13 Mart 2026 Cuma

Geçmişi Kaşımanın Ne Gereği Var?

ABD ve İsrail'in Ortadoğu'da sırayla ülkeleri dizayn ettiği bir gerçek. Dizayn derken bazısını bölüyor bazısını zayıflatıyor bazısını iç karışıklığa sürüklüyor. Irak, Suriye, Lübnan, Libya bunun en bariz örneği. Şimdi bu ülkelere devlet demeye bin şahit lazım.

Günümüzün Ye'cüc ve Me'cüc'ü olan bu iki ülke şimdi de İran'a ayar veriyor. Bir taraftan İran'ı bombalarken diğer taraftan İsrail'in Lübnan'a kara harekatı başlatmış olması, asıl hedefin Lübnan'a yerleşmek olduğunu gözlerden kaçırmıyor.

Asrın Ye'cüc ve Me'cüc'ü adım adım hedeflerine doğru ilerlerken biz tuzu kurular oturduğumuz yerden ahkam kesiyoruz. Mezhepçilik yapıyoruz. "İran şöyle böyle diyoruz. Bunların dini anlayışı bozuk. Sahabeye şöyle dil uzatıyorlar, Hz Aişe annemize neler söylüyorlar neler. Hamaney Esed'in tarafını tuttu. Şehit falan değil" diyoruz.

Din farklılıklarını ve mezhep anlayışlarını gündeme getirmenin zamanı değil, esas zalime karşı kenetlenmek lazım dediğinde, seni İrancı olmakla itham ediyorlar. Eğer böyle ise kendileri Amerikan ya da İsrail tarafını tutuyor anlamı çıkmaz mı?

Bu durum yani din ve mezhep anlayışını gündeme getirmek trafik kazası geçiren, ölümle pençeleşen birine ilk müdahaleyi yapmak gerekirken kaza geçirenin geçmiş yaptıklarını konuşmak gibidir.

Şu anda asrın Ye'cüc ve Me'cücü rolünü üstlenmiş, zalimliği su götürmez gerçek iki devlete karşı tavır almak varken mağdur ve mazlumu sorguluyoruz. Halbuki mazlumun dini sorulmaz ve sorgulanmaz. "Her doğan fıtrat üzere doğar. Daha sonra ailesi onu Yahudi, Hristiyan veya Mecusi yapar" hadisinde olduğu gibi herkes dinini ve mezhebini içinde bulunduğu toplumdan alır. İçine sinse de sinmese de durum budur. İran'da doğup büyüyen biri olsaydık bizler de Şii olacaktık, Caferi olacaktık. Sahabeye hakaret edecektik, Hz Ayşe'ye ağza alınmayacak söz söyleyecektik. Aynı şekilde bir Acem Türkiye'de büyüseydi, Sünni olacaktı. Kısaca her ülke ve bölgede yaşayan din, inanç ve mezhebi atalarından miras olarak kucağında bulur. 

Bir Alevi'yi Sünni, bir Sünni'ui Alevi, bir Şii'yi Sünni yapamazsın. Herkes bulunduğu mahalle ve ülkesinin rengine bürünür. 

Yazdıklarımdan, sakın ola ki İranlılar sahabeye hakaret ederek doğru yapıyorlar anlamı çıkarılmasın. Zira böyle bir şeyi ihsas bile etmem. Yapılanları saygıyla da karşılamıyorum. Sadece anlamaya çalışıyorum.

Hülasa, İran yanlış dini ve mezhep anlayışında olabilir. Ki öyledir. Esed'in yanında yer alarak Suriye'de binlerce kişiyi katletmiş de olabilir. Ki öyledir. İran dinsiz, putperest de olabilir. Şu anda tüm zalimliği ve izlediği politikası yanlış olsa bile bu zalimden daha büyük katmerli zalim olan ABD ve İsrail'dir. Bizlerin tüm dini farklılıkları, inancı bir tarafa bırakarak katmerli zalimlere karşı tavır almamız gerekir.

Dün olduğu gibi ABD ve İsrail asrın zalimidir. Saldırgan ve saldıran onlardır. Bunlara dair sözümüz olmalı. Gücümüz küçük zalime değil, büyük zalime olmalı. Çünkü geçmişi kaşımanın, dini ve mezhebi farklılıkları gündeme getirmenin ne yeri ne de zamanı. Hiçbir şey yapamıyorsak bari susalım. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder