İlk gördüğümde konuşmasıyla, gösterdiği ilgi ve verdiği değerle pozitif bir enerji verdi. Karşılaştıkça selamlaştık. Hal hatır sorduk. İzlenimim, diğer meslektaşlarından çok farklı olduğu yönündeydi. Sıcakkanlı bir profil çizdi.
Bir gün, odasına gelen meslektaşlarının konuşmaları ve tavırlarından dert yandığına dair bir serzenişine şahit oldum. Beklemediğim bu tepkiden dolayı nazarımda ilk karizmasını çizmiş oldu. Garibime gitse de insanlık hali deyip geçtim.
Belli ki bulunduğu makama ayrı bir önem atfediyor. Aradaki teşriki mesaide bir mesafe olmasını istiyor. Buna da saygı duyarım.
Bir ara iki sayfalık bir çıktı almam gerekti. Bize tahsis edilen bilgisayarın İnterneti kopunca çıkaramadım.
Aciliyete binaen memurun odasına gittim. Memur yerinde yoktu.
Kim müsait, kim yerinde diye diğer odalara baktım. En müsait olan, masasında bir başına çalışan daha önce karizmasını çizdiren idi.
Selam, hal hatırdan sonra iki sayfalık bir çıktı alacaktım dedim. "Buradan olur ama bir on dakika sonra" dedi. Sessiz kaldım. Ardından "Nereden çıkarılacak çıktı" dedi. Whatsapp'ımda dedim. "Olurdu ama bende WhatsApp yok. Sadece Bip var. Değilse yardımcı olurdum" dedi. Bu davranışı da benim garibime gitti. Tepki vermeden teşekkür edip ayrıldım.
Sonra bize tahsis edilen odaya geçip bir başkasından yardım isteyerek İnternete bağlandım. WhatsApp Web'e girerek 1-2 dakika içerisinde lazım olan çıktıları aldım.
Senede üç dört defa bu şekil çıktı lazım olur. Ya yazıcıda toner olmaz ya da İnternet bağlantısı kesik olunca makam sahiplerinden uygun olana söylerim. Koltuklarına oturmadan onlar WhatsApp Web'i açar. Ekranı bana doğru çevirir. Ben de telefonumla karekodu okuturum. Şu iki çıktı derim. Onlar da yazıcıya gönderir, işimi bu şekilde hallederim. Bu sefer sert kayaya çarpmış olmalıyım ki işimi halledemedim.
Aradan bir yarım saat geçti. Ortak WhatsApp grubuna bir mesaj geldi. Mesajı içeriği ne imiş, mesaj kimden diye baktım. Gelen mesaj, az önce "Bende WhatsApp yok" diyenden idi.
Bu mesaja da çok üzüldüm. Halbuki bana az önce bende WhatsApp yok demişti. Keşke çıktı almak için yanına hiç gitmeseydim dedim. Çünkü ilk verdiği intiba olumlu idi. Makam kaprisi yüzünden ilk karizmasını çizdirmişti. Gördüğüm kadarıyla yalan da söylüyor. Hesaba katmadığı bir şey var. Söylediği yalan yatsı olmadan ortaya çıktı. Bu hareketiyle de nazarımdaki karizması tamamen çizilmiş oldu.
Halbuki WhatsApp'ı açmak için onun telefonunu kullanmayacaktım. Bilgisayarından WhatsApp'ı kullanacaktım. Bunun için de ayrıca WhatsApp yüklemeye gerek yoktu.
Demek ki insanları çalışırken tanımak gerekiyormuş. İlk intibada insanı yanıltabiliyormuş. Bundan sonra doğruluktan, dürüstlükten bahsetmesinin nazarımda bir karşılığı yok. Öyle görünüyor ki WhatsApp yok demesinin altında da yöneticilik kaprisi var.
Şu bir gerçek ki kimse kimseye itibar elbisesi giydirmez. Kişi itibarını kendi kazanır kendi kaybeder. Kişiler kıyafetiyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder