Parasızlık
başa bela. Çünkü parasız hayat dönmez. Bu yüzden tüm mücadelemiz hayatı
döndürecek paraya sahip olmak.
Parasızlık
böyle de ya paralı olmak. Bu da bela. Çünkü para fazla olunca, ne yapacağım bu
parayı diye düşünüp taşınırsın.
En
iyisi, kararınca olmalı para. Ne eksik ne fazla. Gelir gideri karşılasın yeter.
Ağzımdaki
baklayı çıkarayım. Benim de kötü günler için ayırdığım bir on beş bin lira
fazlalığım var. Kaç gündür kara kara düşünüyorum. Nasıl değerlendireyim bu
parayı diye. Bu para ne ki demeyin. Beğenmediğiniz para bugün iki emeklinin birer
aylık maaşı.
Hasılı,
cebimde iki emekli parası var. İstiyorum ki bu parayı değerlendireyim. Ama
nerede, nasıl?
Altın
alsam, altın fırlamış. Yanına yaklaşamam.
Döviz
alsam. Bugüne kadar dövizle hiç işim olmadı.
Borsaya
zaten yabancıyım.
Kur
garantili mevduat da kalktı.
Finans
kurumlarına yatırıp kar payı alsam...bu finans kurumlarına dair şüphelerim hiç dağılmadı.
Yüksek
faiz veren bir bankadan mevduat hesabı açtırıp oraya yatırsam...bu iş de hiç bana
göre değil.
Kumar
oynasam, hiç şansım yok. Ütülürüm. Ütülmekten de geçtim. Gören ve duyan ne der sonra.
O
zaman ne yapmalıyım bu parayı? En iyisi yüksek kar getirici bir fonda değerlendireyim.
Ama nasıl? Zira bugüne kadar bu konuda hiç tecrübem yok. Fon diye bildiğim,
Özal zamanında kaymakamlıklar bünyesinde Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı
adı altında kurulan vakfın halk dilindeki adının Fak Fuk Fon olduğudur.
Of...
Başa bela bu zenginlik. Gel de çık işin içinden.
Yine
de en iyisi fon. Ama bu fon, Fak Fuk Fon gibi haftalık dağıtan bir yer olmalı. Bir
farkla. Fak Fun Fon, ihtiyaç sahiplerine dağıtırken bu fon benim zenginlere hitap
etmeli. Bir defa bana özel ve de çok gizli olmalı. Öyle olur olmaz herkes bu fondan
faydalanma yoluna gitmemeli. Bu tür fonla ilgili her türlü ayak varsa sizde, lütfen
benimle iletişime geçiniz. Bu tarakta beziniz yoksa kulağınız deliktir sizin. Bildiğiniz
fona yönlendiriniz beni.
Adıma
açılacak fonlara itibar etmeyiniz. Başkası adına açılan fonlar tercihimdir. Çünkü
onların sırtı hiç yere gelmedi.
Bu
arada beni yeterince tanımayanlar için kendimi kısaca tanıtayım. Gözlük
takıncaya kadar futbol oynamışlığım var. Yani ayağım iyi. Mahalleler arası
müsabakalarda ilk on birde yer almışım. Tek eksiğim milli olamamak, bir de bu işi
amatörce yaptım. Yalnız bunların sorun olduğunu sanmıyorum. Şimdi param var ya siz
ona bakın. Ayrıca mahalle takımında yer almak da bir nevi milli olmak demektir.
Haydi
sevindirin bu garibi. Ben sevinirsem, sizi de sevindiririm.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder