FB ve GS'yi ezeli rakip biliriz. Biri diğerinin olmasını ve onmasını istemez. Birbirleriyle düşman gibiler. Birbirlerini çekemezler deriz.
Hep böyle gördük, hep böyle bildik.
Şimdi düşünüyorum da iki kulübü de yanlış tanımışız.
Meğer birbirilerinin tıpatıp aynısının benzerinin ta kendisiymiş.
Bunu 2025 sezonunda daha iyi anladık.
İkisi de bu sene sen şampiyon ol diye birbirlerine altın tepsi içerisinde şampiyonluğu sundular.
Olurdu, olmazdı. Hayır, sen ol dediler hep.
Biri yenildiyse öbürü de yenildi.
Biri berabere kaldıysa diğeri de berabere kaldı.
Biri yendiyse, diğeri de yendi.
Meğer birbirlerine karşı ne kadar centilmen ne kadar hasbi ne kadar diğergam ne kadar dost ne kadar birbirlerini taklit eden ne kadar birbirlerini seven kulüp imişler.
Lig böyle de Ziraat Türkiye Kupası farklı mı?
Biri bir gün önce çeyrek final maçında Konya'ya 1-0 yenilerek kupaya veda ederken, GS geri durur mu? Merak etme bir gün sonra ben gereğini yaparım. Sen Türkiye kupasında yoksan ben de yokum, anca beraber kanca beraber. Üstelik sen deplasmanda veda ettim, bense sahanda üstelik bir fazla gol yerim deyip Gençlerbirliği'ne 2-0 yenilerek biriz, beraberiz. Senin üzüntün, benim üzüntüm, senin sevincin, benim sevincim, sana gülenler bana da gülsün, sen gülünç olacaksın da ben bundan geri mi kalacağım dedi.
Durum aynen böyle.
Bakmayın Filistin-İsrail gibi göründüklerine.
Meğer her iki kulüp de rakibiz hem ezeli diyerek yıllar yılı bizi ayakta uyutmuşlar da her konuda olduğu gibi bizim bundan da haberimiz yokmuş.
Ne diyelim, alacakları olsun!
Bu vesileyle adları büyük FB ve GS'yi kupada saf dışı bırakan Konyaspor ve Gençlerbirliği'ni tebrik etmek lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder