3 Ocak 2026 Cumartesi

Çağa Direnen Bir Çağdaş

Ortaokul ve liseden bir sınıf arkadaşım var. Kendi halinde bir arkadaş. İnsanlarla ayaküstü muhabbet etse de gideceği yere tek başına gitmeyi, yalnız gezip dolaşmayı ve oturup kalkmayı tercih ederdi.

Lise son sınıfta iken kimi okumak kimi de şansını denemek için üniversite sınavına girerken belki de türünün son örneği olarak sınava bile müracaat etmedi.

Okul bittikten sonra imamlık imtihanına girerek kazandı. Müftülükten şurayı mı istersin, burayı mı şeklinde iki seçenek sunulmuş. Şehrin en ücra yerini seçmiş. Seçerken tercihi de "Buranın üzümleri iyi olur" diye duymuş ve üzümü meşhur mahrumiyet bölgesini seçmiş.

Yıllarca burada görev yaptıktan sonra şehir merkezine tayini çıkarak emekli oluncaya kadar iki, üç camide görev yapmıştır.

İnsanlarla pek değil, hiç diyaloğu olmasa da görevine bağlı biri. Görevini aksattığı ne duyulmuştur ne de görülmüştür. Sınıf arkadaşları tarafından her yıl düzenlenen yıllık sınıf pikniğine bile “görevim var, ihmal edemem” diyerek hiç katılmamıştır. Bağlı olduğu müftüye bu konuyu açtığımda amiri bile o kadar da olmaz diyerek bu durumu garipsemiştir.

Erken yaşta emekli olmasına rağmen yıllık pikniklere yine katılmıyor. Nevi şahsına münhasır, türünün son örneği dense yeridir.

Kimseyle pek iletişimi ve görüşmesi olmasa da çarşıya çıktığı zaman uğradığı bir esnaftan kimin ne yaptığını öğrenmek suretiyle her şeyden de haberdar.

O herkesten kopuk olsa da ara ara ararım kendisini. Bir defasında ömrüm seni aramakla mı geçecek, bir daha aramayacağım dedim. Birkaç defa aradı.

Toplum içerisine çıkmasa da sınıf pikniklerine gelmese de sınıfın iletişim grubuna dahil etmek istedim. Akıllı telefon kullanmadığı için gruba alamadım.

02 Ocakta Çıkrıkçılar içine girerken karşıma geldi. O beni görmeden Allah rızası için bir bardak çay içir dedim. "Maaşı çekmeye gidiyorum bankaya" dedi. İyi o zaman. Maaşı çekeceksen birden fazla çay içirirsin dedim. "İçireyim de maaşı geç çekerim" dedi. Nereden çekeceksin dedim. Bir finans kurumunun adını verdi. Eşlik ettim oraya kadar. Banka kapalıydı. Cuma günleri saat 14'00'de açılırmış. Çeyrek dakika vardı daha açılmasına. Niye bankamatikten çekmiyorsun dedim. "Hepsini vermiyor kartla" dedi. İnternet bankacılığın yok mu? Bana EFT yapalım. Hemen hallederiz dedim. "İnternet bankacılığım yok" dedi. Mübarek bu teknoloji çağında İnternet bankacılığı olmaz mı dedim. "Hiç ihtiyaç hissetmedim. Ben öyle şeylerden anlamam. Her ayın birinde gelir bankadan hepsini çekerim" dedi. Şaşırdım.

Beklerken "Bazen 16.00'yı bulur maaşı çekmem. Birden verivermiyorlar. Önce para yaptıranları çağırıyorlar. Benim para çekeceğimi bildikleri için hep en sona bırakırlar. Ben de beklerim. Bazen para yok derler. Yine beklerim" dedi. İyi, sen kendine işi bulmuşsun. İşin kolay tarafını tercih etmiyorsun. Haydi vakit geldi. Gir içeri. Maaşını çek. Ben falan çay ocağına gidiyorum. Seni bekleyeceğim dedim. Ayrıldım.

Dediğim çay ocağına geçtim. Kalabalık olunca girmedim. Başka bir çay ocağına geçtim. Oradan telefon açtım. Cevap vermedi. Ardından, falan çay ocağına geçtim. Oraya gel mesajı yazdım. Ona da cevap vermedi. Herhalde işi bitmedi. Meşgul diye düşünürken nice sonra aradı: "Telefon evdeydi. Eve yeni geldim. Bugün maaşı erken çektim. Hemen ardından geldim. Seni bulamadım" dedi. Telefonu niye evde bırakıyorsun dedim. "Telefon boyumdan büyük. Taşıması zor. Çarşıya giderken evde bırakırım. Sana bir çay borcum olsun" dedi. Eyvallah deyip görüşmeyi sonlandırdık.

Telefonu kapatır kapatmaz bu çağda çağın imkanlarından yararlanmayan bir dünyalı dedim kendi kendime. Arkadaşı severim ama bu kadar da olmaz. Bahsettiğim arkadaşı çok yaşlı falan sanmayın. İradesi, bilinci yerinde bir arkadaş. Ne dediğini ne yapacağını bilen biri. Akıllı olmaya akıllı. Yalnız imkanı olmasına rağmen akıllı telefon kullanmaması, kullanmamak için direnmesi, hâlâ basmatik telefon kullanması, maaşını şubeye kadar gidip çekmesi, İnternet bankacılığını kullanmaması, çarşıya çıkarken telefonu evde bırakması, hâlâ toplum içine çıkmaması hâlâ yalnız yaşamaya devam etmesi "Çağa Direnen Bir Çağdaş" olur sadece. Başka da aklıma bir şey gelmedi.

Bize ters ve garip gelse de kim bilir, belki onun yaptığı doğrudur. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder