16 Ocak 2026 Cuma

Emeklileri Emekletmemenin Yolu

Bazıları, “en düşük emekli maaşı alanlar ne kadar çalıştılar, bu aldıkları onlara yeter” dese de çoğunluğa göre pek az üst düzey emekli dışında, emekli maaşı alanların durumu içler acısı. Hükümet de biliyor verilen maaşın az olduğunu.

Gel gör ki imkanlar çerçevesinde emekliye insanca yaşayabileceği bir maaş vermek bir türlü mümkün olmadı.

En düşük emekli maaşını 19 binden 20 bine çıkarmak da sadra şifa olmuyor. Yatırdığı prime göre maaşı 20 bin olan da “en düşük prim yatıranla biz eşitlendik. Biz ne anladık yüksek prim yatırdığımıza” şeklinde serzenişte bulunuyor. Bazıları da “tarım bağkuru yatıranlarla aynı emekli maaşı alıyoruz. Hiç olur mu böyle şey” diye dert yanıyor.

Bazı emekliler de "25 yıl çalıştık. O kadar prim ödedik. Bizden yapılan kesintiler nerede? Kesintiler niçin bizim maaşımıza yansımıyor? Kesintiler fonlarda değerlendirilmiş olsaydı, bugün bu durumda olmazdık" diyor.

Bir diğer husus çalışan memurlara yüzde 18 oranında zam yapılırken emeklilere yapılan zam oranının yüzde 12 olması da bir çelişki. Zam yapılırken oranda bir ayrıma gidilmemeli. Eğer farklılık olacaksa en düşük maaş alanlara yapılacak zam oranı daha fazla olmalı.

Hasılı, eskiden emekliliği gelenlere, hayırlı olsun, darısı bize denirdi. Şimdilerde ise emekliliği gelene herkes nasıl geçinecek diye acınarak bakılıyor.

Haddinden fazla olan emekli sayısına her geçen yıl yeni katılan emeklilerle birlikte bu durum çok sürdürülebilir gözükmüyor.

Bu durumda ne yapılabilir? Bilelim ki tedbir almada çok geciktik. Yalnız yanlışın neresinden dönersek kârdır diye düşünüyorum.

Emeklilerin emekletilmemesi için bundan sonra;

Erken emekliliğin her türlüsüne bir set çekelim. Günü gelmeden kimse emekli olmasın.

Her çalışandan her ay kesilen emekli kesenekleri başka bir giderde kesinlikle kullanılmamalı. Kâr getiren fonlarda değerlendirilmeli.

Her çalışan, emekli kesintisinin nereye yatırıldığını, emekli olurken ne kadar birikmişi olduğunu bilmeli.

Devlet emekli aylığını kişinin değer kazanmış birikmişinden ödemeli.

Emeklinin maaşı devletle emeklinin ortak kararı ile belirlenmeli. Emekli maaşı belirlenirken kişinin insanca yaşayabileceği şekilde günün şartlarına göre artırılmalı.

Emekli olan birinin ortalama 25-30 yıl daha yaşayacağı hesaba katılmalı.

Emeklinin birikmişi fonlarda değerlendirilmeye devam etmeli.

Kişinin emekli birikmişi bittiği halde kişi vefat etmedi ise devlet emekli maaşı yerine sosyal yardım yapmalı.

Kişinin birikmişi bitmeden vefat ederse geri kalanı vereselerine eşit bir şekilde defaten ödenmeli.

Emekli vefat ettikten sonra emekli maaşı oğluna, kızına, hanımına tevarüs etmemeli. Bunun tek istisnası, çocukları 25 yaşına gelinceye kadar emeklinin emekli maaşını almaya devam etmeli. Daha önce iş bulan olursa bu yaştan önce ödeme kesilmeli.

Anlatmak istediğim emekli maaşı kişiye özel olmalı. Böyle yapmak için her rüşt çağına gelenin sigorta kapsamına alınması, kamu ve özelden iş bulunması, iş bulunamayana işsizlik fonundan maaş ödenmesi. Ödenen maaş, kişiyi çalışmaya teşvik eder ve zorlar şeklinde olmalı.

Bu önerim, yeni sosyal güvenlik sistemine tabi olan ve emekliliğine daha olanlar için. Mevcut emekliler için başka kaynaklar zorlanmalı. Bu insanlara namerde muhtaç olmayacak, kendi kendine yeten bir maaş verilmeli.

Umarım meramımı anlatabilmişimdir. Devlet bu önerinin temelini atar ve uygulamaya koyar, aksayan yönleri düzeltirse, her emekli, kendi birikmişinden maaş alır. Emekli de devlete yük olmamış olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder