyunla büyür, oyunla gelişir, oyunla kendini ve kişiliğini bulur.

Sağlıklı ve sorumlu gençler istiyorsak doya doya tatillerini yapma imkanı vermek lazım. Spor, yüzme benzeri aktivitelerle onları geleceğe hazırlamak lazım.

Hülasa, elif ba’ya evet, Kur’an-ı öğrenmeye evet, ilmihal ve fıkha evet. Ama bunlar tüm çocukluk, gençlik dönemini ve tüm hayatı kapsamamalı. Yerinde ve zamanında, kıvamında olmalı. Bunun için de çocuğun buna hazır olduğu vakti gözetmek en doğrusu. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder