Yazıma, bir konuda
hep kimin dediği olur diye bir soruyla başlamak istiyorum. Kimin olduğunu
söylemeyeceğim. Sadece örneklere yer vereceğim. Örneklerden sizler
bulacaksınız. Zira size tarif gerekmez.
Küçük çocuklarıyla
beraber markete giden bir aile düşünün. Anne baba alışveriş yaparken ihtiyaç
olmayan ve evde olan bir şeyi çocuk istediğinde önce aile çocuklarını evde var,
sonra alırız, şimdi müsait değiliz, paramız yeterli değil şeklinde ikna etmeye
çalışır. Bazı çocuklar bununla ikna olsa da bazıları vardır ki basar çığlığı.
Gerekirse yuvarlanır. Markettekiler ne oluyor diye bakışmaya başlar. Burada
kazan kim olur?
Evde küçük çocuğunuz
veya kardeşiniz varsa, evdeki bir şeyi yeter ki istesin. İstediğiniz kadar
olmaz deyin. Sonunda kimin dediği olur, bir düşünün.
Bizim akran bir
tanıdığım vardı. Mızıkçı biri idi. Epilepsi hastasıydı. Her oyunun üzerine
gelir. Kimse onu oyuna almak istemese de bağırarak çağırarak oyunu bozarım
diyerek istemeye istemeye oyuna dahil edilir. Oyuna almakla kalsa, yenildiği
zaman kıyameti koparır, ağzından köpükler çıkararak oyunu bozar. Şunu yaparım,
bunu yaparım, evimizin camını kırarım tehditleri yapar. Ki dediklerinin şakası
da olmazdı. Kaç evin camını kırmıştır. Böyle bir oyunu kim kazanır?
Bir başka akranımız
daha vardı. O da futbol oyununun üzerine gelir. Girmedin, giremezdin tartışması
fazla sürmez. Çünkü koşarak topu alır, ta uzaklara vurur. İstenmeyen kişi
olmasına rağmen oyuna alınır. Oyun da centilmence sona ermez. İyi oynayan
kazanmaz. Burada kim kazanır?
Tilkinin yüz planı
olurmuş, bu planın doksan dokuzu horozu haklamak üzerine olduğunu hepimiz
bilirsiniz. Tilki akşam sabah horozun zaafını kollar. Çünkü işi bu. Bugün
olmazsa yarın mutlaka bir gedik bulur. Burada da kim kazanır?
Üst daima haklıdır,
bilhassa haklı olduğu anlarda sözü gereğince bu müsabakayı kim kazanır?
Küçükler böyle. Adı
üzerinde küçük. Mızıkçılık yapmada, bencil davranmada, dünyayı kendilerine ait
görmede üstlerine yoktur. Bu yola çıkarken de en büyük silahları ağlamaktır.
Ağlamanın açamayacağı kapı yoktur.
Tilkiyi söylemeye
gerek yok. Adı üzerinde tilki. Bir şey elde etmek için hile, hurda, desise ne
ararsanız, var onda.
Ast üst ilişkisi
olan iki kişi arasında bir niza varsa, üst karşısında astın hiç şansının
olmadığını söylemeye gerek yok.
Küçükler böyle de ta büyükler nasıl? Büyükler de küçüklerin vücutça büyümüş şeklidir. Fiziken ne kadar büyüse de ruhen küçükten farklı değiller. Herkes için aynı şeyi söyleyemem ama bazıları nedense hiç büyümüyor. Her alanda hep kazanmaya alışmıştır. Küçücük bir kayba tahammülü olamaz ve bu yenilgiyi hazmedemez. Tüm hesapları kaybettiğini elde etme üzerine kurar. Bunun için her türlü planı yapar, her imkanı değerlendirir. Plan yapmada tilki gibidir. Ne yapıp ne edecek, kaybettiğini yeniden elde edecek. Bunun için en büyük silahı her yolu mubah görmesidir. Bu konuda en büyük yardımcısı da sessiz yığınların sessizliğidir.
Her zaman kazanan daima kazanır mış
YanıtlaSilKazanırken kaybedenler onlar.
Sil