Bir gazete, "bugünkü en büyük banknot olan 200 lira 2009'da ilk çıktığında bir takım elbise alınıyordu. Şimdi ise bu para ile 1 kg salatalık alınıyor" demiş.
Gazete bu örneği vererek paramızın pul olduğuna işaret ediyor.
Paramızın pul olması doğru mu? Doğru. Hatta ilk çıktığında bu banknotu bozdurmakta zorlanırdık. Bu paranın alım gücü de iyiydi.
Bunu savunma psikolojisi içerisinde olmayan herkes bilir ve bu acınası hakkı teslim eder.
Ha "bir kilo salatalık alınır" şeklinde bir değerlendirme bu kış sezonunda doğru mu? Değil. Çünkü şimdi salatalık zamanı değil. Kış sezonu yaz ürünleri tavan yapar. Bu da doğru bir kıyas olmaz.
Bu habere yorum yazan kişi "Arkadaş, bu sezonda salatalık elbette pahalı olur. Bu kıyas batıl" dese bir anlam ifade eder. Hatta "Doğru. Paramız pul olduğu için en büyük paramızın alım gücü düştü" dese herkesin makul göreceği bir tespite bulunmuş olurdu. Çünkü fiili durum ortada.
Ama böyle yapmıyor. İşi asgari ücrete getiriyor. "Bu para çıktığında bir asgari ücretli bu en büyük banknottan üç tane bile alamıyordu" diyor. Aslında böyle diyerek bu 200 liranın o zaman ne kadar değerli olduğunu kabul etmiş oluyor. Ama anladığım kadarıyla yazar bunu kastetmiyor. Asgari ücretlinin 2009'da az aldığı anlamı da çıkar. Şimdi ise "asgari ücretli 28 bin lira alıyor. Bu gazetenin avanesi bol bol salatalık alması için 140 tane veriliyor.." diyerek bugünkü asgari ücretliye bu en büyük banknottan 140 tane verildiğini söylemesi, aslında bu paranın ne derece değer kaybettiğinin bir itirafı. Öyle ya 2009'da 3 tane bile etmeyen asgari ücret bugün 140 adet yapıyor.
En büyük banknotun değer kaybetmesini ele alan gazete, haberinde asgari ücrete değindi mi bilmiyorum. Eğer değindi ise yazarın asgari ücreti ele alması normal. Yok, sadece en büyük banknotun alım gücüne değindi de yazar işi asgari ücrete getirmişse buna dam başında saksağan, vur beline kazmayı denir.
Bir de adı geçen gazetenin avanesi asgari ücretle mi çalışıyor da bol bol salatalık alacaklar? Kendisi asgari ücretten mi maaş alıyor? Ulusal basında çalışıp da asgari ücrete talim edenin olduğunu da sanmıyorum.
Bir diğer husus "...bugün tam 140 tane veriliyor.." derken iki noktayı anlamadım. Cümle bitimi bir noktayı anlarım. Üç nokta koymak suretiyle cümlenin tamamlanmadığını anlarım. İki nokta konmasının anlamı ne? Bildiğim kadarıyla ne Türkçemizde ne de dilbilgisinde böyle bir kural var.
Siz nasıl görürsünüz bilmem. Yazarın yaptığı tam bir savunma ve saldırma psikolojisi. Başka da aklıma bir şey gelmiyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder