10 Ocak 2026 Cumartesi

Borçlanmalarda Dikkat Edilecek Hususlar

Zaman zaman ayağımızı yorganımıza göre uzatamayız. İhtiyacımızı gidermek için kısa veya uzun vade borçlanma yoluna gidiyoruz.

Kimi kredi almayı tercih ederken kimi de eş dosttan borç alıyor.

Kredi çekmek yerine, eş dosttan borç almak güzel bir borçtur. Yalnız bu şekil borç alıp vermede zaman zaman mağduriyetler oluşabiliyor. Araya kırgınlıklar girebiliyor. Çünkü borç alıp vermede ölçü, borç verenin de borç alanın da zarar görmemesidir.

Mağduriyetlerin oluşmaması ve araya kırgınlıkların girmemesi için borçlanmada dikkat edilmesi gereken hususlar:

Ödemenin tarihi belli olmalıdır.

Karşılıklı senet yapılmalıdır. Senedi güvensizlik olarak görmemek gerek. Ölümlü dünya ne de olsa. Yarın kişinin başına ne geleceği belli olmaz.

Uzun vade borçlanmalarda, TL ile borç alınıp verilmemeli. Çünkü paranın değer kaybettiği enflasyonun yüksek olduğu, dövizin yerinde durmadığı, altın ve gümüş gibi madenlerin yükseldiği ortamlarda, değer kaybeden para ile borçlanmak borç verenin mağduriyetine sebep olabilir.

TL'nin değersizliği malum. Bu yüzden kimse kullanmayacağı parayı TL'de tutmaz. Elinde parası olan bir şekilde parasının değerini korumak ister. Döviz de yıllardır baskı altında tutulduğu için kimse değerini korusun diye döviz almaz. Geriye altın ve gümüş kalır. Çünkü bu ikisi parasının değerini koruduğu gibi artı kazanç da sağlar. Özellikle altın ve gümüş son yıllarda iyi yükseldiği için kenarda köşede üç beş kuruşu olan ya da kazancından artıran bu iki değerli madeni alma yoluna gidiyor.

Elinde TL durduran da bu iki element yüksek olduğu zaman bunlardan almak için biraz düşmesini bekliyor olabilir.

Demem odur ki kimsenin TL tutmadığı günümüzde, borçlanılacaksa altın ve gümüş üzerinden borçlanılmalı. Borç veren bir şey demese bile borç alan, borcu aldığı gün borcu altına çevirmeli. Bu, borç vereni korumak için gereklidir.

Unutmayalım ki TL borcunu aylar ve yıllar bekletip sonra TL üzerinden vermek borç veren kişinin aleyhine bir durumdur. Çünkü altı ay önceki 100 liranın alım gücü ile altı ay sonraki 100 liranın alım gücü aynı değildir.

Borç alan da aldığı borcu altın ya da gümüşe çevirdiği zaman altın ve gümüşün değer kazanıp yükseleceğini hesaba katarak borç almalı.

Uzun vade ya da tarihi belirsiz borçlanmalarda, “Efendim, ben sizden TL aldım. Ben de TL öderim demek doğru değildir.

Aldığımız borcun değerini altın ya da gümüşle korursak, aynı kişiden ikinci defa borç istemeye tekrar yüzümüz olur. Aksi takdirde aynı kişiden başka zaman borç almaya kalkarsak, kişi vermemek için yalan söylemek durumunda kalabilir.

Bir diğer husus, borç aldığımız kişinin paraya ihtiyacı olmayabilir. Nasılsa ihtiyacı yok diye en sona bırakmak doğru değil. Yine borcu ödeme günümüz geldiğinde, borç vereni arayarak “İhtiyacın yoksa daha sonra vereyim” demek de doğru değil. Kişi, borcu altına çevirelim dediği zaman “Ben altın borçlanmam” demek yerine borcu ödemek araya kırgınlıkların girmemesi için uygun olandır.

Yine günü geldiği zaman borcu istetmemek gerek. İsteyen kimseye de bozuk çalmak olmaz. Hele borç isteyecek diye telefonunu engellemek akıl alır gibi değil.

Hasılı, borç alan ihtiyacını giderirken alacaklıyı korumalı. Tekrar ihtiyacı olduğu zaman borç istemeye yüzü olmalı. Araya kırgınlıklar girmemeli. Makul bir zamanda ödeyemeyeceğimiz borcun altına girmemeli.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder