—Akşam eve erken gel, tamam mı?
—...
—Cevap versene, tamam mı?
—Tamam değil.
—Anlamadım, ne demek şimdi bu? Yoksa sözümü dinlemiyor, karşı mı geliyorsun bana?
—Sana karşı gelmek ne haddime hanım!
—Eee o zaman?
—Ben hayatta üç kişiye karşı gelmem: Biri sensin, öbürü devlet, diğeri de enişte.
—Ha şöyle! Akıllı adamı severim. Yoksa...
—Elbette öyle olacak, yani sizin dediğiniz. Huzurum için yapacağım. Çünkü daha ben aklımı peynir-ekmekle yemedim. Zira sizin huzurunuz benim huzurum demektir.
-Uzatma! Bana edebiyat yapma. Kısa ve net cevap ver. Akşam erken geliyorsun değil mi?
—Böyle sorarsan cevabım bundan önce olduğu gibi hep evet gelirim/yaparım olur.
—Bu işi bu kadar uzatacağına işin başında tamam deyiversen ne olurdu? Tamam geliyorsun tamam mı?
—Şimdi olmadı. Evet geleceğim ama tamam değil.
—Allah Allah! Sana bir şeyler oldu bugünlerde herif! Derdin ne senin? Eski köye yeni adet getirme.
—Bir şey olduğu yok hanım! Ben yine eski bildiğin gibiyim. Ama bana her şeyi de, ama tamam mı deme...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder