Ne zaman emekli konusu açılsa, en düşük emekli aylığı alanların maaşları mevzubahis olsa “Aldıkları az. Ama eldeki imkan bu” deneceğine, “Bu düşük alanlar fazla çalışmadan emekli olanlar. Ondan düşük. Avrupa’da böyle mi halbuki. Orada 65 hatta 67 yaşına kadar emekli olamıyor”, deyiveriyor bazıları.
Tamam, bu kişiler fazla çalışmamış, emekliliği hak etmeden emekli olmuş olabilirler. Ki bu şekil emekli olanların sayısı az değil. Hatta fî tarihinde birkaç gün sigorta başlangıcı varsa cüzi bir para yatırmak suretiyle arayı kapatıp emekli olanlar bile oldu.
Peki, emekli sayısını kim bu kadar çoğalttı? Emeklinin kendi elinde mi emeklilik? Kişi, “ben ancak şu kadar çalışırım, ondan sonra çalışmam, emekli olurum. Kabul ederseniz böyle yoksa siz bilirsiniz mi” diyor? Emeklinin bu ülkede çok genç yaşta emekli olmasının müsebbibi dış güçler mi yoksa?
Hepimiz biliriz ki emeklilik hakkının ne kadar olacağına siyasi irade karar verir. Onlar emeklilik yaşını indirir ya da yükseltir. Ülkeyi yöneten siyasi irade kararını verir, sonra Meclise sunar. Mecliste de oy çokluğuyla emeklilik yaşı ve şartları geçmiş olur. Cumhurbaşkanı da onaylayınca kanun yasalaşarak yürürlüğe girmiş olur. Yani emekliliğe karar veren ülkeyi yöneten hükümettir.
Durum bu iken oturup kalkıp erken emekli olanlara kızıyoruz. Bunlar fazla çalışmadı diyoruz.
Efendim, vatandaş istedi. Kamuoyunda böyle bir beklenti vardı. Siyasi irade de bu kanunu çıkardı. Değilse seçimi kazanamayacaktı deniyor. Hatta işi daha da ileriye götürüp erken emekliliği muhalefet istedi. Seçim çalışmalarında “Erken emekliliği çıkaracağım” sözü verdi. Hükümet de çıkarmak zorunda kaldı deniyor.
Anlamadığım bu ülkeyi muhalefet mi yönetiyor, iktidar mı? Ne kadar istenmeyen bir kanun çıkmışsa vur abalıya türünden muhalefet suçlu ilan ediliyor.
Sonra seçim kazanmak mı önemli, ülkenin geleceğini düşünmek mi? Mesele memleketse gerisi teferruattır demiyor muyuz. Seçmen istedi, muhalefet istedi. Biz de çıkardık. Değilse seçimi kaybederdik olur mu? Bu nasıl memlekete hizmet, bu nasıl memleketi düşünmek böyle? Görünen o ki mesele memleket ise desek de memleketten ziyade teferruatları tercih ediyoruz. Merak ediyorum, Siyasi ikbal ve seçimi kazanmak için ülkenin SGK’si ile oynanır mı? Bu nasıl memleket sevgisi böyle? Sanki bizim memleketi sevmemiz kedinin ciğeri sevmesine benzer. Kedi ciğeri haklamak için uğraşıyorsa, biz de seçim kazanmak için memleketi kedinin ciğeri yediği gibi yiyoruz.
Sonra vatandaş istedi, kamuoyunda böyle beklenti vardı. Burada erken emekliliği isteyen kişiler suçlu ne demek? Ülkeyi vatandaş mı yönetiyor yoksa vatandaşın seçtiği kimseler mi? Ülkeyi yöneten, vatandaş istiyor diye vatandaşın her istediğini çıkarmak ve yerine getirmek zorunda mı? Vatandaşın her istediğinin yerine getirilmesi demek o ülkede devlet yok demektir. Devlet ne için var? Bir ülkenin düzen ve tertip içinde insanını ve ülkesini namerde muhtaç etmeyecek şekilde yönetmesidir. Vatandaşın isteğine gelince, iş vatandaşa bırakılırsa hiçbir insan çalışarak emekli olmak istemez. Hatta bize bırakılırsa anamızdan doğar doğmaz çalışmadan emekli olmak isteriz. İşte burada devlet bize dur diyecek. İsteğin de bir sınırı var. Yüz verdik, astarını istemeyin demesi lazım.
Bir diğer husus, “Efendim, emekli olanlar zaten çalışmaya devam ediyor. Emekli maaşının üstüne fazlaca para alıyor. İçlerinde çalışmayan varsa evi kira değilse bu aldığı zaten yeter” diyor. Buna da itirazım var. Bir insanın çalışmaya gücü ve kuvveti varken ne diye emekli edip emekli parası veriyoruz? Bir insana hem emekli hem de tekrar çalışmaya devam etmesinden dolayı ne diye iki maaş veriyoruz? Emekli olana tek maaş verelim. Aldığı tek maaşla adam gibi yaşasın. Ayrıca çalışmaya ihtiyaç hissetmesin. Kimse de aldığımız az diye meydanlara çıkmasın. Bunu yapmak herhalde çok zor olmasa gerek. Pekala SGK yaşı ile oynama yetkisini siyasi iradenin eline bırakmamak, elinden almakla bu işe başlanabilir. Aklına esen, seçim zamanı emekli yaşını indireceğim demesin. Kim oynamaya kalkarsa vatana ihanetle yargılansın. Avrupa’da seçimler yok mu? O ülkede hükümetler yok mu? Onlar seçim kaybetmiyor mu? Onlar niye emekli yaşını her seçimde seçim malzemesi yapmıyorsa biz de yapmayalım.
Bir insan emekli olduğu halde vücudu dinç hala çalışmaya devam ediyorsa, bu insanı emekli etmek ülkenin lehine düşünmemek, ülkenin geleceğini yok etmek demektir.
Yanlış anlaşılmasın, burada suçlu aramıyorum. Şu suçlu demiyorum. Sorumlu olanları tespit edelim istiyorum. Şunu da söyleyeyim. Bugünkü emekli sayısının çokluğunda sadece halihazırdaki hükümet sorumlu değildir. Bu birikmişlikte gelmiş geçmiş hükümetler az veya çok sorumludur ve suçludur. Bunu söyleyeyim de sonra birileri hop oturup kalkmasın ve bu yanlışlar zincirini savunmaya kalkmasın. Kısaca emekli yaşı ile oynayan her siyasi iradenin bunda payı büyüktür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder