Ramazan ayı Müslümanlar için önemli bir ay, mübarek bir ay, on bir ayın sultanı; rahmet, mağfiret ve cehennem azabından kurtulma ayı. Bu ayda şeytanlar zincire vurulur denir.
Bu ay oruç tutan, Kur'an okuyan, ibadet yapan için ruhu ve bedeni rektefiye etme ayı aynı zamanda.
İçinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini barındıran aydır.
Kur'an ayıdır aynı zamanda. Mukabele ve hatim okuma geleneği yine bu aydadır.
Kişinin açlık ve susuzlukla imtihan edildiği aydır.
Oruç tutanın nefsine hakim olduğu aydır.
Oruç tutan için güçlü bir irade beyanının olduğu aydır.
Belli saatte yeme ve içmeden kesilme, aynı zamanda aynı vakitte yeme, içme ayı.
Zekatıyla, fitresiyle, fidyesiyle sadakasıyla, yardım kolisiyle fakir ve fukaranın gözetildiği, yardımlaşmanın doruğa ulaştığı aydır.
İzzet, ikram ve iftar davetlerinin yapıldığı, sofra menüsünün çeşitlendiği aydır.
Sair zamanlara göre oruç tutana bol zamanın kaldığı bir ay ama üretim ve çalışma yönünden zayıf bir ay. Çünkü zaman bol ama aç ayı oynamaz misali oruç tutanda çalışma şevkinin olmadığı bir ay. Tembellik, rehavet, üşengeçlik bu ayda kendini gösterir.
Uyku probleminin had safhada olduğu, uyuşukluğun hiç uzaklaşmadığı, çalışma temposunun iyice düştüğü, iftarın dört gözle beklendiği ay.
Kısaca oruç, teravih, namaz, Kur'an okuma, hayır ve hasenat yönünden bereketli bir ay. Yalnız aynı bereket, çalışma ve üretmede yok.
Hem ibadet hem de üretme ve çalışma olsun isteniyorsa ramazanlara mahsus bir mesainin yürürlüğe konması hem ibadet hem de üretme yönünden elzemdir diye düşünüyorum. Çünkü bitimi ihmal etmeden ikisini de birlikte yürütmek lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder